Salaten Tüncînâ ve Esrârı

Ebû Ümâme (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Derdi ki: “Ey Allah’ın Resûlü! En ziyade dinlenmeye (ve kabule) mazhar olan dua hangisidir?” “Gecenin sonunda yapılan dua ile farz namazların ardından yapılan dualardır!” diye cevap verdi.” [Tirmizî, Daavât 80.] (İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:6/522)

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى سَـيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْجِينَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ اْلأَهْوَالِ وَاْلاٰفَاتِ، وَتَقْضِي لَنَا بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ، وَتُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّئَاتِ، وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ أَعْلَى الدَّرَجَاتِ، وَتُبَلِّغُنَا بِهَا أَقْصَى الْغَايَاتِ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِي الْحَيَاةِ وَبَعْدَ الْمَمَاتِ، اَمِينَ يَا. مُجِيبَ الدَّعَوَاتِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

“Allahım! Efendimiz Hz. Muhammed’e ve Efendimiz Hz. Muhammed’in âile fertlerine salât et. Bu salât ile bizi bütün korkulardan ve âfetlerden koru, onunla bütün ihtiyaçlarımızı gider, bizi bütün günahlardan temizle. O salâtla bizi katında en yüce derecelere çıkar, hayatta ve ölümden sonra bütün hayırlar adına en ileri hedeflere bizi ulaştır. Ey duâlara icâbet eden, bizim bu duâmızı da kabul et! Hamd, Âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.” [Cezûlî, Delâilü’l-Hayrât, Salah Bilici Kitapevi, İstanbul 1968, s.74.]

Bu Salât-ı Şerîfe’nin büyük önemi ve sevabı vardır. Bu salâtı sürekli okuyanın, belalardan emin, arzularının kolay, rızkının da bereketli olacağı ümit edilir. Bu salât, gelecek musibetlere de perde olabilir. […] Bu salât ile ilgili şöyle bir olay anlatılır: “Mâneviyât büyüklerinden Ebû Mûsâ ed-Darîr, fırtınalı bir havada gemide imiş. Müthiş bir fırtına gemiyi batıracağı sırada Peygamber Efendimizin rûhundan yardım istemiş: -Yâ Resulallah! Gemimiz batacak, içindeki bunca masumlar boğulup ölecekler. Lütfen bize bir kurtuluş çaresi göster! demiş. O sırada kulağına şöyle bir ses gelmiş: –Ey Ebû Mûsâ! Tüncînâ duasını okuyun! Yani, “kurtaran dua”yı okuyun, kurtaran duayı… Demiş ki: –Yâ Resulallah, bu Tüncînâ duası hangisidir, biz bilmiyoruz? Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Salâten Tüncînâ’yı okumuş, bunu okuyun, diye tenbih buyurmuş. Gemideki yolcular hep birlikte bunu Ebû Mûsâ’dan öğrenip okumuşlar, fırtına dinmiş, sağ sâlim karaya ayak basmışlar.” [Abdurrahman Safuri, Nüzhetü’l-mecalis ve müntehabü’n-nefâis, Beyrut trs., 257-277.]

Bu salât ü selâmla alâkalı olarak Hasan bin Ali el-Esvânî, “Kim, önemli bir işi veya bir sıkıntısı münasebetiyle bu salavâtı 1000 defa okursa, Allah Teâlâ onun sıkıntılarını giderir, arzu ettiklerine ulaştırır.” demiştir. Yine 1000 defa yapıldığında felç olanlara şifa vesilesi olacağı, veba ve benzeri bulaşıcı hastalıklar zamanında okuyanın bir nevi karantina altına girip bu tür hastalıklardan emin ve emniyet içerisinde kalacağı rivayet edilmiştir. 1000 defadan fazla okumanın deniz yolculuğunda Allah’ın izniyle batmaya mani olacağı ve 500 defa söylenmesi durumunda zenginliğe nâil olunacağına dair de haber ve müjdeler bulunmaktadır. Bunlar müşahede ve tecrübeyle sabittir. [Yusuf bin İsmail en-Nebhânî, Efdalü’s-Salât alâ Seyyidi’s-Sâdât, 77.]

Bu duanın bu gibi özelliklerinden dolayıdır ki, biz de, duaların kabul edildiği bir an olan, farz namazlarımızdan sonra bu duayı okuyabiliriz. Gerçekten de bu salât ü selâma devam edilmesi durumunda Allah’ın izniyle belalardan emin olunacağı, musibetlere perde olacağı, maksatların hasıl olacağına dair kuvvetli bir inanç vardır. Bazı yaşanmış hadiseler bu inancı destekler niteliktedir. [Kaynak Eser: Namazı Anlayarak Kılmak / Rahmet Hazinesinin Anahtarı Efendiler Efendisine Salât ve Selâm ]

Bu yazı 11 kez okundu