Dualarımız neden kabul olmaz

Gecenin karanlığında, kimselerin görmediği vakitlerde bir dilenci gibi O’nun rahmet kapısının tokmağına dokunmalıyız. Biz, “Dua edin ki kabul edeyim.” (Gâfir, 40/60) mesajını gönderen Allah’a (celle celâluhu) yüreğimize hançer saplanmış, uçaktan düşüyor veya denizde boğuluyor gibi samimi dua etmeliyiz.

Dua ederken kalp balansının ayarı iyi yapılmalı ve Allah’a olan itimat tam olmalıdır. Dua edeceğimiz anda içimizden geçirdiğimiz her şeyi Allah mutlaka bilir; içimizden geçen bu niyetleri dua olarak seslendirdiğimiz anda melekler onları yazar. O zaman dualarımız Allah’a arz edilmiş birer dilekçe olur. Her dilekçeyi Cenâb-ı Hak kabul buyurur; ama ayniyle kabul etmeyebilir. Belki, ahirette daha iyi bir netice için tehir eder. Dua açılmaz kilitleri açar, çözülmez problemleri biiznillah çözer. Gıybet, kusur arama, tenkit, harama nazar, haram lokma gibi şeyler duanın tesirini kırıp reddine vesile olabilir. “Dualarımız niye kabul olmuyor?” diye bir soru aklımıza gelebilir. Bu sorunun cevabını İbrahim bin Ethem şöyle veriyor: Basra çarşısında kendisine; “Ey Ebu İshak! Allah, Kur’ân’da ‘Bana dua edin, dualarınızı kabul edeyim.’ (Mü’min, 40/60) buyuruyor; ama dualarımız kabul olmuyor.” diyenlere:

“On şey kalplerinizi öldürmüş:

1- Allah’ı biliyorsunuz; ama O’nun, sizin üzerinizde olan hakkını eda etmiyorsunuz.

2- Kur’ân’ı okuyorsunuz; ama içindeki hakikatlerle amel etmiyorsunuz.

3- Allah Resûlünü sevdiğinizi iddia ediyorsunuz; ama O’nun sünnetiyle amel etmiyorsunuz.

4- Şeytanın düşmanınız olduğunu iddia edip sonra da onu sevindirecek işler yapıyorsunuz.

5- Cennete müştak olduğunuzu, ona olan hasretinizi ifade ediyorsunuz; ama oraya girmek için çalışmıyorsunuz.

6- Cehennemden korktuğunuzu söylüyorsunuz; lâkin ondan kaçınmıyorsunuz.

7- Ölümün hak olduğunu söylüyor; fakat onun için hazırlık yapmıyorsunuz.

8- İnsanların ayıplarıyla uğraşıp kendi ayıplarınızı unutuyorsunuz.

9- Allah’ın nimetlerinden faydalanıyor; fakat şükrünü eda etmiyorsunuz.

10- Ölülerinizi defnediyorsunuz; fakat ibret almıyorsunuz.

Bu şartlarda dualarınız nasıl kabul edilsin ki!” diye cevap veriyor.

Kâinatta her şey Cenab-ı Hakk’ı tesbih ettiği gibi, lisanıyla, ihtiyacıyla ve istidadıylâ dahi Allah’a dua eder. İnsan ise bütün varlıkların yaptığı duaları da içine alârak onlar adına “Ancak sana kulluk yapar, senden yardım ister, sana sığınırız. Bizi sırat-ı müstakime hidayet eyle… (Allah’ım)” der ve küllî duasını günde en az kırk defa Rabbine takdim eder.

Eser: Huzur İklimi/Mehmet Ali Şengül

Bu yazı 44 kez okundu