25-Uyum Tesellisi

Müminle dünya arasında hep bir uyumsuzluk olmalıdır. Çünkü dünya mümin için bir gurbettir, onu Cenab-ı Hakk’tan koparmış olan bir yerdir. Onun dünyaya meyletmesi, ondan hoşlanması, onun sistemine yürekten ayak uyduruyor olması, gurbeti vatan telakki etmesi anlamına gelir ki, hayra alamet de ğildir bu hal. Mümin, dünya ile arasındaki mesafeyi korumalı ve aralarındaki mukaddes uyumsuzluğu devam ettirmenin yoluna bakmalıdır. Bu uyumsuzluğu ya … Devamını oku

24-Hediye Tesellisi

Musibetlerin kaynağı insanın hataları ve günahları olsa dahi bu durum, musibetlerin birtakım nimet ve ödüllere sebep teşkil etmeyeceğini göstermez. Musibetin birinci hediyesi, başa gelmesine sebep olan günahın affedilmesidir. İkinci hediyesi, gelecekteki başka nimet ve ödüllerin başlatıcısı olmasıdır. Üçüncüsü, gelmesi mukadder olan bir nimete engel olan o günahın ortadan kalkmasıyla, kader yollarında takılmış o nimetin insana doğru yeniden yola çıkmasının … Devamını oku

23-Sükut Tesellisi

İbrahim Peygamber, Nemrud’un emriyle ateşe atılacağı sırada, Hz. Cebrail, “Ya Rab! Kulun İbrahim sana olan bağlılığından dolayı ateşe atılıyor!” diye inler. Rabbimiz de, “Eğer senden yardım talep ederse ona yardım et!” buyurur. Hz. İbrahim mancınıktan ateşe atıldığında, henüz havadayken, Hz. Cebrail gelip, ”Kurtulmak istiyor musun?” diye sorar. Hz. İbrahim ”Hayır! Yardımına ihtiyacım yok” diye cevap verir. Cebrail, ”Peki seni kurtarması için Allaha yalvarmayacak mısın?” deyince … Devamını oku

22-Dönüş Tesellisi

Musibetlerin gayelerinden bir başkası da, bizi günahlarımızı düşünmeye ve dolayısıyla tevbeye sevk etmesidir. Rabbimiz, Rum Suresi’nin 41. Ayeti’nde; “İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozulmalar meydana geldi. Netice de Allah, yaptıklarının kötü sonuçlarından bir kısmını kendilerine tattıracaktır; umulur ki yol yakınken dönerler” buyurarak, günahlarla, yaşanan olumsuz hadiseler arasındaki bağı göstermekte ve musibetten muradın kulun geriye döndürülmesi olduğunu … Devamını oku

21-Şifa Tesellisi

Elde etmek uğruna elinden geleni yaptığı her şeyin insana yararlı olacağının garantisi yoktur. ‘İlla’ deyip arkasına düşülen konuların bazıları insanı dünyada felakete, ahiretteyse cehenneme sürükleyecek niteliktedirler. İnsan beklentilerin peşinden ısrarla koşar, onları elde etmek için çabalar durur; gün gelir bu ısrarların neticesinde Cenab-ı Hakk onları insana nasip eder, ancak o şeyler bu kez başına bela olur. Bazı insanların ısrarla var … Devamını oku

20-İrşat Tesellisi

Başında yeterince derdi ve musibeti olan insan daima irşat ediliyor haldedir. Zira onların mürşidi olan kederler, yanı başındadır ve onu hiç yalnız bırakmamaktadır. İşte bu yüzden nefs mertebelerini aşmak ve Allah’ a giden yolculuğunu hızlandırmak isteyen biri için musibetlerin gelişi değil, sona erişi hüzün sebebidir. Başa gelen hastalık ve musibetler insanı ikaz eden, ona hakikatleri tesirli bir şekilde bildiren ve beliğ … Devamını oku

19-İşaret Tesellisi

Bu kısacık hayattaki acıları büyük; lezzetleriyse kalıcı görmek hatalı bir bakışın neticesidir. Dünyanın güzellikleri, manzaraları ve mutlulukları kısa bir zaman mutluluk verse bile uzun zaman acı çektirir. Dünya ve içindekiler kendini insana tattırır, iştahını açar, fakat onu doyurmaz. Ya o dünyevi mutlulukların ömrü ya da insanın ömrü kısa gelir. Tatmin olmak için yeterli vakit hiçbir zaman bulunmaz. Bu dünya sadece haz … Devamını oku

18-Paydos Tesellisi

Musibetler ve hastalıklar insana bazen ‘paydos!’ emri verirler. Kişiyi durduran, onu ara vermeye çağıran, onu kendisine, ruh ve kalbine döndüren şey hastalık ve musibetlerin bu ‘paydos!’ emridir. Kimi zaman öncesinde çok çalışıldığı için ‘tebrik’ kimi zaman da yorgunlukları hafifletmek için ‘hediye’ manası taşır musibetler. Cenab-ı Hakk’ın insanı dinlendirmesine ‘işsizlik’ adını takmakla, ona paydos ettirmesini ‘hastalık’ olarak nitelemekle bu gerçekler değişmez. … Devamını oku

17-Vehim Tesellisi

Musibetlere ve hastalıklara lüzumundan fazla ehemmiyet vermek, onları sürekli hatırda tutmak, düşünce alanımızın onunla kaplı olmasına müsaade etmek faydasızdır. Zira musibetlere aşırı ehemmiyet vermek yeni kalp hastalıklarına veya psikolojik sorunlara davetiye çıkarmaktadır. Epikuros der ki; ‘Acı ne katlanılmazdır, ne de sonsuz; yeter ki onun sınırlarını göz önünde bulundur ve kendi imgeleminle onu artırma.” John Berger, Görme Biçimleri’nde der ki, “Nesneler … Devamını oku

16-Tabir Tesellisi

Kainat aydınlık mı, karanlık mı? lztırar mı yoksa huzur mu veriyor evren? Alemi kuşatan sevgi mi, yoksa öfke mi? Yaşam mutluluk mu, yoksa keder kaynağı mı? Bu soruların cevabı kişinin kendisine bağlıdır. Çünkü her şey insanın iç dünyasında olup bitmektedir, dışında değil. Gözlükler siyah olduğunda her şey siyah göründüğü gibi, insan da kaygılı ve endişeliyken her yerde … Devamını oku