Hayata Dair Notlar-26

Bir sözde ve onu değerlendirmede yalnız söyleyene bakılmaz; bir söz, onu söyleyen, onu söylemekteki maksat, muhatap, söylenme sebebi, söylenme zaman, mekân ve şartları; yani, “Kim söylemiş; hangi maksatla söylemiş; kime söylemiş; niçin söylemiş; ne zaman, nerede ve hangi şartlarda söylemiş?” bütün bunlar, önemlidir. [Muhakemât, “İkinci Makale, Onikinci Mesele”; Sözler, “25. Söz, İkinci Şule’nin İkinci Nûru”]

Söz, bağlamından koparılarak değil, bütün şartlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

***

Siyaset sahasında günümüzün en büyük problemlerinden biri, siyasilerin ağızlarından çıkan sözlerle ortaya koydukları icraatların birbirinden çok farklı olmasıdır. Dünyanın pek çok ülkesinde liderler halklarına büyük vaatlerde bulunuyor; demokrasiyi, ifade hürriyetini, eşitliği dillerinden düşürmüyorlar. Fakat ne yazık ki pek çoğunun fiilleri, ağızlarından çıkanı yalanlıyor. Bir liderin demokrat, cumhuriyetçi, düşünce ve vicdan hürriyetine saygılı olup olmadığını sadece sözlerinde aramak çoğu zaman yanıltıcı olur. Söylediklerinde ne kadar samimi ve doğru sözlü olduklarını anlamak için uygulamalarına bakmak gerekir. Acaba onların idarede oldukları ülkelerde/toplumlarda insanlar istedikleri gibi düşünüp, düşüncelerini özgürce ifade edebiliyorlar mı? İnandıkları değerleri herhangi bir baskı ve kısıtlamayla karşılaşmadan diledikleri gibi yaşayabiliyorlar mı? Bunu sorgulamak lazımdır. (18/07/2022 Kırık Testi)

***

Günümüzde Ticari hayat ülke sınırlarını aşmış dünya çapında bir genişliğe uzanmıştır. Bu noktada hızlı akan bu sürecin içinde her ne kadar arzu edilmese de bilmeden birtakım yanlışlıklar, hak yemeler vs. mevzu bahis olabilir. İmanlı tüccarlara bu noktada Allah Resûlü bir yol göstermekte ve onlara şu tavsiyede bulunmaktadır: “Ey tüccarlar, ey iş adamları! Şeytan alışverişte hazır bulunur. Ticaretinize yalan ve yemin katıştırabilir. Alışveriş yaparken, ticaretle meşgul olurken sadaka verin ki muhtemel hatalarınızın kirini, pasını temizlesin. Sizleri muhtemel şaibelerden ve şüphelerden kurtarsın. Böylece hem işlerinizi bereketlendirmiş hem de farkında olmadan yaptığınız hatalara kefaret olmak üzere bağışta bulunmuş olursunuz.” (Tirmizî, Büyû 4; Ahmed b. Hanbel, Müsned 4/6)

***

İnsanlar, NEFSLERİNE hoş gelmeyenleri almak istemiyor, almak istemediklerine karşı da kapanıyor. İnsanların SÖZLERİNİ ve HALLERİNİ anlayabilme eksikliğinin kaynağı da işte bu zaaftır. Bu zaafı taşıyanın zekâsında hiç umulmadık sislenmeler olabileceği ihtimaline çok önem verilmeli. Akıl, zekâ halinde parıldar; kurnazlığa dönüşerek de sislenir. Kurnazlık makul sınırları aşınca, şaşırtıcı düşünce ve değerlendirme hataları “kuvvetle muhtemel” hale gelir. (Ahmet Selim:ZAMAN)

***

Dinle, yoksa dilin seni sağır eder. Yüzleş, yoksa kalbin seni esir eder. Anla, yoksa zihnin seni deli eder. –Kızılderili Atasözü-

***

Bir konunun özüne eğilmeyip sadece lafını etmek ve kenarıyla köşesiyle uğraşma iddialarına sıkışıp kalmak, hele hele ilgisiz yönlerini birbirine karıştırmak; o konuyu sahipsiz bırakmanın dik âlâsıdır. (Ahmet Selim:ZAMAN)

***

İnsanlar arasından seçim yaparken sözlerine değil, davranışlarına bak. Çünkü insanların genelinin sözleri doğru, davranışları ise çirkindir. -Pisagor-

***

İnsan ne isteyeceğini, ne istediğini, ne istemesi gerektiğini bilmeli. Lehine ve aleyhine olanı bilmeli. Herkes kendi çıkarını düşünüyor da, herkes kaybediyor ise; bu noktada bir düşünce arızası var demektir! Demek ki gerçek çıkarını bilmiyorsun, bildiğini sanıyorsun. Önce kendini bileceksin ki, lehine ve aleyhine olanı bilesin. (Ahmet Selim:ZAMAN)

***

Katılmadığın bir fikri hoşgörüyle karşılamak eğitimli bir aklın göstergesidir. -Aristoteles-

***

Hak dostu Mevlânâ Hazretleri:

-“Sen varlığını, malını ve mülkünü güzelce infâk et de, bir gönül al! Ki o gönlün duâsı, mezarda, o kapkara gecede sana ışık versin, nûr olsun!..”

-“Şunu iyi bil ki ! Mal; bağışlamakla, infâk etmekle, görünüşte elden çıkar gider ama, onu verenin gönlüne yüzlerce mânevî hayat gelir!”

***

Cemil Meriç “düşen, tutunacağı dalı seçemez” diyor. Erişebildiği dala tutunur, yere çakılmamak için! Ama o dal idealize edilmez. Mazeretin geçerli olması, onun idealize edilmesinin gerekçesi haline getirilemez. Bunu görebiliyor ve kavrayabiliyorsan, faydalanmanın yolu açık demektir. Dil ustalığından, zekâsından, hasarlı birikiminden, satır aralarından, arka plan okumalarından, tecrübî bilgilerinden, çelişkilerinden, terkip mahrumu pırıltılarından çok yararlanırsın. (Ahmet Selim:ZAMAN)

Bu yazı 26 kez okundu