Serriyyü’s-Sekatî Hazretlerine:
– Ya şeyh, sizin hiç hatanız olmadı mı? diye sordular.
– Kardeşlerim, dedi, bir hata işledim ki ateşi otuz yıldır yüreğimi yakmaktadır. Hatırladığımda kalbim duracak gibi oluyor.
Müslümanlar çok merak ettiler:
– O hata ne idi?
– Otuz yıl önce Bağdat’ta büyük bir yangın çıktı. Benim dükkânımın da bulunduğu büyük bir çarşı yandı. O sırada ben orada değildim. Bana bütün komşuların dükkânının yandığını, benimkine bir şey olmadığını haber verdiler. Sevindim, “Elhamdülillah” diyerek Rabbime hamdettim. Fakat hemen aklıma diğer Müslümanları bırakıp sadece kendimi düşündüğüm geldi ve çok utandım. Derhâl tövbe istiğfar ettim. Kefaret olarak dükkânımdaki bütün malları fakirlere dağıttım. Lâkin otuz yıldır, o bir anlık bencilliğim kalbimden hiç çıkmadı, ateşi beni hep yaktı, dedi.
* * *
Başkasına üzülmemek bencillik olur. Kendisine musibet uğramadı diye hamdetmek hata değildir. Fakat işte büyüklerin günahı, hatası budur. Onlar başkalarının sevap kabul ettiği çok hâli kendileri için hata kabul ederler. Ve onların semalarına vâkıf olmadan, dünyayı bulunduğu çukurdan ibaret zanneden insanlar, nefislerinin homurtusu ile “Onlar da insan değil mi, onlar da hata yapmaz mı?” diyerek şeytanla birlikte günah avcılığına çıkar. Kendinden pay biçip, âlemi kendisi gibi sanır.
-Mesel Denizi-