47-İnkişaf Tesellisi

Rabbimiz yarattığı varlıkların kabiliyetlerinin ortaya çıkmasından ve onların kemale doğru yol almalarından memnuniyet duyar. Varlıkların potansiyellerini harekete geçirmeleri, yeteneklerini açığa çıkarmaları, kendileri açısından bir lezzet sebebiyken, bu durum Cenab-ı Hakk tarafından da hoşnutlukla karşılanır. İnsanın istidadına uygun olmayan işler ve hedefler peşinde koşturması, onun hayatını zorlaştıracağı gibi ahiretini kaybetmesine de sebebiyet verebilir. Kişinin istidatlarına göre davranması ve yaşaması ona dünyada ve ahirette kolaylıklar sağlayacaktır. Yaratılmışların ilk kemalleri, var olmalarıdır. … Devamını oku

46-‘Şimdi ve Burada’ Tesellisi

‘Buradaki masa’ ibaresi doğru bir ibare değildir. Hiçbir varlık ‘burada’ olamaz çünkü hiçbir şey bulunduğu yerde bir daha bulunamaz. Dünya kendi etrafında ve güneş etrafında dönmektedir. Bu dönüş esnasında geçtiği bir koordinattan sonsuza dek bir daha geçemeyecektir. Çünkü güneş, etrafındaki gezegenlerle birlikte ayrı bir hareket halindedir ve güneşin içinde bulunduğu galaksi de dairesel olmayan başka bir harekede bilinmeyen bir yere doğru ilerlemektedir. Uzayda … Devamını oku

45-Doğa Tesellisi

İnsanın yapmaya çalıştığı çabaladığı tek şey, başına gelen gelebilecek musibetleri azaltmaya çalışmak ve onları ortadan kaldırmaya uğraşmaktır. Peki, bu başarılabilir mi? Tehlikelerin sayısızlığı çokluğu ve insanın mutlak zayıflığı bu konuda ümit kırıcıdır. Psikolojik bir rahatsızlık birden aniden gelip bizi bulabilir. Umduğumuz şeylerde konularda hayal kırıklığı yaşayabiliriz. Her an karşımıza aklımızdan dahi geçmeyen belalar aniden dikilebilir. Her şey yolunda giderken, öyle bir haber alırız ki, duygu dünyamız … Devamını oku

44-Katlama Tesellisi

Maneviyat bize dertlere katlanmayı değil onları katlamayı öğretir. Elbiselerin, örtülerin, eşyaların katlanma özelliği olmasaydı, evlere sığamazdı insan. Demirin ve diğer metallerin katlanma özelliği olmasaydı sanayi oluşmaz ve hayat devam edemezdi. Katlama özelliği kainatta var olmasaydı, şehirler kurulamaz, binalar yapılamaz, teknoloji oluşamazdı. Kur’an göklerin ve yerin katlarından sıkça bahseder. Katlama hakikati kainatın her yerindedir. Bilim adamlarına göre insanda trilyonlarca DNA vardır. Tek bir hücredeki DNA’yı düz … Devamını oku

43-İhtiyaç Tesellisi

Başa gelen musibetlerin bir sebebi de onlara ihtiyaç duyuluyor olmasıdır. Firavun, Musa Peygamber için bir ihtiyaçtı. Ebu Cehil, Efendimiz (sav) için bir ihtiyaçtı. Bu kötü karakterler, dinlerin yayılmalarına farkında olmadan iyi karakterler den daha önemli katkılar yapmışlardır. Nemrut, İbrahim Peygamber için bir ihtiyaçtı. Hz. Mevlana, “Nemrut’un ateşi İbra him’in tevekkülünü artırdı ” der (Mesnevi, Cilt 6). Mucizelerin yaratılması da bu olumsuz karakterler sayesinde olmuştur. Firavun, sihirbazlarını … Devamını oku

42-Kıyas Tesellisi

Ağrılar, sızılar, kederler izafidir; kıyasla artıp azalırlar. Kıyas ortadan kalktığında, keder dahi bir saadet türü olur. Çektiğimiz acıların büyüklüğü, biraz da acı çekmediğimiz günlerle yaptığımız kıyas yüzündendir. Kederimizi arttıran, kedersiz zamanlarımızla yaptığımız mukayesedir. Sonradan kör olan bir ressamın görmemekten çektiği acıyla, doğuştan ama olan birinin çektiği acı, her ikisi de şimdi göremiyor olmalarına rağmen, aynı olabilir mi? Doğduğumuz günden beri bu acıları çekiyor … Devamını oku

41-Kudret Tesellisi

Bir dileğin gerçekleşmesi için kimi zaman birçok koşulun bir araya gelmesi gerekir. İnsanın bir ihtiyacının görülmesinin yolu bazen ülke meclisinin toplanmasından geçer. Onun hastalığının iyileşmesi, zaman olur, tıp dünyasının yüz yılda aldığı mesafeyi bir ayda kat etmesini gerektirir. Cenab-ı Hakk sadece bir insan için mi dengeleri değiştirecek, sadece onun işi görülsün diye mi milyonlarca insanı ilgilendiren gelişmeleri yaratacaktır? Birçok insanın canını almış … Devamını oku

40-Denge Tesellisi

Hazlar birikmediği gibi acılar da birikmez. Ömrü boyunca ağrı çeken hasta, ağrısının son bulduğu ilk anda, hiç ağrı çekmemiş gibi bir duruma gelir. Yaşadığımız acılar insanın bedeninde birikseydi, acıdan inlemeyen tek bir insan bile kalmazdı. Her elem geçicidir ve geçmesiyle ruhta manevi bir lezzet bırakır. Hüküm giymiş, hapishaneye atılmış ve cezasını bitirmiş bir mahkum, kim bilir nasıl bir mutluluk içerisindedir. O … Devamını oku

39-Keşif Tesellisi

Rabbimizin bizim ibadetlerimize ihtiyacı olmadığı gibi, bize musibet göndermeye veya göstereceğimiz sabra da ihtiyacı yoktur. İbadetler kalp ve ruha şifa olduğu gibi, musibetler de türlü manevi hastalıkların şifasıdır. Bazı hastaların ayakta, bazılarının yatılı tedavi edilmesi, kimi tedavilerin kısa kimilerinin uzun sürmesi gibi, musibetler de uzun sürdüğünde büyük bir hastalığın, kısa sürdüğünde, basit bir hastalığın pratik bir tedavisi olmaktadırlar. Musibetlerin kalp ve … Devamını oku

38-Tutunma Tesellisi

Ad kavmi benzeri görülmemiş bir ihtişama sahipti. Ahalisi iri yapılı, kuvvetli insanlardı. Arazileri verimli topraklar üzerindeydi. Bereketli bağlara ve yeraltında büyük su depolarına sahiptiler. Allah’ın azabından korunmak için dağları yontarak kaleler ve saraylar yapıyorlardı. Yıkılmasını imkansız gördükleri ve onları her türlü tehlikeden kurtaracaklarına inandıkları sağlam binalarda yaşıyorlardı. Bu imkanlar içerisinde Hud Peygamberin uyarılarına kulak tıkıyor ve Allah’tan … Devamını oku