Mumcunun Faresi

Mumcu Sabih Efendi [Sadri Ertem (1898-1943)] atadan gördüğü mesleği dükkânında devam ettiriyordu. Akşam olunca her zamanki gibi dükkânını kapayıp evine doğru yollandı. Dedesi mum kralı idi. Babası kendisinden daha zengindi. Sabih Efendi ise şimdi fakir. Çünkü elektrik, havagazı, petrol kullanımı arttıkça Sabih Efendi’nin mum satışları azaldıkça azal­dı. Sabih Efendi dükkândan çıktıktan sonra farelerin dükkânda­ki cümbüşü başladı. Fareler bir yandan oynaşmaya diğer yandan mumları … Devamını oku

Fil Yavrularını Yiyen Adamların İbretlik Akıbeti

-Bu Nükte Mevlana Hazretlerinin mesnevisinde geçer- Anlayana ibret.. Anlamayana sadece hikaye.. Hindistan taraflarında yaşayan akıllı ve arif bir derviş sahrada dolaşırken geçmişten tanıdığı “dostum” dediği beş dervişin uzak bir diyardan geldiklerini aç ve çıplak perişan bir halde olduklarını görerek, onlara  dergahında yemek ikram etti. Karınlarını doyuran  bir müddet dinlenen dervişlere tam ayrılacakları zamanda kısa bir nasihat etti. “Biliyorum uzun bir … Devamını oku

Zenginlikle Gelen Gaflet

Gülistan’da şöyle bir hikâye anlatılır:  Hz. Musa (as) zamanında çok fakir biri vardı. O kadar fakirdi ki, kum ile tesettür ederdi. Bu kişi bir gün Hz. Musa’ya, Rabbime benim için duâ et de, beni zenginleştirsin’ dedi. Hz. Musa’nın duâsı üzerine Hz. Allah kendisine, ‘o kuluma söyle, bu hali onun için daha hayırlıdır’ buyurdu. Ama, beriki ısrar edince, kendisine imkân bahşedildi. Bir koyun aldı, bundan … Devamını oku

Kutbun Hususiyeti

Bayezid-i Bistâmî devrinde, ibadet, keşif ve kerâmet sahibi binlerce veli yaşıyordu. Bununla beraber, “asrın kutbu” ümmî bir demirciydi. Bunu öğrenen Bayezid Hazretleri onu görmeye gitti. Demirci her zamanki gibi örsün başında demir dövüyordu. Bayezid Hazretleri selâm verdi. Demirci selâmını büyük bir sevinçle aldı, ellerine sarıldı ve ondan dua istedi. Anlaşılan kendi makamından habersizdi. Bayezid (kuddise sirruhu), tebessüm ederek, – Asıl ben sizin duanıza … Devamını oku

Kalbin Kötülük ve Hased Duygusundan Arındırılması

Allah Resûlünün ve Abdullah b. Amr’ın Cennetle Müjdelediği Bir Müslümanın Hikâyesi Enes b. Mâlik anlatıyor: Allah Resûlü ile oturuyorduk. Resûlullah şöyle buyurdu: “Şimdi, yanımıza cennetlik bir adam gelecek.” Ensâr’dan bir adam; yeni abdest almış, sol elinde ayakkabısı olduğu ve sakalından su damladığı hâlde yanımıza çıkageldi. Ertesi gün oldu, Efendimiz yine aynı şeyi söyledi. Aynı adam yine geldi. Üçüncü gün, Allah Resûlü … Devamını oku

Zulmün Açtığı Sır Kapıları

Evet [“Belaların en şiddetlisi insanların en iyisi, en kâmilleri olan peygamberlerin, sonra derecelerine göre Allah’ın velî kullarının üzerine gelir.” (Buhari, Merdâ: 3; Tirmizî, Zühd: 57; İbn Mâce, Fiten: 23; Darîmî, Rikak: 67; Müsned, 1: 72)] sırrıyla, enbiyanın vârisi olanların türlü türlü belâlara uğramaları, hikmet-i ilâhiye iktizasından olmasıyla, o zümre-i mübareke gibi, Üstad Bedîüzzaman Hazretleride nice belâlara hedef olmuştur. Kastamonu’ya … Devamını oku

Zindanda Kâbeye Açılan Pencere

İbrahim Havas Hazretleri gâipten gelen ve kendisini ismiyle çağıran bir ses üzerine Bizans’a gider. Şehre ulaşınca, Rum Kayseri’nin kızının delirmiş olduğunu ve bir türlü derdine derman bulunamadığını işitir. Aslında, prenses bir vesileyle Barnaba İncili’ni okumuş, onda Peygamber Efendimiz’e dair güzel sıfatları ve harika haberleri görünce gözü açılmış ve hidayete ermiştir. Onun, Peygamber Efendimiz’e inanmasını ve Müslüman olmasını kabullenemeyen kimseler, “Bunun ruhuna şeytan … Devamını oku

99 Kuralı

Rivayet edilir ki Padişahın biri bir gün vezirini huzuruna çağırarak uzun zamandır zihnini meşgul eden “o” soruyu sorar. Der ki ey bilgili vezirim uzun zamandır bana hizmet eden hizmetçimin hayatta benden daha mutlu olduğunu görüyorum, Acaba bunun sebebi nedir? Halbuki onun hiçbir şeyi yok. Ben ise padişahım, her şeyin sahibiyim, ama onun kadar huzurum ve keyfim yok işte bu … Devamını oku

On Beş Gecedir Duâ Ediyorum

Hacı Kemal’in uzun zamandır ilgilendiği çok cömert bir iş adamı vardır. Hacı Kemal ne zaman gitse onu boş çevirmez ama eğitim hizmetlerine karşı biraz mesafeli durmaktadır. Hacı Kemal ister ki o da işin içine girsin, dışarıdan biri gibi davranmasın. Bir gün kendinden yaşça biraz küçük bir eğitim gönüllüsünü yanına alır ve bu iş adamının evine ziyarete gider. Olayın gerisini Abdullah Aymaz’dan dinleyelim: “… … Devamını oku

On Sene Îtikâf Yapmış gibi

İbn Abbas, Mescid-i Nebevî’de itikaf yapıyordu. Biri geldi, ona selam verdi ve oturdu. İbn Abbas, adama şöyle dedi: “Ey filân! Seni çok üzgün ve sıkıntılı görüyorum.” Adam: “Evet, doğrudur. Filân adamın benim üzerinde velâ hakkı vardı; beni, belirli bir bedel karşılığında kölelikten hürriyete kavuşturmuştu. Benim ise, şu kabirde yatan zatın hürmetine yemin ederim ki, onun benden alacağını ödeme gücüm yok.” … Devamını oku