101-) Kur’ân’ın bazı meselelerin üzerinde önemle durmasının sırrı

Kur’ân bazı meselelerin üzerinde önemle durur ki, bu meselenin önemi, Cenab-ı Allah’ın haşmetini izhar ve hedef aldığı tarafın şenaatini teşhir gibi sebeplerden dolayıdır. Kur’ân, bazen de intizam, adalet, denge ve hikmetin mükemmeliyetini göstermek için küçük ve zayıf bir şeye karşı çok büyük ve kuvvetli sebepleri, kuvvetli orduları harekete geçirir. (Sözler, “15. Söz, 6. Basamak”)

Hz. Üstad Bediüzzaman’ın Cenab-ı Allah’ın Kur’ân’da ifade buyrulan icraatı ve Kur’ân’ın üslûbu adına tesbit ve ifade ettiği bu düstur, çok önemlidir. Meselâ kâfirlerin, münafıkların, şeytanın ve şeytan ordularının gücü Cenab-ı Allah katında bir zerreden fazla olmadığı halde, Cenab-ı Allah, kâfirleri ve küfürlerini, münafıkları ve nifaklarını, şeytanı ve hilelerini önemle nazara verir; hattâ bunlarla müdacedele mü’minlere yardımcı ve takviye olarak kendilerine hususî nişan takılmış melekler gönderir. (Âl-i İmran Sûresi/3: 125; Enfâl Sûresi/8: 9.) Bütün bunlar, kâfirler –hâşâ– Allah katında veya güçleri Allah’ın Kudreti karşısında bir kuvvet ifade ediyor manâsına gelmez. Bütün bunlar, küfrün şenaatini, çirkinliğini, şeytanın hilelerindeki kandırıcılığı, bunlara karşı Cenab-ı Allah’ın gadabını ortaya koymak, bu hususlarda mü’minleri ikna edip, harekete geçirmek, kalblerini ve maneviyatlarını güçlendirmek ve kendilerini daima teyakkuzda tutmak içindir. (Enfâl Sûresi/8: 10–13.)

Yine meselâ, Cenab-ı Allah (c.c.), dinine yardım etmeyi ve destekçi olmayı Kendisi’ne yardım etme olarak takdim buyurur. (Muhammed Sûresi/47: 7; Saff Sûresi/61: 14.) Bu, Allah’ın dinine yardım etme, ona destek olmanın önemini vurgulamak ve bu konuda mü’minleri ikna etmek içindir; yoksa Hz. Allah, her türlü ihtiyaçtan mutlak müstağni olarak, en küçük bir yardıma muhtaç değildir. Mevzu ile ilgili bir diğer misal olarak, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) pak zevcelerinden Hz. Aişe ve Hz. Hafsa (r.anhümâ) validerimizin güzel olmayan bir davranışlarına karşı Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “(Ey Peygamber’in sırrı üzerinde konuşan O’nun iki hanımı!) Eğer tevbe ile Allah’a yönelmezseniz –ki, sizden beklenen yönelmenizdir, çünkü kalbleriniz kaymış bulunmaktadır. Fakat yönelmez de, O’nun aleyhinde birbirinize arka verecek olursanız, bilin ki Allah, evet O, peygamberinin sahibidir, yardımcısıdır, aynı zamanda Cebrail ve mü’minler içinde en salih olanlar da. Sonra, melekler de O’nun destekçisidir.” (Tahrîm Sûresi/66: 4.)

İnsanların hakları, mahremiyetlerine saygı, özellikle Peygamber Efendimiz’e karşı davranışlarda gösterilmesi gereken dikkat, insan hayatında adaletin ve adaletle sağlanan dengenin önemini vurgulamak üzere Kur’ân-ı Kerim, iki zaifeye (iki kadına) karşı Cenab-ı Allah’ı, vahiy meleği olarak Hz. Cebrail’i, mü’minlerin salihlerini ve melekleri çıkarıp, âdeta harekete geçirmektedir. Kur’ân-ı Kerim’in bu üslûbu irşad adına da bize ciddî ışık tutmaktadır. Mevzuun ve meselenin ehemmiyeti ölçüsünde ikna edici bir üslûp kullanmak, irşadda son derece önemlidir.

Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 20 kez okundu