48-) Hazret-i Âdem’in (a.s.) Cennet’ten çıkarılmasının hikmeti

Hazret-i Âdem’in (a.s.) Cennet’ten çıkarılmasının hikmeti, varlığı itibariyle insana biçilen misyonda yatar. [ Mektûbât, “12. Mektup, 1. Sual”] Bütün varlıkların varlığından ana gaye, Cenab-ı Allah’ı gösteren bir ayna olmak ve bu aynalarda Cenab-ı Allah’ı tanıyıp, O’na ibadet etmektir. Kâinat, bütünüyle böyle bir ayna ve içindeki her şey de, kendi çapında yine böyle bir aynadır. Sözkonusu ayna ve aynalarda Sıfatları ve İsimleri’yle Cenab-ı … Devamını oku

47-) İnsanda hükmeden, akıl veya gözdür; fikir veya histir; haktır veya kuvvettir; hikmet veya hükümettir; hüdâ veya hevâdır.

İnsanda hükmeden, akıl veya gözdür; fikir veya histir; haktır veya kuvvettir; hikmet veya hükümettir; hüdâ veya hevâdır. Dinlerin mensuplarını dalâlete atan en önemli sebeplerden biri aklı azletmek, delili tardetmek ve “din adamları”nı taklit etmek olmuştur. Buna karşılık İslâm, hakikat üzerine oturur, delili kuşanır, akılla meşveret eder ve hikmetin düsturlarına uygun davranır. [Muhakemât, “1. Makale, 8. Mukaddime”] AKIL VEYA GÖZ, FİKİR VEYA HİS, HAK VEYA KUVVET, HİKMET VEYA … Devamını oku

46-) Şöhret, zâlimedir; insanın malı olmayanı da insana mal eder

Şöhret, zâlimedir; insanın malı olmayanı da insana mal eder. [Sözler, “Lemeât”, Muhakemât, “1. Makale, 4. Mukaddime”] İnsanlarda mübalâğaya düşkünlük, mükemmele saygı ve mükemmeli arama sebebiyle kahramanlara fazla hürmet ve kahramanlar üretme ve büyük insanları olduklarından daha öte görme meyli vardır. Bu meyil bazen o noktaya gelir ki, kâinattaki muhteşem düzeni bile –çok defa da onu ve onda tecelli eden hikmeti … Devamını oku

45-) Bir yol (din, sistem, meslek, meşrep, mezhep veya ideoloji) hak ve hakikate dayanmıyorsa, ancak tahakküm ve istibdatla ayakta kalmaya çalışır.

Bir yol (din, sistem, meslek, meşrep, mezhep veya ideoloji) hak ve hakikate dayanmıyorsa, ancak tahakküm ve istibdatla ayakta kalmaya çalışır. Tahakküm ve istibdat; taassup, safsata ve başkalarını dalâlette görme doğurur. Oysa bir din, sistem, mezhep, meşrep veya ideolojiyi ayakta tutacak olan, hak, delil ve tatbiktir.[Muhakemât, “1. Makale, 8. Mukaddime”.] Bir din, sistem, meşrep, mezhep veya ideolojide hak yerine kuvvet; akıl, … Devamını oku

44-) İnsanın Cenab-ı Hakk tarafından yeryüzünde halife kılınması

İnsanın Cenab-ı Hakk tarafından yeryüzünde halife kılınması, Allah’ın hükümlerini icra ve kanunlarını tatbik etmesi içindir. Bu ise, ilme bağlıdır. [İşârâtü’l-İ’caz, “Bakara Sûresi, 31–33. âyetlerin tefsiri, 2. Vecih”.] İNSANIN YERYÜZÜNDE HALİFELİĞİ VE İLİMLER İnsan, yeryüzüne kendi iradesi ve kudreti ile gelmemiştir. O, yeryüzüne kendi iradesi ve kudreti ile gelmediği, dünya hayatına kendi iradesi ve tercihi ile bırakılmadığı gibi, yine iradesinden kaynaklanmayan … Devamını oku

