Herşey Nihayetinde Meylettiği Tarafa Yıkılır

Behlûl Dânâ Hazretleri, yol üzerindeki bir vîrânenin yıkılmak üzere eğilmiş duvarına bakıp âkıbetini tefekküre dalardı. Yine bir gün endişe ile bakarken duvar birden çöküverdi. Behlûl Dânâ Hazretleri’ni bir sürur kapladı. Onun bu sevincine mânâ veremeyen insanlar merakla sebebini sorduklarında: “−Duvar meyilli olduğu tarafa yıkıldı!” dedi. “−Peki bunda şaşılacak ne var?!” dediklerinde şu hikmetli cevabı verdi: “−Mâdemki dünyadaki her şey … Devamını oku

Bir Günah Destanı : Rahip Barsisa

Bir zaman israiloğulları içinde Barsisa denilen bir ibâdet ehli vardı. Zahitliğinin ünü, doğuya batıya erişmişti. Nerde bir hasta varsa, ona su yollarlardı,o suyu okur, üflerdi; hasta içince sağlık ve esenlik bulurdu. Herkes de bilir ve anlardı ki bu onun soluğunun eseridir. Çok geçmedi ki halk, bu sağlık-esenlik, filan ilaçtan meydana gelir mi ki diye ilaçların tesirinde şüpheye … Devamını oku

Duâ Hazinesi

İnsan, Cenab-ı Hakk’a ihlâsla kul olursa, Cenab-ı Hak da her şeyi onun emrine musahhar eder, hele iç inleyişi ve hıçkırıklarla süslü bir dua kesinlikle cevapsız kalmaz. Bunu bir kıssa ile izah etmeye çalışalım. Adalet ve faziletiyle tanınan Horasan Valisi Abdullah Bin Tahir’in yasakçıları, akşam evine dönmekte olan bir demirciyi hırsız zanlısı olarak içeri atarlar. Demirci suçsuzdur. Namazını kıldıktan sonra gözyaşlarıyla duaya yönelir: … Devamını oku

Dualarımız neden kabul olmaz

Gecenin karanlığında, kimselerin görmediği vakitlerde bir dilenci gibi O’nun rahmet kapısının tokmağına dokunmalıyız. Biz, “Dua edin ki kabul edeyim.” (Gâfir, 40/60) mesajını gönderen Allah’a (celle celâluhu) yüreğimize hançer saplanmış, uçaktan düşüyor veya denizde boğuluyor gibi samimi dua etmeliyiz. Dua ederken kalp balansının ayarı iyi yapılmalı ve Allah’a olan itimat tam olmalıdır. Dua edeceğimiz anda içimizden geçirdiğimiz her şeyi Allah mutlaka bilir; … Devamını oku

Vazifeni yap Vazifeyi İlâhîyeye karışma

Allah, sevmiş; insanı yaratmış. Sevmiş, kâinatı onun emrine vermiş. Sevmiş, sevdiği Zâtı ona muallim, rehber yapmış. O rehber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah’ı kullarına sevdirin ki, Allah da sizi sevsin.” (Taberânî, Mu’cemül-Kebir, 8/90-91) ferman buyurmuş. Öyleyse, insanın aslî vazifesi Allah’ı tanımak ve tanıtmak, sevmek ve sevdirmektir. Sevmek, itaati gerektirir. İtaat yoksa sevgi de yok demektir. Merhum Samsunlu Hoca … Devamını oku

Darılma yok Dayanma Var

“O sizin Samsunlu hocanız” namıyla bilinen merhumun “Bir Günlük Hayat” adlı adlı eserinde kaleme aldığı bir yazı.. Kâinatta öyle hadiseler olmaktadır ki insanı yer yer sarsmakta ve ümit kırmaktadır. Hâlbuki insan şu dünya ekranında kendisine takdir edilen rolü oynamakla, konumunun hakkını vermekle mükelleftir. Hadiseler ne kadar büyük olursa olsun, sıkıntılar ne kadar çekilmez bir hâl alırsa … Devamını oku

Gayretullah

Bir zat, çeşmenin başında kovasını doldururken, sonradan gelip atını/katırını sulamak isteyen bir başkası ona haksız yere bir tokat aşk etmiş. Mazlum insan, belki gözyaşları içinde kovasını yarım doldurmuş ve hüzünle Pîrinin yanına gelmiş. Onun hâlini görüp hadiseyi öğrenen Hazret, heyecanla “Aman! Derhâl oraya git ve o zata basit bir mukabelede bulun!” demiş. O ermiş zat, aslında bu tavsiyesiyle şefkatin … Devamını oku

Hak Sillesinin Sadası yoktur Bir Vurdumu Hiç Devası Yoktur

Rivayet edilir ki Akşemseddin Hazretleri’nin takva sahibi torunlarından olan Abdülkadir Çelebi‘nin  bir yoncalığı vardır. Yoncalıkta yetiştirdiği yeşillikle ineğini otlatır, sütüyle helalinden geçinip gider, kimseye yük olmak istemez.. -Ne var ki hak hukuk tanımayan kaba kuvvet sahibi bir çoban, her gün koyunlarını Çelebi’nin yoncalığından geçirir, yetişmiş yeşillikleri yedirir, Çelebi’nin ineğine otlayacak ot bırakmaz. -Bir gönül insanı olan Çelebi, bu çobana bir hatırlatır, … Devamını oku

Büyükler Hakkında Konuşmak

Bir gün bir şahıs, Sa’d İbn Ebî Vakkas’ın (radıyallahu anh) da içinde bulunduğu bir toplulukta Hz. Osman ve Hz. Ali (radıyallahu anhüma) hakkında ileri-geri konuşup duruyordu. Her ne kadar Sa’d (radıyallahu anh) adama susmasını söyledi ise de, adam onu dinlemeyerek güft u gûsuna devam etti. Onun bu vurdumduymaz tavrı karşısında, Allah’ın Mucîb ismine mazhar ve bunu da hayatında bir iki … Devamını oku

Hak Dostlarıne suizan ve iftiranın bedeli

ALLAH dostları ve Masum insanlar hakkında suizan edip iftira atanlar birgün Büyük sıkıntılara/dertlere düşüp Hakk dostlarına ve o masum insanlara muhtaç olur. Tarih bunun örnekleriyle dolu biz sadece Hasan Sezai hazretlerinin şu menkıbesi ile şimdilik yetinelim. Rivâyet edilir ki: Hasan Sezâî Efendi zamânında, Edirne’de, kötü yola düşmüş bir kadın vardı. Bir zaman bu kadın hâlisâne olarak tevbe edip, eski hâlinden vazgeçti. Sâlih ameller işlemeye … Devamını oku