Bir İrşad Metodu

| Yazar | Dr. M. Selim Arık | Yeni Ümit Dergisi | Ekim-Kasım-Aralık -2005 | Kur’ân, kendi ifadesiyle insanları irşâd ve doğru yolu göstermek için inmiştir. Bu yönüyle Müslümanlar Kur’ân-ı Kerîm’i hem ibadet, hem de hayat rehberi olarak “Ahlâk-ı Hasene” kabul etmişlerdir. Sünnet ise; Kur’an’ın beşer hayatındaki tatbik sahasını gösteren Peygamberî bir yol ve “Üsve-i Hasene”dir. İşte Kur’ân ve Sünnet’in insan hayatına nasıl aksetmesi gerektiğini çok … Devamını oku

Aslanlığınızı kaybetmeyin

-Hoşçakal demeyeceğiz Hoşt çakal diyeceğiz- Günlerin birinde kral arslan ormanda gezinirken karnı acıkınca semiz bir ceylanı devirerek karnını doyurdu. Ancak arslan birkaç gündür keyifsiz ve hastaydı. Çakal, yemekten sonra bir ağaca yaslanan arslanın rahatsız olduğunu sezdi ve yaklaşarak sinsi bakışlarıyla sordu. Çakal: “Kralım sağlığınızın pek iyi olmadığını görüyorum.” Arslan: “Avın eti mideme dokundu, biraz uyursam iyi gelir.” Çakal: “Kralım izin verin midenizi hemen … Devamını oku

Bereket

İtibarlı emirlerden biri Mevlâna’yı ziyarete gelmişti. “Dişi köpeğin yavruları çok, koyunun bir veya en fazla iki tane oluyor. Bütün bir sene koyunlar kesilip yeniyor. Dinen de mübarek hayvan olan koyunun birçok faydaları vardır. Köpek çok fazla yavruladığı ve hiç kimse de onları öldürmediği hâlde, koyunların daha fazla olmasının hikmeti nedir?” diye sordu. Mevlâna Hazretleri: “Koyun seher vakti uyanır, köpek ise uyur. Bundan ötürü koyunun bereketi çok, köpeğin … Devamını oku

Zehirli İnsanlar

Hindistan’da bir hükümdar zehirlenmekten korktuğu için vücudunu yavaş yavaş zehire alıştırmıştır. Sofrasına hep zehirli yemekler konmuştur. Sonunda hükümdar zehirli bir kişi olmuş ve üzerine konan sinekler hemen ölürlermiş. Nefesi bile zehirli olmuş. (Tarihi Hakikatler, İsmail Hami Danişment, Tercüman Yayınları, 1979, İstanbul, cilt:1 sayfa 524) İnternet ortamında bulabildiğim “Zehirli İnsan Profillerini” anlatan en derli toplu yazılardan birisi ile bu tip insanları daha yakından tanıyalım.. … Devamını oku

Kaderden Kaçmak

Birgün adamın birisi koşarak Hazreti Süleyman’ın (aleyhisselam) huzuruna girdi. Adam tir tir titriyordu. Yüzü sararmış, dudakları morarmıştı. Hazreti Süleyman: – Ne oldu sana, bu hâlin nedir? dedi. Adam soluk soluğa cevap verdi: – Azrail bana çok tuhaf bir nazarla, hatta hışımla baktı. İçime tarifsiz bir korku düştü. Sizin adaletinize sığındım, dedi. – Peki, benden ne istiyorsun? dedi Süleyman (aleyhisselam). … Devamını oku

Erken Karar Verme Hastalığı

Çin düşünürü Lao Tzu’dan Nakledilen bir hikaye: Bir köyde bir yaşlı bir adam varmış… Çok fakir… Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki kral bile onu kıskanırmış. Kral at için ihtiyara neredeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. “Bu at, bir at değil benim için… Bir dost. İnsan dostunu satar mı?” Bir sabah kalkmışlar ki at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış. Köylü “Bu … Devamını oku

Sadakalar Kimlere Verilmeli

Muhyiddin-i Arabi Hazretleri, Fütuhat isimli eserinde anlatıyor: “Bir gün İşbiliye’de, hocam Ebü’l Abbas’ın meclisinde bulunuyorduk. İçimizden biri, birisine sadaka olarak bir şeyler vermek istedi. Bir diğeri: Sadakayı neseben yakın olanlara, (akrabaya) vermek daha evladır, dedi. Bu sözü duyan hocam Ebü’l Abbas: – Sadakayı Allah’a yakın olanlara vermek daha evladır, buyurdu. Bazen, yakın akrabaya yardım etmek, nefislerin hayırlı işlere koşmasına manı bahaneler haline dönüşüyor. Az şeyle … Devamını oku

İmam Şâfiî’nin Ağır Sorgulamalarına Maruz Kalışı

İmam Malik ölünce İmam Şâfiî geçimini temin için bir iş aramış ve Yemen’in Necran şehrine devlet memuru olarak gelmek nasip olmuştu ona. İşte bu olay Şâfiî’nin mihneti ile ilgili maceranın başlangıcıdır. Mihnet; yani devlet görevlilerinin ya da halifenin emriyle yapılan sorgulamalar, bir gün İmam Şâfiî’nin de başına gelecekti. Mihnet; devletin resmî görüşüne muhalif ve ardında halk desteği … Devamını oku

Kedi ‘Ya Rahîm, Ya Rahîm’ diyordu.

İbrahim Ablağ anlatıyor: Bizi karşılayan kardeşle birlikte Üstad Bedîüzzaman’ın kaldığı eve gittik. İçeri girdik. Üstad evde oturmuş birşeylerle meşguldü. Biz içeri girince bize, Hoş geldiniz mollalar!’ dedi. ‘Hoş bulduk’ diyerek oturduk ve sohbet etmeye başladık. Sohbet arasında bir kedi geldi, Üstadı etrafında dolaşmaya başladı. Sonra onun yanına oturdu. Üstad, kediyi başından beline kadar sıvazlayarak okşamaya başladı. O, kediyi sıvazladıkça kedi de, Ya Rahim, ya Rahim’ diye mırıldanıyordu. … Devamını oku

İmam Şafiî’den Hikmet İncileri

-Yunus b. Abdü’l-A’lâ anlatıyor: İmam Şâfiî bir gün bana şöyle dedi: “Ey Yunus! Bir arkadaşından sana hoş olmayan şeyler eriştiğinde hemen kin ve nefretle sarılarak dostluğu kesme! Sen ol, git şüpheni kesin gerçekle gider! Kulağına gelen söylentiyi bir tarafa at ve arkadaşına de ki: ‘Senin hakkında kulağıma gelen haberler böyle böyledir… Ne dersin?’ Eğer bu söylentileri inkâr ediyorsa de ki: ‘Tamam kardeşim, sen doğru sözlü … Devamını oku