İyilerden Olmak

Adamın birisi, Hazreti Ayşe validemize: – Ey mü’minlerin annesi, insan kendisinin iyilerden olduğunu nasıl bilir? diye sormuş. Ayşe validemiz: – Kendisinin kötülerden olduğunu bildiği zaman, demiş. – Kendisinin kötülerden olduğunu nasıl bilir? demiş adam… – Kendisini iyilerden gördüğü zaman, buyurmuş Hazreti Ayşe annemiz. * * * Bediüzzaman Hazretlerinin, “Dünya karşıma geçip bana iyisin iyisin dese, benim iyi olduğuma beni inandıramaz!” sözü bu meseleyi çok güzel … Devamını oku

Elmalılı Hamdi Yazır

1878 yılında Antalya’nın Elmalı ilçesinde doğdu. Aslen Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Yazır köyünden olan babası Numan Efendi, Elmalı Şer’iye Mahkemesi’nde başkâtipti. Hâfızlığını Elmalı’da tamamladı. Tahsilini tamamlayabilmek için dayısı ile birlikte İstanbul’a gelerek Ayasofya Medresesi’ne yerleşti. Beyazıt Camii’ndeki derslerine devam ettiği Kayseri’li Mahmud Hamdi Efendi’den icazet aldı. Hat derslerine de devam ederek icazet alan Elmalılı, Mekteb-i Nüvvâb’ı birincilikle bitirdi. Bir taraftan da kendi gayretleriyle edebiyat, felsefe ve musikî öğreniyordu. Ülkenin geleceği … Devamını oku

Üçlü Filtre Testi

”- Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun? Sokrates: Bir dakika bekle. Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum.  Buna “Üçlü Filtre Testi” deniyor. -Üçlü filtre mi? Sokrates : Doğru. Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin … Devamını oku

İmam Fahreddin Râzî

Aslen Taberistanlı bir aileye mensup olan İmam Fahdeddin Râzî, Hicrî 543 yılında (1149) Büyük Selçuklu Devleti’nin başkentliğini de yapmış olan Rey’de dünyaya geldi. Babası Ziyaüddin Ömer (ö. 559/1164) Eş’arî kelâmcısı olması yanında aynı zamanda iyi bir Şafiî fıkhı âlimiydi. Hitabetindeki etkiden dolayı kendisine Rey’in hatibi anlamında Hatibü’r-Rey deniliyordu. Tabii olarak ilk hocası babasıydı ve İmam Râzî, zaman zaman bu konudan tefsirinde bahsetmektedir. Öğrenimine, doğduğu Rey şehrinde babasından … Devamını oku

Hacca Gitmek mi? Mazluma Mağdura Yardım mı?

Genellikle Hacc ve Umre mevsimleri başta olmak üzere zaman zaman Herkesin merak ettiği ve yer yer de sohbet-i Canan meclislerinde gündem olan bir konu.. Etrafında muhtaçlar varken hacca umreye gidilmese daha mı iyi olur.. Evvelen şunu beyan edelim ki, Hacc İslamın en temel farzlarından birisidir. Tirmizi’de geçen bir rivayette deniyor ki: Mekke’ye gidebilecek kadar binit ve … Devamını oku

Mehmet Akif Ersoy

Mehmet Akif, 1877 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi Emine Şerife Hanım, babası Temiz Tâhir Efendi’dir. İlk tahsiline Emir Buhârî Mahalle Mektebi’nde başladı. İlk ve orta öğreniminden sonra Mülkiye Mektebi’ne devam etti. Babasının vefâtı ve evlerinin yanması üzerine mülkiyeyi bırakıp Baytar Mektebi’ne başladı ve onu birincilikle bitirdi. Tahsil hayâtı boyunca yabancı dil derslerine ilgi duydu. Bir taraftan Fransızca ve Farsça öğrenen Mehmet Akif, diğer yandan da, bir âlim olan babasından Arapça … Devamını oku

Sağır Kurbağa

Kurbağalar bir gün yarışma düzenlemiş. Hedef; çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir kurbağa sürüsü de arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış. Seyirciler arasındaki hiçbir kurbağa yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: ”Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!” ” Asla başaramazsınız!” “İmkansız!” “Boşuna uğraşmayın!” Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye … Devamını oku

Seyyid Kutub

Hacı İbrahim Kutub’un oğlu olarak 1906’da Asyut kasabasına bağlı Kalia köyünde dünyaya geldi. Babası, köyde sayılan bir kişi ve Vatan Partisi’nin bir üyesi olarak bilinmekteydi. O zaman bu partinin başkanlığında Mustafa Kâmil vardı. Hacı İbrahim Kutub ziraatla uğraşır, elde ettiği mahsulün bir kısmını satar, bir kısmını da fakirlere infak ederdi. Annesi de çok mütedeyyin ve asil bir aileye mensuptu. Seyyid Kutub’a terbiyesiyle, sevgi ve şefkatiyle … Devamını oku

Zeynel Abidin

Medine’deki fakirler her sabah kalktıklarında kapılarında bir çuval erzak bulurlarmış. Bir sabah bakmışlar ki o günkü çuval yok. Biraz sonra salâ verilmeye başlamış. Medine sokakları Zeynel Abidin Hazretlerinin vefat ettiği haberi ile çalkalanıyormuş. Halk büyük bir üzüntüye gark olmuş. Son görev için Zeynel Abidin Hazretleri’ni yıkayan imam efendi, mevtanın sırtında içi su dolu iri iri yaralar görmüş. Sırrını anlayamamış. Ehl-i Beyt’ten bir zat bu yaraların … Devamını oku

İmam Gazâlî

Hicrî 450/1058 yılında Tus şehrinde doğan Gazâlî’nin esas adı, Ebû Hâmid Muhammed İbn Muhammed İbn Ahmed’dir. İlme olan aşkı, varlığını etrafta çabuk hissettirmiş ve kısa sürede kendisine müracaat edilen bir kaynak olmuştu. Ancak yaşadığı yüzyıl, siyasî bakımdan oldukça çalkantılıydı. Hasan Sabbah, gizli bir şer teşkilâtı kurup, etrafındaki fedâilerle dehşet saçan hareketlere girişmişti. Diğer taraftan kendini de masum, hata etmez ve günahsız imam diye tanıtıyordu. Bu … Devamını oku