Filozofların çoğunun Batı’da, buna karşılık peygamberlerin çoğunun Doğu’da ortaya çıkması Kader-i ezelînin işaretidir ki, Doğu’nun hislerine hakim ve Doğu’yu ayağa kaldıracak olan Din’dir. (Sünuhât; Mesnevî-i Nûriye, “Hubab”)
Cenab-ı Allah (c.c.), her topluma peygamber göndermiştir. Bununla birlikte, Doğu toplumları, kısmen coğrafî tesirlerle de Din’e, özellikle maneviyata Batı’dan daha fazla bağlılık göstermiş, daha çok önem vermişlerdir. Doğu’da büyük filozoflar da ortaya çıkmış olmakla birlikte, dünyanın bu tarafında felsefe, daha çok Din ve maneviyat temelli olmuştur. Batı’da ise felsefe, çok defa Din’den kopuk gelişmiş, çok zaman kendisini Din’e muhalif olarak konumlandırmıştır. Bugün de aynı gerçek sözkonusudur. Özellikle İslâm dünyası’na, Müslüman toplumların hislerine hükmeden genellikle Din’dir. Bundan dolayı, Doğu, özellikle İslâm toplumlarını harekete geçirecek ve ayağa kaldıracak olan Din’dir. Dolayısıyla, Müslüman ülkelerin problemlerinin ana kaynağı İslâm ile münasebetlerini koparmak olduğu gibi, problemlerinin çözümü de ancak İslâm’a sarılmakla mümkündür.
| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 |Ali Ünal|