Medya Silahı Mazlumlar Poligonu

İbn-i Ömer’den (radıyallâhu anhüma): Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: «مَنْ حَمَلَ عَلَيْنَا السِّلَاحَ فَلَيْسَ مِنَّا» “Bize silah çeken bizden değildir!” [Sahih-i Müslim, İman, 161.] Semavi olsun gayr-i semavi olsun dinler ve bunun yanında bir takım ideolojiler, ferdi planda insan hayatının, içtimai manada ise bütün bir toplumun huzur ve saadetini temin etme adına bir takım hükümler ve sınırlamalar ortaya koymuşlardır. Bu manada İslam dini de toplumu oluşturan … Devamını oku

Mayınlı Araziler ve Ahiretini Ateşe Verenler

İman, inanılması gerekli olan hususları kalb ile tasdik etmek demektir. Dil ile ikrar ise, kalbdeki bu imanın seslendirilmesidir. Tabiî, dil ile ikrar sadece bir ifadelendirme yahut seslendirme değildir. Bu seslendirmenin de İslam hukuku açısından bir karşılığı vardır, ancak asıl olan kalbin tasdikidir. Bu açıdan, inanılması gerekli olan hususlara kalben inanıp bunu diliyle de seslendiren insan mümindir, müslümandır. Ve bu insana, inanç esaslarını inkâr … Devamını oku

Hiç Kimse Ameliyle Cennete Giremez

Cennetin, Kur’an’da bazen insanların çalışmasının bir kazancı olarak gösterilmesi, insanı onurlandırmaya yönelik bir iltifattır. Yoksa, gerçekte insanların yaptığı bütün ibadetler, Allah’ın daha önce insana verdiği nimetlerin tam bir şükrü bile olamıyor. Onun için ibadetlerin ahiret hayatında verilecek nimetlerin bir bedeli gibi algılamak, hiç de doğru değildir. عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَنْ يُنَجِّيَ … Devamını oku

Vehen İlleti

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) : “Ümmetler, milletler, insanların birbirlerini sofraya davet etmeleri gibi birbirlerini sizin üzerinize davet edecek ve üzerinize üşüşecekler.” Birisi sordu: “Bizim azlığımızdan mı?” Allah Resûlü: “Hayır, aksine siz o gün çok olacaksınız. Fakat selin sürüklediği çer çöp gibi.. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı duydukları korkuyu kaldıracak ve sizin kalbinize de ‘vehen’ atacak” dedi. Yine birisi sordu: “Ey Allah’ın Resûlü, vehen … Devamını oku

Cehennemlik Hakim ve Savcılar

Büreyde (ra) anlatıyor: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: “Kadı üçtür: Biri cennetlik, ikisi cehennemliktir. Cennetlik olan, hakkı bilip öyle hükmedendir. Hakkı bilip hükmünde (bile bile) adaletsiz davranan cehennemliktir. Halka câhilâne hükümde bulunan da cehennemliktir.” [Ebu Dâvud, Akdiye 2, (3573).] Hadis, hakkı bilen ve hakla amel eden kadının cehennemden kurtulabileceğini belirtir. Diğerleri ise kutulamayacaktır. Şu halde burada esas, sadece bilmek değil, onunla amel’dir. Zîra … Devamını oku

Ölümcül Bir Hastalık: Duyarsızlaşma

Ülfet, insanoğluna musallat büyük bir musîbettir. Ve çokları da, bu musibete giriftâr olmaktadır. Bu duruma düşen kimse, etrafında olup biten şeylere karşı gâfil; kâinat kitabındaki güzelliklere karşı kör ve hâdiselerin hak söyleyen dillerine karşı sağırdır. Mü’min için duyarsızlaşma, gerek şahsî gerekse ictimâî hayatı adına hassasiyet göstermesi gereken konularda titizliğini yitirmesi ve etrafındaki olumsuzluklara karşı da bîgâne kalması şeklinde … Devamını oku

Allaha Karşı Harp İlanı

Cenâb-ı Hak, iman ehlini uyarır ve onlara faizden vazgeçmelerini tembih eder. Eğer bu emre uyup da faizden vazgeçmezlerse, bu davranışın Allah’a karşı küstahça bir davranış sayılan O’na harp ilan etmek mânâsına geleceğini ifade buyurur: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun. Eğer inanıyorsanız, faizden alacak olduklarınızdan vazgeçin. Böyle yapmazsanız, bunun Allah’a ve Peygamberi’ne karşı açılmış bir savaş olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeniz sizindir. Böylece haksızlık etmemiş, haksızlığa da uğramamış … Devamını oku

Küfre Denk Bir Günaha Dönüşen Gıybet

Gıybet büyük günahlardan biridir. (Bkz.: Ebû Dâvûd, edeb 35; el-Bezzâr, el-Müsned 4/93;) Öyle ki Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde gıybet hakkında şöyle buyurur: إِيَّاكُمْ وَالْغِيبَةَ فَإِنَّ الْغِيبَةَ أَشَدُّ مِنْ الزِّنَا، فَإِنَّ الرَّجُلَ قَدْ يَزْنِي وَيَتُوبُ فَيَتُوبُ اللّٰهُ عَلَيْهِ، وَإِنَّ صَاحِبَ الْغِيبَةِ لَا يُغْفَرُ لَهُ حَتَّى يَغْفِرَ لَهُ صَاحِبُهُ “Gıybetten sakının! Çünkü gıybet zinadan daha şiddetlidir. Kişi … Devamını oku

Müslümanlıktan Nasibi Olanlar ve Kopuk İnsanlar

✍️Şefkat Peygamberi Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) : “Müslümanların dertlerini paylaşmayan onlardan değildir.” (et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat 1/151, 7/270; el-Hâkim, el-Müstedrek 4/356) buyuruyor, derinlemesine üzerinde düşünülmesi gereken bir nurlu beyandır. Dolayısıyla dünyada olup biten hâdiseler, vicdanı bütün bütün körelmemiş her bir ferdin gönlünde endişe ve sıkıntı hâsıl edebilir. Fakat inanan bir insan, bu sıkıntıları duyup hissettiğinde, ümitsizliğe düşmemeli, çaresizlik duygusuna kapılmamalıdır. Bilakis Hazreti Müsebbibü’l-Esbâb’a teveccüh etmeli, içini … Devamını oku

Haya ve Edebsizlik

Hayâ: Çekingenlik ve utanma da demek olan hayâ; sofiye ıstılahında, Allah korkusu, Allah mehâfeti ve Allah mehâbetiyle O’nun istemediği şeylerden çekinmek mânâsına gelir. Böyle bir hissin, insan tabiatında bulunan hayâ duygusuna dayanması, o şahsı, edep ve saygı mevzuunda daha temkinli, daha tutarlı kılar. Temelde böyle bir hissi bulunmayan veya yetiştiği çevre itibarıyla onu yitiren şahıslarda ise, … Devamını oku