Zenginlikle Gelen Gaflet

Gülistan’da şöyle bir hikâye anlatılır: 

Hz. Musa (as) zamanında çok fakir biri vardı. O kadar fakirdi ki, kum ile tesettür ederdi. Bu kişi bir gün Hz. Musa’ya, Rabbime benim için duâ et de, beni zenginleştirsin’ dedi. Hz. Musa’nın duâsı üzerine Hz. Allah kendisine, ‘o kuluma söyle, bu hali onun için daha hayırlıdır’ buyurdu. Ama, beriki ısrar edince, kendisine imkân bahşedildi. Bir koyun aldı, bundan sürüler meydana geldi ve adam zengin oldu. Gel gör ki, zenginlik bu adamı azdırdı derken içkiye başladı. Hz. Musa (as) bir gün bir yerde bir kalabalık gördü ve ‘bu kalabalık neyin nesidir?’ diye sorunca, kendisine şu cevabı verdiler: ‘Birine kısas uygulanıyor. Adam, fakir biriydi. Sonra zenginleşti fakat, malıyla azdı, içki içti ve derken, tuttu birini öldürdü. Şimdi de, cezasını görüyor! [Fasıldan Fasıla-1]

Bu nükte, zenginliğin her zaman bir lütuf olmadığı, aksine büyük bir İmtihan olabileceğini açıkça ortaya koyar. Nüktedeki adamın başına gelenler, servetin kötüye kullanılması durumunda ne gibi felaketlere yol açabileceğinin çarpıcı bir örneğidir. Hz. Musa’nın duasına karşılık Allah’ın “o kuluma söyle, bu hali onun için daha hayırlıdır” buyurması, kader ve tevekkül kavramlarının önemini vurgular. Zenginleşen adamın “malıyla azması” ve “içkiye başlaması”, insanın nefsine yenik düşebilme potansiyelini gözler önüne serer. Bu nükte, her durumda, özellikle de refah ve bolluk içinde olunduğunda nefsin kontrol altında tutulmasının ve haramlardan uzak durmanın önemini vurgular. Nüktenin başında adamın fakirliğinin kendisi için daha hayırlı olduğunun belirtilmesi, ilahi hikmetin ve planın inceliğini gösterir. Bu da bizlere, her olayın arkasında bir hikmet olduğunu hatırlatır.

Bu yazı 15 kez okundu