Hesaplar her zaman matematiğe göre yapılmaz. Bazı hesaplarda farklı değer ölçüleri vardır. Kadir gecesi içerisinde kadir gecesi olmayan bin aydan daha kıymetlidir. Mekke’de kılınan bir rekat namaz başka memleketlerde kılınan binlerce rekata bedeldir. Peygamber Efendimiz (sav) peygamberlik yaptığı 23 yıl Hazreti Nuh’un 950 yıl peygamberliğinden, milyarlarca insanın ömründen daha değerlidir. Ashab-ı Kiram’ın Tebük hazırlıkları için verdiği bir avuç hurma sonrakilerin Uhud Dağı kadar altınından daha fazla sevap kazandırmıştır.
Hazreti Ömer, çok savaşların kazanılmasında önemli rol oynayan Amr bin Madikerb ile Tuleyha’yı iki bin kişiye bedel saymıştır. (Diyanet İslam Ans Amr bin Madikerb maddesi)
Hazreti Bediüzzzaman “Bir zerre ihlâslı amel, batmanlarla hâlis olmayana müreccahtır.” “Hattâ muhabbetin de ihlâsla bir zerresi, batmanlarla resmî ve ücretli muhabbete tereccuh eder” der. Yani terazinin bir kefesine ihlassız çok amel, diğer kefesine ihlaslı az amel konulsa ihlaslı az amel tarafı ağır basar. ihlaslı az amel, ihlassız çok amelden çok daha fazladır.
Gasp yoluyla, mafyayla, karaborsayla, faizle, kumarla, kamu malını haksız almakla kazanılmış gibi görünen haram kazançlar çok görünse bile az görünen helalden daha azdır.
Kuran-ı Kerim bu hususu şöyle anlatır: Pis ve murdar olanın çokluğu seni hayrete sevketse de, “Hiç pis ve murdar olanla temiz ve hoş olan bir midir?” de, (böyle inan ve bunu anlat). Ey gerçek akıl ve idrak sahipleri! (O’nun koyduğu ölçülere riayetsizlik ederek aksini düşünüp öyle inanmak ve ona göre davranmak suretiyle) Allah’a karşı gelmekten sakının ki, gerçek kurtuluşa, başarıya ve muradınıza erebilesiniz. (Maide Sûresi-100)
Bu âyet, çok mühim bir ölçüyü ortaya koymaktadır. Dünya ve içindekiler, mutlak hakikatleri alıcılar olarak yeterli kapasiteye sahip bulunmadığı ve dünya noksanlıklar diyarı olduğu için bu hakikatler dünyada çok defa izafileşir.
DOLAYISIYLA, belki dünya ve insanlar açısından hem mutlak manâda hem de nisbetler perspektifinde dünyada çirkin güzelden, kötü iyiden, murdar temizden, bu çerçevede inançsız inanandan, münafık samimiden, değersiz değerliden, haram iş ve haram kazanç helâl iş ve helâl kazançtan, yanlış inanç, düşünce ve davranış doğrusundan daha fazladır. DOLAYISIYLA, sayı fazlalılığına, yani kemiyete (niceliğe) bakarak hüküm vermek yanlıştır; önemli olan keyfiyettir (nitelik). Bazen bir toplumda tek bir insan doğruyu temsil edebilir. DOLAYISIYLA, (görüşe ve istişareye açık izafî, zamana ve zemine bağlı doğrular dışında) bir şeyin doğruluğu, sayıyla, onu doğru görenlerin çokluğuyla ölçülmez. Doğrunun, gerçeğin kaynağı, kendisi Mutlak Hakk olan Allah’tır. Aksi düşünce ve davranış, insanlar için genel manâda felâh (kurtuluş) değil, felâket getirir. Tarih gibi, dünyanın mevcut hali de buna şahittir. [Allah Kelâmı Kur’ân-ı Kerîm Ve Açıklamalı Meâli]
Hasılı ; meşru olmayan kazançlar.. içinde haram olması kul hakları olması gibi sebeblerden ahirette cehennemi netice vereceği için onlara gıpta ile bakmamak ve az da olsa helal ile ve meşru şeyler ile kanaat etmek önemli bir esastır.