144-) Mümkünâtın varlığı ve farklı farklı kimliğe sahip olmaları, Cenab-ı Allah’ın mutlak İradesi’ne delildir.

Mümkünâtın varlığı ve farklı farklı kimliğe sahip olmaları, Cenab-ı Allah’ın mutlak İradesi’ne delildir. (Mesnevî-i Nûriye, “Lâasiyyemelar, Zeylü’l-Hubab”; Lem’alar, “30. Lem’a, 5. Mertebe”)

Her bir varlık var olma ile yokluk âleminde kalma arasında bulunurken varlığının yokluğuna tercih edilip varlık âlemine çıkması, elbette mutlak ve her şeye hakim bir İrade’ye delâlet eder. Aynı şekilde, her varlık, kimliği açısından yine sayısız denebilecek ihtimaller arasında bulunurken, her bir varlığa apayrı bir kimlik, hattâ canlılar itibariyle türlerindeki başka bütün vücutlarla yapı olarak aynı görünseler de, her birine parmak uçlarına ve tüylerine varıncaya kadar diğer bütün vücutlardan farklı, kendine ait ve kendine has mükemmel ve muntazam bir vücut verilmesi de, yine mutlak ve her şeyi kuşatan İrade’yi gösterir.

Evet, her bir varlığın vücudunu teşkil eden unsurlar havada, suda, toprakta âdeta bir sel gibi akıp dururken, her bir varlığa bu camid, cansız unsurlardan gayet hassas ölçüler, gayet ince tartılar ve gayet hassas bir intizam ile en mevzun, en münasip ve en mütenasip bir vücut elbisesi biçilip dikilmesi ve sonra bunların pek çoğunun hayata mazhar kılınması, hiç şüphesiz mutlak bir İlim, İrade ve Kudret’in eseridir. Evet, ağaçlar ve hayvanlar, özellikle bunların aynı türlere mensup bulunanları, vücutlarının genel yapısı itibariyle birbirinin aynıdır; hepsi aynı ortak uzuvlara, aynı ortak organlara sahiptir. Bu, onları Yaratan’ın Birliği’ni gösterir. Bununla birlikte, her bir hayvan, özellikle her bir insan, simasıyla, parmak uçları ve tüylerine varıncaya kadar âdeta vücudunun tamamıyla, bütün hücreleriyle diğer bütün hemcinslerinden tamamen farklıdır. Bu gerçek de, Yaratıcı’nın her şeyi bilen mutlak İlmi’ne ve her şeye hakim mutlak İradesi’ne delâlet eder.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 4 kez okundu