76- Sevap Tesellisi

Efendimiz (sav) şöyle buyurmuşlardır: “Mükafatın büyüklüğü, bela ve musibetin büyüklüğüne göredir. Allah, sevdiği topluluğu belalara uğratır. Kim başına gelen musibetlere razı olursa, Allah ondan hoşnut olur” (Tirmizi, Zühd, 56; İbn Mace, Fiten, 23). Bir başka hadis-i şerife göre de afiyette olanlar, bela ehline ahirette verilen karşılıkların çokluğunu görünce, “Keşke dünyadayken derimiz makaslarla doğransaydı “diyecekler ve onların ahiretteki hallerine imreneceklerdir … Devamını oku

145-) İman Huzuru ve Akıbet Endişesi

✍İman Huzuru ve Akıbet Endişesi ➖İmanla Doğru Orantılı Akıbet Endişesi ➖“Korkma, Tir Tir Titre!” ➖Büyük Sermaye ve Gasp Endişesi ✍Ölüm Korkusu Mu, Akıbet Endişesi Mi? ➖Dünyada Kerhen Kalanlar ➖Akıbetimden Çok Korkuyorum! İMAN HUZURU ve AKIBET ENDİŞESİ °°°Önsöz°°°  Üstad Hazretleri “İman hem Nûr, hem kuvvettir” diyordu. Buradaki ‘Nûr’un tezahürünü ise Hocaefendi bir bakıma okumak olarak açıklıyor. İlk inen âyetlerin ilk kelimesinin … Devamını oku

“İman Huzuru ve Akıbet Endişesi” dersinin özeti

PIRLANTA İKLİMİNDE SEYAHAT-145 özet 01✅“İman, bir mânevî tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor.” (Bediüzzaman, Sözler s.16 (İkinci Söz).) cümlesindeki iman kelimesi, mutlak zikir kemaline masruf olduğundan kâmil imanı ifade eder. Fakat unutulmaması gerekir ki, seviyesi ne olursa olsun insanın içindeki iman, bir cevher kıymetindedir. Zira iman, insana, varlığı okunması gerektiği şekilde okutur. Evet, insan, imanla, varlığa arka planı itibarıyla bakar, onu perde önü ve … Devamını oku

“Dinin Temel Meseleleri ve Azami İhtimam Gösterilmesi Gerekli Değerler” dersinin Özeti

PIRLANTA İKLİMİNDE SEYAHAT-144 Özet 01● Bediüzzaman Hazretleri’nin “Talim-i nazariyattan ziyade tezkir-i müsellemata ihtiyaç var (Teorik şeyler öğretmekten ziyade, herkesin kabulü olan şeylerin hatırlatılmasına ihtiyaç var).” (Bediüzzaman, Sözler, s.800 (Lemeât, Çekirdekler Çiçekleri).) Hz. Pîr bu sözüyle biraz da yaşadığı dönemin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, dinî meseleler etrafında nazariyeler üretme ve bunlarla meşgul olma yerine, dinin muhkematı ve temel disiplinleri … Devamını oku

“Tebliğ ve İrşad Hizmetleri Karşılığında Ücret ve Ücret Talebi” dersinin Özeti

PIRLANTA İKLİMİNDE SEYAHAT-142 ÖZET 01●Benim için sahabe bir ölçüdür ve ben bütün hükümlerimi onlara benzeme nispetine göre veririm… Bütün hayatım boyunca onları, aydınlık yolda birer trafik memuru kabul ettim. Onların iş’âr ve işaretleriyle yürünen bir yolda, en büyük Aydın İnsan’ın kapısına varılacağına inandım. Ve imkân dahilinde bu düşüncemi hayatımın gayesi hâline getirdim. Şayet mü’minleri de bir tasnife tâbi tutmak gerekiyorsa, onlara … Devamını oku

“Mahrumiyetler Kuşağında Filizlenen Aksiyon ve Büyük Davaların Çilesi” dersinin Özeti

PIRLANTA İKLİMİNDE SEYAHAT-141 01🌕Bütün büyük davalar ve ulvî gayeler, birtakım mahrumiyet, çile ve ızdırabın gölgesinde bayraklaşır. Hiçbir büyük hakikat ve yüce ideal, sıkıntı görmeden ve bir kısım mahrumiyetlere katlanılmadan elde edilmemiştir. [..] Hz. Âdem’den günümüze kadar gelip geçen peygamberlerin, sahabenin ve başları yüce şahikalar gibi heybetli ve dumanlı, içlerinde bin bir ızdırabın kol gezdiği yüce rehberlerin çile ve ızdırap yüklü … Devamını oku

166-) İlk insandan bu yana bütün insanların sîmalarının birbirinden farklı olması, Cenab-ı Allah’ın varlık ve Birliği’nin en net delillerinden biridir.

 İlk insandan bu yana bütün insanların sîmalarının birbirinden farklı olması, Cenab-ı Allah’ın varlık ve Birliği’nin en net delillerinden biridir. (Lem’alar, “23. Lem’a, Mukaddime, 1. Yol, 3. Kelime, 3. Muhal”) İnsanların, hattâ hayvanlardan en az davar ve sığırlar gibi iri yapılı olanların sîmaları, birbirinden farklıdır. İlk insan Hz. Âdem’den bu yana yumurta ikizlerine varıncaya kadar bütün … Devamını oku

165-) Kudret’in tasarrufundaki kapsam ve sınırsızlık, bütün vasıta ve yardımcıları reddeder.

Kudret’in tasarrufundaki kapsam ve sınırsızlık, bütün vasıta ve yardımcıları reddeder. (Sözler, “Lemeât”) Daha önce de üzerinde durulduğu gibi, nasıl güneşin yeryüzününün tamamını aydınlatması ile yeryüzünde bir noktayı aydınlatması arasında fark yoktur ve ikisi de güneş için aynı derecede kolaydır, bunun gibi, Cenab-ı Allah’ın Kudret’i karşısında bir zerre ile güneş, sistemler ve bütün kâinat aynıdır. Bir … Devamını oku

164-) Bir bütün neye muhtaçsa, onun parçaları da aynı şeye muhtaçtır. O halde, parçanın Yaratıcı’sı, bütünün de Yaratıcısı’dır.

Bir bütün neye muhtaçsa, onun parçaları da aynı şeye muhtaçtır. O halde, parçanın Yaratıcı’sı, bütünün de Yaratıcısı’dır. (Mesnevî-i Nûriye, “Hubab”) Yaklaşık yüz trilyon hücreden oluşan insan vücudunda vücudun tamamı neye muhtaçsa, her hücre ve her organ da aynı şeye muhtaçtır; vücut hangi gıda ile besleniyorsa, her bir hücre de, aynı gıda ile beslenir. Bir ağacın … Devamını oku

163-) Yeryüzünü, bütün yıldızları ve ‘güneş’leri tesbih taneleri gibi kaldırıp çevirecek kuvvette bir ele sahip olmayan, kâinatta yaratma ve icat iddiasında bulunamaz.

Yeryüzünü, bütün yıldızları ve ‘güneş’leri tesbih taneleri gibi kaldırıp çevirecek kuvvette bir ele sahip olmayan, kâinatta yaratma ve icat iddiasında bulunamaz. (Sünuhât) Kâinattaki birlik ve bütünlük, bir şeyin her şeyle, her şeyin bir şeyle münasebeti, bir şeyin varlığının bütün kâinatın varlığını gerektirmesi –bir meyvenin varlığı için ağacının çekirdeğinin, havanın, suyun, toprağın, güneşin, kendi ve güneş … Devamını oku