Tek Gözlüler

Mısırlı Mustafa Fazıl Paşa Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz’in huzuruna kabul edilince sadrazam Keçecizade Fuad Paşa hakkında demediğini bırakmamış. Sultan bunu Fuad paşa’ya aktarınca Paşa: “Cenab-ı Hak insana iki, göz vermiştir. Biri iyi, diğeri kötü şeyleri görmek için. Mustafa Paşa’ya iyilik görecek göz verilmediği için kötülük gözüyle her şeyi fena görmektedir” diye cevap vermiş. (Tarihi Hakikatler, İsmail Hami Danişment, Tercüman Yayınları, 1979, İstanbul, cilt:1 sayfa 557)

Bediüzzaman Hazretleri bir şahsın kendi siyasi görüşünü savunan münafık bir kişiyi göklere çıkardığını, farklı siyasi görüşte Salih bir adamı yerin dibine batırdığını görünce “Siyasetten ve şeytandan Allah’a sığınırım” demiştir. Bazıları hep kendi siyasi pencerelerinden tek gözlü olarak görmeye alışmışlardır. Savunduğu kişiler Firavunlara, Nemrutlara rahmet okutturacak zulümler yapsalar, kadınlara, çocuklara kötülük yapsalar, haksız yere başkalarının mallarına çökseler,  uyuşturucu ticareti yapsalar, kamu malına el uzatsalar körler, cinayet işleseler sağırları oynayıp duymaz ve görmezler, bir yolunu bulup laf cambazlığıyla onları savunurlar. Başkalarının yaptıkları göze görünmeyecek hataları devleştirerek habbeyi kubbe yaparlar ve yaygara kopararak anlatırlar. Bunlar sadece kendi savunduklarını iyi gören oldukları için tek gözlüdürler.

Tevhîdnâme’den

Bizi başkalarının irşadından, yönlendirmesinden müstağni kılacağın tastamam bir BASÎRET Allahım! Başkalarının göstermesinden bizi müstağni kılacağın nâfiz/tesirli bir FİRÂSET Allahım!  …

Bu yazı 20 kez okundu