43-) Bir ağaca bakmak gibi, kapılarından bir saraya ve İslâm veya Müslüman sarayına girmenin de iki yolu vardır

Bir ağaca bakmak gibi, kapılarından bir saraya ve İslâm veya Müslüman sarayına girmenin de iki yolu vardır; biri, iyi niyet taşıyan ve gerçekten hakikat arayıcı insanların, diğeri ise, maksatlı kişilerin yoludur. (Lem’alar, “13. Lem’a, 13. İşaret”) Nasıl bir ağaca ve bir ağaç gibi düşünüldüğünde İslâm ağacına bakış veya yaklaşımın iki yolu vardır; bunu gibi, bir saraya ve … Devamını oku

42-) Doğruya götüren mü’mince ve dalâlete götüren kâfirce iki türlü bakış açısı

 Bir ağaca ve kökü göklerde, dalları bütün yaratılmış varlık âlemine yayılmış İslâm ağacına biri doğru, doğruya götüren ve mü’mince, diğeri yanlış, dalâlete götüren ve kâfirce iki türlü bakış açısı vardır. (Mesnevî-i Nûriye, “Katre, 1. Bab”) İKİ FARKLI BAKIŞ AÇISI Bir ağacın canlılığı, faydaları ve sağlamlığı hakkında bilgi sahibi olmak için insanlar ona iki şekilde bakarlar. Birinci şekil, ona kökünden … Devamını oku

41-) Tenkitçilik Hastalığı

Maddecilik, manevî bir vebadır. Telkin, taklit ve tenkitle yayılmaktadır. Oysa tenkide sevkeden, hak ve hakikat aşkı ile bunları bâtıldan tenzih arzusu olmalıdır. [Tulûât; Mektûbât, “Hakikat Çekirdekleri”; 108] TENKİTÇİLİK HASTALIĞI Modern çağın en önemli hastalıklarından biri de tenkitçiliktir. İspatın delil, düşünme, muhakeme ve çalışma istemesi, müsbet hareketin, tamir ve inşânın nefse rağmen olması ve inanmanın nefse bazı sorumluluklar yüklemesi gibi … Devamını oku

40-) Bâtıla düşüp, hakkı iptale çalışan, bâtılı hak nazarıyla alır

Mübtıl (bâtıla düşüp, hakkı iptale çalışan), bâtılı hak nazarıyla alır. [Sözler, “Lemeât”] Cenab-ı Allah (c.c.), insanı kerim yaratmıştır; yani insan, yaratılıştan asil, şerefli ve pek çok donanıma sahiptir. Bu asalet ve donanımla insan, aile ve çevre şartlarının tesiri altında vicdanı tamamen tefessüh etmedikçe, yaşayışı ve davranışlarıyla kalbi bütün bütün bozulmadıkça hakkı ve hakikati arar. O, bu şekilde hakikatin madenini kazarken, farkına … Devamını oku

39-) Selef âlimlerinin aralarındaki tenkitler ve Ümmet’in büyükleri aleyhinde hürmetsizlik ve emniyetsizlik telkini

 Selef âlimlerinin aralarındaki tenkitleri onlar aleyhinde kullanarak Ümmet’in büyükleri aleyhinde hürmetsizlik ve emniyetsizlik telkin ederek İslâmiyet’in kudsiyetini zihinlerde sarsmak da, en tehlikeli bir cerbezedir. [Tulûât] SELEF ÂLİMLERİNİ TENKİTTE İNSAFSIZ BİR CERBEZE ŞEKLİ Asrımızda, hattâ son asırlarda en tehlikeli bir cerbeze türü daha var ki, o da, selef âlimleri arasındaki tenkitleri onların aleyhinde kullanarak, İslâm Ümmeti’nin büyükleri aleyhinde … Devamını oku