Risâle-i Nûr ve Pırlanta kitaplar olmadan Rehberlik mi olur

“En Önemli Mesele,” başlığını taşıyan aşağıdaki metin, hidayet ve marifetullah yolculuğuna ışık tutuyor. Yazar, insana hitap eden metinleri üç ana kategoride ele alarak, özellikle ilham-ı ilahi ile yazılmış metinlerin, günümüz insanının manevi açlığını gidermedeki rolüne dikkat çekiyor. Risale-i Nur ve Pırlanta Serisinin sıradan bir bilgi kaynağı değil, “Allah bilgisi”nin alfabesini öğreten, kalplere iman nuru aşılayan, benzersiz iki kaynak olduğuna dikkat … Devamını oku

Bağdat Ne Kadar  Çeker?

Adamın birisi Bağdat’a gitmek için yola çıkmış. Uzun zaman yol aldıktan sonra, birisine rastlamış. Adama: “Bağdat’a ne kadar zamanda varabilirim?” diye sormuş. “Bilmiyorum.” cevabını alınca da yoluna devam etmiş. Bir müddet sonra diğer adam arkasından bağırmaya başlamış: “Buraya gel!” Adam da mühim bir mesele var, her hâlde bana bir şeyler söyleyecek diye dönüp gelmiş. “Buyur, aklına bir şey mi … Devamını oku

Hizmet insanı

Hizmet insanı, gönül verdiği dava uğrunda kandan-irinden deryaları geçip gitmeye azimli ve kararlı; varıp hedefine ulaştığında da her şeyi sahibine verecek kadar olgun ve Yüce Yaratıcı’ya karşı edepli ve saygılı.. hizmet adına her ses ve soluğu zikir ve tespih, her ferdi mübeccel ve aziz bilip, muvaffakiyetlerinden ötürü alkışlayacağı kimseleri de, putlaştırmayacak kadar Rabb’in iradesine inanmış ve dengeli.. ortada kalmış herhangi bir iş için herkesten evvel … Devamını oku

Gel Seninle Dertleşelim

Safvet Senih: İspanya’da lokantası bulunan Gönül Erlerinden birinin işyerine geç vakitte bir İspanyol gelir ve içki ister. Bizimki ona, “ İçki yok ama, seninle istediğin kadar dertleşebiliriz.” diye bir yakınlık gösterir. İspanyol bu samimi teklifi kabul eder ve sohbete başlarlar. İspanyol, aile hayatından başlayıp hanımından ayrılışını, yaşadığı sıkıntı ve hayal kırıklıklarını anlatır. Bizimki de, derdine ortak olarak, hayatın gerçek mânâsını bildiği kadar anlatmaya çalışır. Bu görüşme … Devamını oku

Ölüm uyandırmadan önce uyanmak gerek

İnsanların Cenab-ı Hakk’ın uyarıları karşısında hemen kendine gelmesi ve onları ciddiye alması lâzımdır. Aksi takdirde, bir istidraç olarak; yani yavaş yavaş cehenneme çekmek için verilmiş bazı imtihan imkânları olarak önümüze serilenlere hiçbir zaman için yanlış mânalar verip gevşek davranmamak, aldanmamak gerekir. Şimdi şu olaya dikkat edelim: Hazreti Musa Aleyhisselam, Firavun’a, “İsrail oğullarını benimle birlikte salıver.” dedi. Firavun bunu kabul etmedi. Allahü Teâlâ üzerlerine tufan gönderdi. … Devamını oku

Ey doğruların yardımcısı olan Allahım!

Gencin birisi Kâbe’de hep; “Ey doğruların yardımcısı olan Allahım! Ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allahım, sana hamdü sena ederim!” diye duâ eder. Biri sorar: “Neden hep ayni duâyı yapıyorsun, başka bir şey bilmiyor musun?” O da şöyle anlatır: 7-8 sene önce yine Kâbe’de iken içinde 1000 altın olan bir torba buldum. İçimden bir ses; “Bu altınlarla, şunları şunları yaparsın!” diyordu. Kendi kendime; “Hayır, bu … Devamını oku

Duası Kabul Olan Kadın

Dr. İşân Hüseyni, Pakistanlı idi. Yaptığı büyük hizmetlerden dolayı ödül almak için uluslararası bir konferansa gidiyordu. Uçağa bindi.. Ancak havada bir arıza olmuş ve yıldırım çarpması sonucu uçak en yakın havaalanına inmek zorunda kalmıştı. Bir sonraki uçak 16 saat sonra kalkacaktı. Sinirlendi ve o toplantıya muhakkak yetişmem lazım. 16 saat bekleyemem diye sinirlenerek bağırdı. Görevliler gideceği şehirin 6 saat uzaklıkta olduğunu ve isterse … Devamını oku

Sabırla Koruk Helva Olur

Safvet Senih: “Herkesin saygı duyduğu bir zat varmış. Bir gün onun hayranlarından duyduğu güzel şeyler münasebetiyle bir adam onu ziyaret etmek için evine gelmiş. Kapıyı çalınca, bir kadın kapıyı açıp ne istediğini sormuş. O da, “Efendi Hazretlerinin namını duydum; ondan feyiz almak, nasihatlarından istifade etmek için ziyaretine gelmiştim. Acaba neredeler?” diye sormuş. Kadın, gayet sert ve kötü bir şekilde, “Ne bileyim, ben … Devamını oku

Harabât ehline hor bakma! Defineye mâlik viraneler var

Allah (celle celâluhu), büyük insanlara büyük işler yaptırdığı gibi bazen de çok küçük insanlara çok önemli misyonlar eda ettirip aşkın vazifeler gördürebilir. Bu mevzuda belki bir davetiye ve çağrı olarak kişinin ortaya koyması gereken husus, kalb safvetiyle O’na teveccühte bulunmak ve asla kimseyi hor-hakir görmemektir. Zira nice derbeder gibi görünen kimseler vardır ki, onların içleri define doludur. Bu hakikati İbrahim Hakkı Hazretleri bir … Devamını oku

Mü’min, Zalim ve Münafık Karşısında Asla Boyun Eğmez!..

Ahmed İbn Hanbel, kırbaçlar altında inliyor; “Kur’an, mahlûktur, diyeceksin!” diye zulmediyorlar. Müslümanlar yapıyor bunu.. [..] Yani, Kur’ân’ın yaratılmış bir şey, Allah’ın yarattığı bir şey olduğunu kabul etmesini istiyorlar. Oysa Kur’ân, kelâm-ı ezelîdir; o, mahlûk değildir esasen. Fakat Yahya İbn Ma’în, işin içinden sıyrılmak için, bir ictihadda bulunuyor. İctihadda hata da olabilir. “Kelam-ı lafzî” itibarıyla, yani bizim ağzımızdan çıkan şekli itibarıyla, kalemimizle sayfalara yazılması itibarıyla, kitap haline … Devamını oku