Medine’deki fakirler her sabah kalktıklarında kapılarında bir çuval erzak bulurlarmış. Bir sabah bakmışlar ki o günkü çuval yok. Biraz sonra salâ verilmeye başlamış. Medine sokakları Zeynel Abidin Hazretlerinin vefat ettiği haberi ile çalkalanıyormuş. Halk büyük bir üzüntüye gark olmuş. Son görev için Zeynel Abidin Hazretleri’ni yıkayan imam efendi, mevtanın sırtında içi su dolu iri iri yaralar görmüş. Sırrını anlayamamış. Ehl-i Beyt’ten bir zat bu yaraların sırrını şöyle açıklamış “Zeynel Abidin Hazretleri her sabah hazırladığı erzak çuvallarını sırtında taşıyarak fakirlerin kapısına götürür, sonra sessizce kapıdan ayrılırdı. Halk çuvalları kimin bıraktığını bilmezdi. O su toplamış yaralar işte o çuvallardan ötürü olurdu.”
* * *
Bugün insanlığın yükünü omzunda taşıyan, onların manevi ihtiyaçlarını, eğitim hizmetlerini götüren meçhul gönüllüler devrimizin Zeynel Abidinleridir.