18-Paydos Tesellisi

Musibetler ve hastalıklar insana bazen ‘paydos!’ emri verirler. Kişiyi durduran, onu ara vermeye çağıran, onu kendisine, ruh ve kalbine döndüren şey hastalık ve musibetlerin bu ‘paydos!’ emridir. Kimi zaman öncesinde çok çalışıldığı için ‘tebrik’ kimi zaman da yorgunlukları hafifletmek için ‘hediye’ manası taşır musibetler. Cenab-ı Hakk’ın insanı dinlendirmesine ‘işsizlik’ adını takmakla, ona paydos ettirmesini ‘hastalık’ olarak nitelemekle bu gerçekler değişmez. Çünkü adlarının farklılaştırılmasıyla hakikatler değişmez. Herkesin içinde bir inziva ve halvet ihtiyacı vardır. Hiçbir zaman evimizin perdesine, desenine, lambasına, duvarlarına, kapılarımızın girinti çıkıntılarına uzun uzun bakacak vaktimiz olmaz. Ama bazen buna da ihtiyacımız olabilir. Eşimizin, çocuğumuzun simasına doya doya bakmaya da gereksinim duyarız. Aile fertlerinin de ihtiyacı vardır bizim onların çevresinde bazen gün boyu bulunmamıza. Bazı dönemlerde bizi evden çıkamaz hale getiren hastalıklar ve musibetler, şu evde biraz kal bakalım, durup düşünmen gereken bazı şeyler, ilgilenmen gereken insanlar yok mu, hayatını gözden geçirme, iç dünya na zaman ayırma vakti gelmedi mi, şeklinde hatırlatmalarda bulunurlar. Yine de, her yıkım bağrında büyük bir ayağa kal kışın, yeniden yapılanmanın tohumlarını taşımaktadır. Hastalıklar ve musibetler de yeniden yapılanma imkanlarıdır. Bazı keder ve hastalıklar, birtakım görevleri icra etmek için gönderilir. Evimizde bizden ilgi bekleyen biri var da, Rabbimiz onun bu haline acıyorsa, bizi evde tutmakla görevlendirmiş bir keder gelip çatar. Annemizin babamızın bize olan özlemi, suni meşguliyetler sebebiyle tarafımızdan giderilmiyorsa, kader bize bir musibet yaşatır ve sevdiklerimizi yanı başımızda, bize hasret ve ihtiyaç duyanları da etrafımızda buluruz.

“Hayat zamanda iz bırakmaz Bir boşluğa düşersin hir boşluktan Birikip yeniden sıçramak için Elde var hüzün… “ -Attila İlhan-

Eser: Dervişin Teselli Koleksiyonu

Bu yazı 27 kez okundu