43-) Bir ağaca bakmak gibi, kapılarından bir saraya ve İslâm veya Müslüman sarayına girmenin de iki yolu vardır

Bir ağaca bakmak gibi, kapılarından bir saraya ve İslâm veya Müslüman sarayına girmenin de iki yolu vardır; biri, iyi niyet taşıyan ve gerçekten hakikat arayıcı insanların, diğeri ise, maksatlı kişilerin yoludur. (Lem’alar, “13. Lem’a, 13. İşaret”)

Nasıl bir ağaca ve bir ağaç gibi düşünüldüğünde İslâm ağacına bakış veya yaklaşımın iki yolu vardır; bunu gibi, bir saraya ve İslâm veya Müslüman sarayına girmenin de iki yolu vardır. Niyeti sağlam, garazsız ve hakikati arayan biri, 1000 kapılı bir saraya varır; görür ki, kapılardan 998’i açık, 2’si kapalı. “Bu iki kapı bir hikmete binaen kapalı tutuluyor olsa gerek.” diye düşünür ve açık olan kapılardan birinden saraya girer. Niyetinde saraya girme veya gerçekten saraya girilip girilemeyeceğini görme değil, sarayın güya girilemez olduğunu ne olursa olsun kendince ispat etme olan biri ise, iki kapalı kapıyı görür, açık kapıları görmezden gelir ve “Bu saray, kapalıdır, girilemez!” der, kestirir atar da, diğer açık kapıları görmek ve bilmek dahi istemez.

İşte İslâm, böyle kâinat çapında, hattâ semalar ötesine, gayr-ı maddî âlemlere uzanan muhteşem bir saraydır. Ona girmek için delil mesabesinde binlerce açık kapısı vardır. Niyeti duru, garazsız ve hakikati arayan bir insan, Allah’ın izniyle bu saraya girebileceği binlerce kapı bulabilir. Fakat niyeti tenkit, güya saraya girilemeyeceğini gösterme ve ne olursa olsun inkâr olan birisi ise, bazı hikmetli sebeplerle kapalı tutulan bir veya iki kapıyı görür, başkalarına gösterir, diğer binlerce açık kapıyı görmez ve “Bu saraya girilemez!” der.

Bir Müslüman da, böyle kendisiyle güzel münasebetler adına yüzlerce açık kapısı bulunan bir saraydır. Bu kapılardan bir veya pek çoğundan girilerek Müslüman’la güzel münasebetler kurulabilir ve rahatça geçinilebilir. Fakat niyeti bozuk, kendi gözü kapalı, Müslüman’la geçinme niyeti olmayan veya bakış açışı ve değerlendirmesi yanlış olan bir insan ise, o Müslüman’da gördüğü ve herkeste bulunabilecek kapalı kapı mesabesinde birkaç güzel olmayan huydan dolayı o Müslüman’ı geçimsizlikle mahkûm ederek, hem ona karşı haksızlıkta bulunur, hem de hakkında suizan eder ve suizannını gıybete taşır, böylece büyük günaha girdiği gibi, toplumda da ayrılıklara sebep olur. Allah, bizi böyle tavırlardan da korusun!

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 28 kez okundu