Soru Cevap: Abdest+Teyemmüm+Mesh+Özürlünün Abdesti

Abdest İstibra ne demektir? Küçük abdestten sonra idrar yolunda kalması muhtemel idrar damla ve akıntısının tamamen kesilmesi için bir süre bekleme ve bu manadaki temizlik faaliyetine “istibrâ” denilir. İstibrâ özellikle erkekler açısından önemlidir. Zira abdest aldıktan sonra gelen idrar bir damla dahi olsa, abdestin bozulmasına sebep olur. Tam bir istibra yapabilmek için hangi hususlara dikkat etmek … Devamını oku

116-) Neylerse Güzel Eyler.. (“Hayır, Allah Teâlâ’nın ihtiyar buyurduğu (seçtiği) husustadır.”)

“NEYLERSE GÜZEL EYLER…” °°°Önsöz°°° Hayır ve şer, iyilik ve kötülük kavramları bazı durumlarda göreceli olarak değişebilirler. Yani bize bakan yönleriyle bizim sandığımızın aksine bir durum ifade edebilirler. İnsan, akl-ı selim, kitap ve sünnet çerçevesinde hayır olarak bildiği ve inandığı yönde tercihini yaptıktan sonra, sonuç umduğu ve istediği gibi ortaya çıkmazsa, işte o zaman sözünü ettiğimiz durum söz konusu … Devamını oku

Görülebilen Şeytanlar!.. Münafıklar

Nifak; kişinin kalbindeki küfrü gizleyip, dili ile iman iddiasında bulunması, inancında münkir olduğu halde, inananlar arasında bulunup mümin gibi hal ve tavır sergilemek suretiyle, ikiyüzlü davranması demektir. Bu hem ferdî hem içtimaî bir vebadır. Bu vebanın mübtelası olan insana “münafık” denir. Münâfık; zaman, zemin ve menfaatleri değiştikçe konum ve taraf değiştiren insan demektir. Başka bir yaklaşımla münâfık; hakkın ve doğrunun yanında … Devamını oku

Dünyadan Ateş Çalmak

“İş verilmeye uygunluk, yaraşırlık” [TDK] olarak tarif olunan liyakat; “işe adam bulma değil de adama iş bulma” mantığıyla hareket eden toplumların kendisinden hiç haz etmedikleri bir kavramdır. Bu kavramdan hoşlanmayan bir toplumdan, hatta kurulu düzenlerinin devamını bu kavramın yokluğuna yahut itibar görmeyişine bağlayan insanlardan ıslahları adına, en azından yakın vadede ümitvar olmak, meseleye fazlaca iyimser yaklaşıldığının göstergesidir. Böylesi toplumsal bir … Devamını oku

İyilik İmanla Muteberdir

“Ebu Zübeyr Abdullah b. Cüd‘ân b. Amr el-Kureşî. Câhiliye devrinde mazlumları koruyan, zenginliği ve cömertliği ile tanınan Kureyşli. Teym b. Mürre kabilesine mensup olup Hz. Ebu Bekir’in (radıyallahu anh) babasının amcazadesidir. Babası Cüd‘ân b. Amr, annesi Su‘dâ bint Uveyc b. Sa‘d’dır. Gençliğinde başına buyruk biri olan Abdullah b. Cüd‘ân çeşitli cinayetler işlediği için babasını ve kabilesini kendi adına devamlı diyet ödemek mecburiyetinde bırakır. Sonunda … Devamını oku

Ahirzamanda Müminler Çok Büyük Nifak Fitnesi İle İmtihan Olacak

Varlığa duyulan muhabbet ve ünsiyetin sebebi de menbaı da Allah’tır (celle celâluhu). O, hem yanık sinelerin Maksud’u, hem de Zat’ının inayeti bulunmadan Zat’ına vuslatın dahi mümkün olmadığı Rehber-i Mutlak’tır (celle celâluhu). Kimi zaman meayibi mestur kılan bir Settâr, kimi zaman günahları yarlığayan bir Gaffâr olarak sunar varlığını varlığımızın idrakine. Vardan öte bir “Var”dır O’nun varlığı. Yok, var kılmasıyla bulur varlığı. O, … Devamını oku

Medya Silahı Mazlumlar Poligonu

İbn-i Ömer’den (radıyallâhu anhüma): Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: «مَنْ حَمَلَ عَلَيْنَا السِّلَاحَ فَلَيْسَ مِنَّا» “Bize silah çeken bizden değildir!” [Sahih-i Müslim, İman, 161.] Semavi olsun gayr-i semavi olsun dinler ve bunun yanında bir takım ideolojiler, ferdi planda insan hayatının, içtimai manada ise bütün bir toplumun huzur ve saadetini temin etme adına bir takım hükümler ve sınırlamalar ortaya koymuşlardır. Bu manada İslam dini de toplumu oluşturan … Devamını oku

Mayınlı Araziler ve Ahiretini Ateşe Verenler

İman, inanılması gerekli olan hususları kalb ile tasdik etmek demektir. Dil ile ikrar ise, kalbdeki bu imanın seslendirilmesidir. Tabiî, dil ile ikrar sadece bir ifadelendirme yahut seslendirme değildir. Bu seslendirmenin de İslam hukuku açısından bir karşılığı vardır, ancak asıl olan kalbin tasdikidir. Bu açıdan, inanılması gerekli olan hususlara kalben inanıp bunu diliyle de seslendiren insan mümindir, müslümandır. Ve bu insana, inanç esaslarını inkâr … Devamını oku

Hiç Kimse Ameliyle Cennete Giremez

Cennetin, Kur’an’da bazen insanların çalışmasının bir kazancı olarak gösterilmesi, insanı onurlandırmaya yönelik bir iltifattır. Yoksa, gerçekte insanların yaptığı bütün ibadetler, Allah’ın daha önce insana verdiği nimetlerin tam bir şükrü bile olamıyor. Onun için ibadetlerin ahiret hayatında verilecek nimetlerin bir bedeli gibi algılamak, hiç de doğru değildir. عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَنْ يُنَجِّيَ … Devamını oku

Vehen İlleti

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) : “Ümmetler, milletler, insanların birbirlerini sofraya davet etmeleri gibi birbirlerini sizin üzerinize davet edecek ve üzerinize üşüşecekler.” Birisi sordu: “Bizim azlığımızdan mı?” Allah Resûlü: “Hayır, aksine siz o gün çok olacaksınız. Fakat selin sürüklediği çer çöp gibi.. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı duydukları korkuyu kaldıracak ve sizin kalbinize de ‘vehen’ atacak” dedi. Yine birisi sordu: “Ey Allah’ın Resûlü, vehen … Devamını oku