Meteliksiz mi Niteliksiz mi?

Yaratılışındaki sair hayvanata olan faikıyeti sebebiyle insan, Cenâb-ı Hak tarafından dünyanın imarıyla vazifelendirilmiş tek varlıktır. Burada henüz daha ilk nazarda kulun şükre medar iki üstünlüğü göze çarpar ki bunlar; Mevcutlar âleminin en mükemmeli olarak yaratılması. Arzı her yönüyle imar etmeye halife olarak tayin olunması. Zahir batın bütün güzelliklerin en göz alıcılarının mazharı olan insanın “her nimetin şükrü kendi cinsindendir” [El- Muğni, İbni Kudame, 3/88.] … Devamını oku

Terakki Rampası

İslam literatüründe genel bir kaide vardır ki ehlince malumdur; “Eşya zıddıyla ma’ruftur.” Yani, iyilik denen bir şey varsa şu kâinatta, kötülük olmadan ve onun varlığını fark etmeden iyiliğin de, onun iyi bir şey olduğunun da bilinmesi mümkün değildir. Siyah varsa beyaz olmadan onun diğerlerinden farklı bir şey olduğunu fark etmek, yokluk olmadan var olmanın ne büyük bir nimet olduğunu anlamak, cehennem … Devamını oku

Dil Belası

-Çirkin laf edenle onu yayan, günah işlemekte eşittir- “Saf fıtratın tezahürü, temiz yaratılışın gün yüzüne çıkması ve ruhun dış aynada yansıması” (Bkz. İnancın Gölgesinde II, s.38) şeklinde tarif olunan güzel ahlâk; insanlık tarihi boyunca kaynağı semavî olsun olmasın bütün dinlerin kendi müntesiplerinin, dolayısıyla da faziletli bir toplum rüyasını tahakkuk ettirebilmeleri adına insanların özüne katmayı hedefledikleri son derece önemli … Devamını oku

Fitne Potası

“Lebid b. A’sam adında bir Yahudi, Fahr-i Kâinat Efendimiz’e (sallâllahu aleyhi ve sellem) büyü yaptırmış, yapılan bu büyü sebebiyle de Aleyhissalâtu Vesselâm Efendimiz bir müddet kendilerinde rahatsızlık hissetmişlerdi. Allah Teâlâ bu durumu kendisine bildirince Efendimiz (sallâllahu aleyhi ve sellem) Hazreti Ali Efendimiz’den (radıyallâhu anh) büyünün yapıldığı malzemeleri, bildirilen yerden alıp gelmesini istedi. Nihayetinde getirilen malzemelere Felâk ve Nas surelerini okuyan Fahr-i Âlem Efendimiz Allah’ın izni … Devamını oku

Muhteşem Suretler Perişan Niyetler

“Biz ne Medine hurmalıkları, ne de cahiliyet damarı için harp ettik. Biz, Allah ve Resûlü’nün dinini tebliğ yolunda cihat ettik. Bu uğurda akan kanların, alınan yaraların, kaybedilen canların hiçbiri boşuna değildir. Allah’ın vereceği mükâfata o kadar müştakım ki, bunun için vücudumun kalbur gibi olmasına bile razıyım. Yaralarımın çokluğu asla mühim değildir. Bana şehitlik makamı ihsan etmesi için duanızı bekliyorum, başka isteğim yoktur.” … Devamını oku

Hayırda Acele Etmek ve Fitnelerden Sakınmak

Hayırlı işlerde acele etmek ve vakit kaybetmeden onları yapmaya çalışmak Efendimiz (as)ın önemli bir tavsiyesidir. Hayatın yarın karşımıza ne tür sürprizler çıkaracağını kestirmek mümkün değildir. O halde iyi bir mümin imkan varken fırsatları değerlendirmeli ve hayırlı işleri tehir etmemelidir. Üstad Bediüzzaman hazretleri bu tür meseleler için söylediği “Mühim ve büyük bir umur-u hayriyenin çok muzır mânileri olur.” (21.Lem’a) sözünde de ifade … Devamını oku

Görülebilen Şeytanlar!.. Münafıklar

Nifak; kişinin kalbindeki küfrü gizleyip, dili ile iman iddiasında bulunması, inancında münkir olduğu halde, inananlar arasında bulunup mümin gibi hal ve tavır sergilemek suretiyle, ikiyüzlü davranması demektir. Bu hem ferdî hem içtimaî bir vebadır. Bu vebanın mübtelası olan insana “münafık” denir. Münâfık; zaman, zemin ve menfaatleri değiştikçe konum ve taraf değiştiren insan demektir. Başka bir yaklaşımla münâfık; hakkın ve doğrunun yanında … Devamını oku

Dünyadan Ateş Çalmak

“İş verilmeye uygunluk, yaraşırlık” [TDK] olarak tarif olunan liyakat; “işe adam bulma değil de adama iş bulma” mantığıyla hareket eden toplumların kendisinden hiç haz etmedikleri bir kavramdır. Bu kavramdan hoşlanmayan bir toplumdan, hatta kurulu düzenlerinin devamını bu kavramın yokluğuna yahut itibar görmeyişine bağlayan insanlardan ıslahları adına, en azından yakın vadede ümitvar olmak, meseleye fazlaca iyimser yaklaşıldığının göstergesidir. Böylesi toplumsal bir … Devamını oku

İyilik İmanla Muteberdir

“Ebu Zübeyr Abdullah b. Cüd‘ân b. Amr el-Kureşî. Câhiliye devrinde mazlumları koruyan, zenginliği ve cömertliği ile tanınan Kureyşli. Teym b. Mürre kabilesine mensup olup Hz. Ebu Bekir’in (radıyallahu anh) babasının amcazadesidir. Babası Cüd‘ân b. Amr, annesi Su‘dâ bint Uveyc b. Sa‘d’dır. Gençliğinde başına buyruk biri olan Abdullah b. Cüd‘ân çeşitli cinayetler işlediği için babasını ve kabilesini kendi adına devamlı diyet ödemek mecburiyetinde bırakır. Sonunda … Devamını oku

Ahirzamanda Müminler Çok Büyük Nifak Fitnesi İle İmtihan Olacak

Varlığa duyulan muhabbet ve ünsiyetin sebebi de menbaı da Allah’tır (celle celâluhu). O, hem yanık sinelerin Maksud’u, hem de Zat’ının inayeti bulunmadan Zat’ına vuslatın dahi mümkün olmadığı Rehber-i Mutlak’tır (celle celâluhu). Kimi zaman meayibi mestur kılan bir Settâr, kimi zaman günahları yarlığayan bir Gaffâr olarak sunar varlığını varlığımızın idrakine. Vardan öte bir “Var”dır O’nun varlığı. Yok, var kılmasıyla bulur varlığı. O, … Devamını oku