130-) Vefa ve Sıla-i Rahim

“VEF” °°°Önsöz°°° Hocaefendi, az veya çok kendisini tanıyanların rahatlıkla, “hayatımda tanıdığım ve gördüğüm en vefalı insandır” diyebileceği bir zât-ı Muhteremdir. Kısaca vefa sözünde durmak, kendisine yapılan iyiliği ve yapanı unutmamak, kimseye ihanet ve nankörlük etmemek gibi manalara gelir. İşte onun vefayı kısa bir tarifi de şöyle: °°°°°°°°°°° Vefa, bizim yamaçların gülü, çiçeğidir. İnsanlara karşı vefa, onlardan gelen en küçük iyiliklerin dahi bir … Devamını oku

129-) Şeytanın Oyunları ve Hasetçiler Karşısında Kendimizle Yüzleşme

“ŞEYTANIN OYUNLARI” °Önsöz° Şeytan, büyüğü küçük, küçüğü büyük, iyiyi kötü, kötüyü iyi, günahı sevap ve sevabı günah gösterir. İnsanın yapısında, zahiren küçük gibi görünen günahları önemsememek gibi bir zaaf da vardır. HE buna dikkat çekiyor ve şöyle uyarıyor: °°° Şeytanın önemli oyunlarından biri, insanı tepetaklak Cehennem’e götürebilecek büyük şeyleri, küçük göstermesidir. Hz. Pîr, küçük gibi görünen şeylerin insan açısından büyük … Devamını oku

128-) İnsanın Hilafet Sorumluluğu ve Dünyevî Nimetler Karşısında Değişmeme

İnsanın Hilafet Sorumluluğu °°°Önsöz°°° Dilimizde, hilafet kavramının iki farklı karşılığı vardır. Birisi İslâmî anlamda devlet yönetimi ve başkanlığını, diğeri ise genel anlamda insana, Cenâb-ı Hak adına bu dünyada varlıklara ve olaylara kısmen müdahale kabiliyeti verilmiş olmasını ifade eder. Aşağıda tarifi yapılacağı üzere bu hilafete, derecesine göre aklı başında olan herkes mazhardır. İnsan dışındaki bütün canlılar, en başta yeme, içme ve barınma gibi … Devamını oku

127-) Kulluk Şuuru ve Şekilcilikten Kurtulma

KULLUK ŞUURU °°°Önsöz°°° Kulluk şuuru, her an kul olduğunun farkında olarak yaşamaktır. İnsan sadece ibadet yaparken değil, günah işlerken de Allah’ın kuludur. Aşağıda açıklanacağı üzere bu kulluğun üç derecesinden bahsedilir. Bunların da kendi içinde sonsuz denecek kadar çok derecesi bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Hiç kimse, ortaya koyduğu kulluğun Allah katındaki yerini, seviyesini ve derecesini bilemeyeceğine göre herkes, en sonki haliyle eda … Devamını oku

126-) Islah Kahramanları ve Adanmışlara Düşen Sorumluluklar

ISLAH KAHRAMANLARINA DÜŞEN SORUMLULUKLAR °Önsöz° Islah, ifsadın karşılığıdır. Bir yerde, bir sistemde, değerler bütününde ifsad varsa o zaman ıslah söz konusu olur. Bunu reform ile karıştırmamak gerekir. Reform, bozulan, deforme olan, değişen veya artık zamanın ihtiyaçlarına cevap veremediğine inanılan değerlere yeni bir format atmak demek iken, ıslah  bunları aslına döndürmektir. Buna tecdid denir. Dinin insanlara sevdirilmesinde bir tecdid hareketi başlatan HE, günümüzde ıslaha … Devamını oku

125-) Tevazu İhlâs ve Enaniyet Ağı Ve İhlâsın Anilmerkez Gücü

TEVAZU Ve İHLÂS °°°Önsöz°°° İnsanda bulunan her aza ve organ gibi her meziyet ve kabiliyet de birer emanettir. Ancak kendisine, çok sınırlı bir alanda ve ölçüde bunları kullanma hakkı verilmiştir. Aşağıda tarifi yapılacak olan tevazu ve alçakgönüllülük duygusunun fıtratımıza mal edilebilmesi için, önce bu gerçeğin anlaşılması ve kabullenilmesi gerekiyor. Fakat tevazu, ihlâs ve hoşgörü kavramlarının tezahürleri kişilerin niyetlerine göre … Devamını oku

124-) Tedricilik ve Mesajın Sunumu

TEDRİCİLİK °°°Önsöz°°° Tedricilik kanunu, kainatın işleyiş düzeninden eğitime, ondan sosyal olayların gelişmesine kadar hayatın her alanında geçerliliği olan değişmez bir kanunudur. Dolayısıyla, bir hedefe doğru yürümek isteyen herkes bu kanuna uygun hareket etmek zorundadır. Cenâb-ı Hak bir şeyin olmasını dilediğine ona ol demesiyle olacağı halde, bu dünuada Kendisi bile Kendi yarattığı sebeplere göre icraat yapıyor. Dinin tebliğinden de geçerli … Devamını oku

123-) Şeytânî Oyunlar ve Müspet Hareket (Şefkatle Açılan Kapılar)

ŞEYTANÎ OYUNLAR VE MÜSPET HAREKET °Önsöz° Savaş ve zulüm, bazı dönemlerde azalır, bazı dönemler artar. Bu durum hem milletler arasında, hem de bir milletin kendi bünyesi içerisinde yaşanabilir. Şuan bizler de zulmün azgınlık dönemlerinden birinin içinde ve hedefinde bulunuyoruz. Bu zulüm döneminin bir muhatabı olan HE, bir taraftan mevcut durumun vahametini ortaya koyarken, bir taraftan da mazlumların doğru tavırlarının ne olması gerektiğini şöyle … Devamını oku

122-) Nezahet-i Lisaniye ve Mülayemet Size Emanet!

NEZAHET-İ LİSANİYE °°°Önsöz°°° Atalarımız, “üslûb-u beyan, aynıyla insan” derler ki çok ârifane bir sözdür. Yani kısaca insanın üslûbu ne ise kendisi odur. Dili bozuk olanın kalbi, kalbi bozuk olanın ahlâkı, ahlâkı bozuk olanın da hâl ve hareketleri düzgün olmaz. Dil kalbin tercümanıdır. Fakat  bu gerçeğin başka bir yüzü daha var. Bize karşı kullanılan üslûp, yapılan muamele ne olursa olsun, bu durum bize aynı … Devamını oku

121-) İhya Hareketlerinin Temel Dinamikleri ve İbnü’l-vakt

İhya Hareketlerinin Temel Dinamikleri •Demokrasi •Dip Dalga •Şiddetsiz ve Kararlı Bir Hareket •Basiret ve Firasetle Hareket Etme •Dinin Muhkematıyla Disipline Edilmiş Heyecan •Alternatif Projeler Geliştirme İbnü’l-vakt •Terör ve Şiddet Eylemleri •Başkalarının Kutsallarına Saygı •Vahşet ve Şiddet Sarmalı *** İHYÂ HAREKETLERİNİN TEMEL DİNAMİKLERİ °°°Önsöz°°° İhyâ diriltmek demektir. Gerçek anlamda diriltmek ancak Cenâb-ı Hakk’a mahsustur. Dinî literatürde ihyâ ise mecazî anlamda bir … Devamını oku