İslam Ümmetinin Fitnesi

Bu dünyada pek çok imtihan vesileleri vardır. Bunlardan biri, belki ilk sırada geleni maldır. Çünkü insanoğlunun düşkün olduğu şeylerin başında mal mülk gelir. Mala, mülke ve zenginliğe, Allah’a karşı vazifelerimizi unutturacak derecede aşırı düşkünlük dinimizde hoş karşılanmaz. إنَّ لِكُلِّ أمَّةٍ فِتْنَةً، وَإنَّ فِتْنَةَ أمَّتِى الْمَالُ. “Her ümmet için bir fitne vardır, benim ümmetimin fitnesi de maldır.“ [Tirmizî, Zühd: 26] Hadiste geçen … Devamını oku

Koruyucu Kalkan

Sadaka vermek ibadettir, ibadetin sebebi Allah’ın emridir, neticesi ise Allah’ın rızadır. Bu nedenle “ibadet yaptık ama başımıza yine bela geldi” denilmez. Kaldı ki, bir belanın binler çeşidi vardır, bunlardan hafif olanın gelmesi bile diğerlerinden Allah’ın koruduğu anlamına gelebilir. Demek ki biz sadakanın belayı def etmeye vesile olduğunu biliriz, ama sadakayı Allah için veririz, sonuç ne olursa olsun sadaka verme ibadeti gerçekleşmiş … Devamını oku

Başkaları İçin İstiğfar

Kardeş olduğu bildirilen müminlerin kendi aralarındaki münasebetleri ve muameleleri, İslam’da çok önemlidir. Onlardan birinin kendisi için istediği bir şeyi kardeşi için de arzu etmesi, istemediği bir şeyi kardeşi için de dilememesi doğrudan İMANININ SEVİYESİNİ ortaya koyan bir davranıştır. Birbirleri için GIYABLARINDA İSTİĞFAR TALEBİNDE bulunmaları, kardeşlik hukukunu gözetme adına çok mühimdir. Üstelik bu herkesin, oturduğu, yattığı, durduğu veya koştuğu bir anda bile başkasına yapabileceği … Devamını oku

Zayıflar İnayet ve Rızık

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) insanların en hayırlısının onlara en faydalı olan kimse olduğunu ifade buyurmuştur (Taberanî, el-Mu’cemu’l-evsat, 6/58). Bu itibarladır ki siz insanlığın yardımına koşarsanız, Allah tarafından yardımsız bırakılmazsınız. İnsanlığa el uzatırsanız, hiç umulmadık yerlerden de size el uzatılır. (***) ـ وعن أبى هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْهُ قال: قالَ رسولُ اللّهِ : [ابْغُونِى ضُعَفَاءَكُمْ، فَإنَّمَا تُنْصَرُونَ وَتُرْزَقُونَ بِضُفَائِكُمْ]. أخرجه … Devamını oku

Zikir Dua ve Sohbet-i Canan Meclisleri

Zikir denince sadece tesbih çekerek Cenab-ı Hakk’ı zikretmeyi anlamamalıyız. Ulûhiyet ve Rubûbiyete ait meselelerin müzâkere edildiği ve zikir, fikir ve tefekkürün beraberce yapıldığı yerler de birer zikir meclisidir. (***) Bir ağacın çekirdekten meyveye kadar dereceleri olduğu gibi, îmânın da öyle farklı mertebeleri vardır ve bu mertebeler arasında, önemli derece atlamaları gösteren sadâkat ve şehâdet de ehemmiyetli ayrı buudlar … Devamını oku

Israr Edilen Küçük Günahlar Büyük Olur

Masiyetin küçüklüğüne büyüklüğüne bakarak değil, kendisine karşı gelinen Zât’ın azamet ve kibriyâsına nazaran günahlardan sakınmak lazımdır. لَا صَغِيرَةَ مَعَ الْإِصْرَارِ ، وَلَا كَبِيرَةَ مَعَ الْاِسْتِغْفَارِ “Üzerinde ısrar edildiği takdirde hiçbir günah küçük sayılamayacağı gibi, istiğfar ile başı ezilen bir günah da asla kebîre olarak kalamaz.” (Deylemî, Müsned 5/199; Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb 2/44) fehvâsınca, esas büyük günahlar, üzerinde ısrar edilen … Devamını oku

Zulüm Cezasız Kalmaz

“Küfür devam eder ama zulüm devam etmez!”  Küfür, mahkeme-i kübraya kalır; Allah huzur-u kibriyasında onu cezalandırır; fakat zulüm umumun hukukuna tecavüz, masum insanların hukukuna tecavüz olduğundan dolayı er-geç dünyada cezasını bulur. Zulmedenler cezalarını bulurlar. إِنَّ اللّٰهَ عَزَّ وَجَلَّ لَيُمْلِي لِلظَّالِمِ فَإِذَا أَخَذَهُ لَمْ يُفْلِتْهُ ثُمَّ قَرَأَ: وَكَذٰلِكَ أَخْذُ رَبِّكَ إِذَا أَخَذَ الْقُرَى وَهِيَ ظَالِمَةٌ إِنَّ أَخْذَهُۤ أَلِيمٌ شَدِيدٌ “‘Allah, … Devamını oku

Peygamberlerin Ve Şehitlerin Gıbta Ettiği İnsanlar

Hz. Ömer (ra) anlatıyor:“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Allah’ın kulları arasında bir grup var ki, onlar ne peygamberlerdir ne de şehidlerdir. Üstelik Kıyamet günü Allah indindeki makamlarının yüceliği sebebiyle peygamberler de, şehidler de onlara gıpta ederler.” Orada bulunanlar sordu: “Ey Allah’ın Resulü! Onlar kim, bize haber ver!“ “Onlar aralarında ne kan bağı ne de birbirlerine bağışladıkları bir mal olmadığı halde, Allah’ın ruhu … Devamını oku

Aç Kurdun Sürüye Verdiği Zarardan Beter

Ka’b İbnu Mâlik (ra) anlatıyor: “Resulûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Bir sürüye salınan iki aç kurdun sürüye verdiği zarar, kişinin mal ve şeref hırsıyla dinine verdiği zarardan daha fazla değildir.” [Tirmizî, Zühd, 43] Mânası şudur: Kişinin mal ve şeref için gösterdiği hırs veya bu iki şeye olan sevgisi dine fesad ve zarar getirir, tıpkı aç iki kurdun … Devamını oku

Deccalin Ateşinde Yanmayı Tercih Eden Talihliler

Hz. Huzeyfe (ra) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Deccal çıktığı vakit beraberinde su ve ateş vardır. Ancak halkın ateş olarak gördüğü tatlı sudur;  halkın su olarak gördüğü ise yakıcı bir ateştir. Sizden kim o güne ererse, halkın ateş olarak gördüğüne düş(meyi kabul et)sin. Çünkü o, tatlı soğuk sudur.” (Buhârî, Fiten 26, Enbiya 50; Müslim, Fiten 105; Ebu Davud, Melahim 14) Hadis, Deccal’le … Devamını oku