Musibetler, dostluk ve kardeşliğin önündeki engelleri ortadan kaldırır; görüşme imkanı bulamayan dostları buluşturur ve onları yeniden kaynaştırır, yıpranmış insan münasebetlerini tazeler. Kişi samimiyetinin yeterince gelişmediği dostlarıyla da bu vesileyle yakınlık kurar; onları daha bir sevdiğini fark eder ve onlar tarafından daha da sevilir. Çok samimi olabileceği ancak yakından tanıma fırsatı bulamadığı kişilerle musibetler vesilesiyle derttaş olur. İnsanların birbirini yakından tanımasını engelleyen örtüyü veya perdeyi musibetler kaldırır. Başkalarını fark etmemizi engelleyen bu perde ortadan kalkınca etrafımızdakilerle birbirimize aslında ne kadar benzediğimizi ve ne kadar iyi anlaşabileceğimizi fark ederiz.
Aile bireylerini, soy bireylerini, komşuları, iş arkadaşlarını birbirine yakınlaştıran gizemli bir arabulucudur musibetler. İş arkadaşlarımızla ilişkilerimiz resmidir. Ama bakarız ki evimize kadar gelmişlerdir. Hastalıklar ve musibetler, dostları daha candan dost, arkadaşları daha iyi arkadaş yapan, küsleri barıştıran, akrabaları daha yakın insanlar haline getiren fırsatlardır. Şefkat beklediğimiz insanlarla aramızda bir mesafe olmuştur.
Gururdan/ nefisten dolayı etrafımızdakilerden uzaklaşmışızdır. Kimse kimseye candan ve içten davranamıyordur artık. Hastalık ve musibet vaktinde çözülür bu sahte duygular. Kibirve gurur sebebiyle açılmış mesafeler yeniden kısalmaya, uzaklıklar yakınlaşmaya başlar. Evden ayrılalı beri, yuvadan uçalıberi annemiz öpmemiştir yanağımızdan. Uzun süredir sarıl mamışızdır babamıza ve öpmemişizdir onun yanaklarından. Babamız da iş, güç, borç harç derken, bize evladı gibi davranmayı unutmuştur. “Yavrucuğum” sözünü çıkaramamıştır ağzından yıllardır bir kere olsun. Biz de onun babamız olduğundan haberdar değiliz gibi yaşamaktayızdır. Musibetler gelir ve aile ruhu yeniden canlanmaya başlar. Aile hayatı genellikle evdeki en hasarlı kişinin etrafında organize olur.
Eser: Dervişin Teselli Koleksiyonu