58-) Doğru sözü ayıplayan insanların âfeti

Doğru sözü ayıplayan nice insan vardır ki, âfeti, hasta olan anlayışındadır. [İşârâtü’l-İ’caz, “Nübüvvet Hakkında, 6. Mesele, 2. Nükte”] Bazen de konuşan veya yazan insan, sözün güzelliği ve ondan beklenen tesiri sağlamakla ilgili yukarıda sözü edilen bütün faktörleri nazara alır, fakat en mükemmel biçimde söylenmiş en doğru bir sözü bile ayıplayan nice insan çıkar. Meselâ, kendilerini üdebâ ve bülâğadan, yani edebiyatçı … Devamını oku

57-) Fizik âlemde bir yerden bir yere giden yolların en kısası en doğrusu ise, maneviyatta, manevî yollarda ve ahlâkta da böyledir.

Fizik âlemde bir yerden bir yere giden yolların ve bir noktadan diğer bir noktaya çekilen hatların en kısası en doğrusu ise, maneviyatta, manevî yollarda ve ahlâkta da böyledir. [Şualar, “15. Şua, 2. Kısım, 6. Kelime”] Geometri’de doğru, “iki nokta arasındaki en kısa yol” olarak tarif edilir. Dolayısıyla, birbirinden hangi mesafede olursa olsun, iki nokta arasındaki en doğru … Devamını oku

56-) Dinleyen, söyleyenden daha iyi anlayabilir.

Dinleyen, söyleyenden daha iyi anlayabilir. [Sözler, “24. Söz, 4. Dal”] Bu, Hz. Bediüzzaman’ın zikrettiği bir atasözü veya genel kabûl görmüş bir gerçeğin ifadesidir. Herkesin bir anlama ve anlatma kapasite ve kabiliyeti vardır. Bir insan, anladığı kadar ve anlatabilme kapasitesince anlatır. Dolayısıyla, insanlar kabiliyet ve kapasite açısından farklı farklı ve derece derece oldukları için, çok zaman dinleyenler içinde anlatılan … Devamını oku

55-) İlâhî hikmet, bütün eşyada en güzel bir nizam teşkil etmesi ve Bu dengenin korunması

İlâhî hikmet, bütün eşyada en güzel bir nizam teşkil etmiştir. Bu nizam, eşyadaki genel dengenin korunmasına hizmet eder. Bu dengenin korunması ise, en yakın, en kolay ve en kısa yolları tercih etmekle olur. [İşârâtü’l-İ’caz, “Bakara Sûresi, 4. âyetin tefsiri.] İKİ NOKTA ARASINDAKİ EN KISA YOL Daha önce ve başka münasebetlerle de üzerinde durulduğu üzere, Cenab-ı Allah’ın yarattığı … Devamını oku

54-) Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir.

Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur. [Sözler, “6. Söz”] Eşyada asıl olan, mübahlıktır; ancak Din’in veya Şeriat’ın haram kıldıkları haramdır; helâl ilan ettiği veya hakkında sükût buyurduğu şeyler ise mübah olmaya devam eder. Cenab-ı Allah (c.c.), hakkında haram-lık hükmü verilmesini irade buyurduklarını haram kılmış ve bunun ötesinde soru sorulmasını dahi yasaklamıştır: Ey iman edenler! … Devamını oku

53-) Etobur vahşî hayvanların helâl rızıkları ve Şeriat-ı Fıtriye’ce haram rızıkları

Etobur vahşî hayvanların helâl rızıkları, hayvanların hadsiz cenazeleridir; hem zemin yüzünü temizlerler, hem de rızıklarını bulurlar. Sağ hayvanları öldürüp rızık yapmaları, Şeriat-ı Fıtriye’ce haramdır. [Mektûbât, “Hakikat Çekirdekleri” [Mesnevî-i Nûriye, “Katre”] İLÂHÎ RAHMET VE ADALET, HAYVANLAR ÂLEMİ VE “NATÜREL SELEKSİYON” Hz. Bediüzzaman’ın tesbit ve ifade buyurduğu bu küllî düstur ve hakikat, hayvanlar âleminde gördüğümüz realite ile zahirde çelişmektedir. Bu çok … Devamını oku

52-) Çocuklar gibi masum insanlara veya hayvanlara gelen felâketlerde, musibetlerde, insan aklının ilk anda kavrayamayacağı sebepler ve hikmetler vardır.

Çocuklar gibi masum insanlara veya hayvanlara gelen felâketlerde, musibetlerde, insan aklının ilk anda kavrayamayacağı sebepler ve hikmetler vardır. İlâhî Meşîet’in düsturlarını ihtiva eden Şeriat-ı Fıtriye’nin hükümleri aklın varlığına tâbi değildir ki, aklı ve/veya aklî sorumluluğu olmayan varlıklara tatbik edilmesinler. [Mesnevî-i Nûriye, “Katre, Hatime”] ÇOCUKLARIN VE HAYVANLARIN BAŞINA GELEN MUSİBETLER İnsan iradesi gibi, irade sahibi varlıkların iradesinin sözkonusu … Devamını oku

51-) Dinî Şeriat’a nasıl itaat veya isyan olur, aynı şekilde Şeriat-ı Fıtriye’ye de itaat ve isyan olur.

Dinî Şeriat’a nasıl itaat veya isyan olur, aynı şekilde Şeriat-ı Fıtriye’ye de itaat ve isyan olur. Dinî Şeriat’a itaat veya isyanın karşılığı genellikle Âhiret’e bırakılırken, Şeriat-ı Fıtriye’ye itaat ve isyanın karşılığı genellikle dünyada görülür. [Sözler, “Lemeât”] HAYAT, MUSİBETLER VE İKİ ŞERİAT Din’e, Allah tarafından Din veya Din’e dâhil olarak gönderilen Şeriat’a itaat da mümkündür, isyan da. Yani insan, … Devamını oku

50-) Şeriat, ikidir: Şeriat-ı Garra ve Tekvinî-fıtrî Şeriat

Şeriat, ikidir: Birincisi, küçük âlem olan insanın hallerine ve davranışlarına düzen veren ve Allah’ın Kelâm Sıfatı’ndan gelen Şeriat-ı Garra’dır. İkincisi, büyük (makro) insan olan âlemin, kâinatın, tabiatın hareketlerini düzene koyan ve İrade Sıfatı’ndan gelip, bütün kâinatı kuşatan tekvinî veya fıtrî Şeriat’tır. [Sözler, “Lemeât”] ŞERİAT-I GARRÂ, ŞERİAT-I FITRİYE/TEKVÎNİYE Cenab-ı Allah’ın (c.c.) iki tür şeriatı vardır. Bunlardan biri, Şeriat-ı Fıtriye veya Tekvîniye ’dir ki, Cenab-ı … Devamını oku

49-) Parçada bulunmayan, bütünde bulunur

Parçada bulunmayan, bütünde bulunur; dolayısıyla bütünde olan her şey, parçada aranmaz. [Muhakemât, “3. Makale, 1. Yol”] Eşya arasında küll-cüz’ (bütün–parça) ve küllî-cüz’î (tümel–tikel) münasebeti vardır. Yani, kısmî irade ve şuur sahibi olan hayvanlarda, özellikle şuur ve iradeden tamamıyla mahrum bulunan bitkilerde fertler türü temsil eder. Dolayısıyla, küll, yani bütün olan tür ile cüz’ yani parça olan fertleri arasında küllî-cüz’î münasebeti … Devamını oku