Ekonomik Kriz ve Takva

1960’larda Hindistan’da büyük bir ekonomik kriz yaşanır. Temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları hiç görülmemiş bir şekilde artar. Eşyalardaki pahalılık artık halkın dayanamayacağı bir duruma gelir. Halk büyük âlimlerden olan Muhammed Yusuf Kandehlevi’nin yanına gelip bu durumu şikâyet ederek pahalılıktan ve fiyat artışından yakınırlar. Ondan bu duruma karşı ne yapmaları gerektiğini sorarlar. Kandehlevi onlara şu önemli nasihati yapar ve der ki: “İnsanlar ve eşyalar Allah … Devamını oku

Hızır’ı Bulun

İnsan terbiyesinde okul ve öğretmenin büyük bir tesiri olduğu gibi ailenin de ciddi bir önemi ve tesiri vardır. Tevarüs yoluyla aileden taşınan unsurlar da insanın yetişmesinde önemli bir yere sahiptir. Soydan iyi hasletler gelebildiği gibi kötü hasletler de gelebilir. Fakat bu kötü huylar iyi bir terbiye ile rehabilite edilebilir. İyi eğitim almamış kimselerde ise zaman zaman bu kötü hasletlerin hortladığına şahit olmak pekâlâ mümkündür. … Devamını oku

Atacağımız Limonu Sıkmayız

İnsan, Allah’ın (celle celâlûhu) sanatını ve esma-ı ilahiyeyi yansıtması, donanımı, dünyada bulunuş keyfiyeti, rahmâniyet ve rahîmiyetin kendisinde odaklaştığı bir varlık olarak, sevilmeye ve değer verilmeye en layık olan varlıktır. Her bir insanın kıymet ve mahiyeti kâinat çapındadır. Hele hele inanmış bir insansa söz konusu olan. Ondaki iman cevheri onu değerler üstü değerlere ulaştırır ve o bununla ebedi bir cennete ehil hâle gelir. Onun … Devamını oku

Kur’ân’a Yapılan Hizmet Küçük Değildir

Ali İhsan Tola anlatıyor: Denizli Mahkemesi Başkanı Ali Rıza Efendi, talebeliğinde İstanbul’da Bediüzzaman Hazretlerini tanımış… Denizli mahkemesinde de başkan olarak davayı çok iyi takip edip incelemiş. Bediüzzaman Hazretlerinin sırf Allah rızası için iman ve Kur’an’a hizmet etmek isteyen bir İslâm alimi olduğuna kanaat etmiş. Fakat üyelerden ikisi çok menfî imişler. Mutlaka mahkûmiyet kararı verilmesini istiyorlarmış. Onun için, başkan kararı erteleyip duruyormuş. Nihayet bu üyelerden birisi izine ayrılmış. Bunun … Devamını oku

Size Günahkâr Bir Genç Teslim Edilse

Molla Resül, 1872 yılında doğmuş, Siirt’e bağlı Garzen’lidir. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin Van talebelerindendir. 1923 yılında Van’a gelen Bediüzzaman Hazretleri üç yıl kadar Nurşin Camii, Erek Dağı ve Çoravanis’te kalmıştır. Alim bir zat olan Molla Resül, Üstad Hazretlerinden birkaç yaş büyüktür. Risale-i Nur Külliyatından evvel Van’da yazılmaya başlanan “Nur’un İlk Kapısı” isimli eserde Molla Resül’ün el yazısı bulunmaktadır. Bu eser daha sonra Burdur’da tamamlanmıştır. … Devamını oku

Hamsi Tarifi

Hocaefendi Kestanepazarı’nda idarecilik yaparken talebeleri çok sever, bir o kadar da onları korumak, geleceğe iyi hazırlanmalarını sağlamak için onları sıkı bir disipline, takibe tâbi tutardı. O günkü şartlarda, çocukların boş zamanlarını, hafta sonu, sömestir hatta yaz tatillerini bile onların yetişmeleri adına nasıl değerlendirebileceğini planlıyor, bu konuda büyük bir çaba harcıyordu. Çünkü okul sezonunda ilmi, irfanı artan, müspet manada kazanımlar edinen … Devamını oku

Yalana Cübbe Gerçeğe Can

İnsan, hakikate yürürken çoğu zaman zanneder ki bu yol sadece bilgiyle, sözle ya da zahirî amellerle aşılır. Oysa hakikat yolculuğu, kalbin derinliklerinde yaşanan bir inkılaptır. Bu yol; akıldan ziyade aşkın, sözden ziyade hâlin, görünenden ziyade görünmeyenin yoludur. Hakikî terakki; ene’nin/benliğin terbiye edilmesiyle kulun kendini mutlak acz içinde idrak etmesiyle başlar. İnsan, sahip olduğu her şeyi Allah’tan bilmedikçe ve kendine ait hiçbir şey görmedikçe, hakikatin … Devamını oku

Ya Resulallah! Hele bir bak kim geldi?

İnsan, kalbinin derinliklerine doğru yol aldıkça anlar ki; hakiki mesafe, ayaklarla kat edilen yollar değil, nefsin kat ettiği merhalelerdir. Dış âlemde yürüyen beden, iç âlemde yürüyen kalbin çok gerisinde kalabilir. Nice yolculuklar vardır ki, insanı mekâna ulaştırır; fakat onu hakikate ulaştırmaz. Kalbin Zümrüt Tepeleri’nde anlatıldığı üzere, kulluk yolunun en çetin menzilleri, görünmeyen dağların aşılmasıdır: enaniyetin eritilmesi, benliğin silinmesi, “hiç” olabilme ufkuna varılmasıdır… Çünkü insan, benliğinden sıyrılabildiği … Devamını oku

Süleymaniye Camii ve bir tas yoğurt.

Kanuni Sultan Süleyman İstanbul’daki Süleymaniye Camii’ni yaptırırken ustalara sıkı sıkı tembih etmiştir. O; “Bu eserin sadece benim amel defterime kaydolmasını arzu ediyorum. Kimsenin bunun içinde bir katkısı olmasını istemiyorum. Sakın kimseden bir şey almayın” der. Ustalar çalışıyor, cami kubbe kubbe yükseliyor. Cami inşaatına yakın bir yerden bir nine, ustaları ve o koca mabedi seyrediyor. İçinden de yardım hevesi duyuyor. Fakat … Devamını oku

Kotan Ağa ve Mağdur-Mazlum Duası

Abdullah Aymaz Arkadaşımız Prof. Dr. Yunus Serin’in Hocamızın babası Ramiz Hocadan naklettiği gerçek bir olayı dinledikten sonra kendisinden bu hatırayı yazıp göndermesini istirham ettim. O da gönderdi. İbret ve istifadeye vesile olması dileğiyle sizlere aynen takdim etmek istiyorum: Ramiz Hoca’nın Kotan Ağaya Tecdidi İman ve Tevbe-i İstiğfar Yaptırmasını anlatacağım. Ramiz Hoca 30 yaşına kadar seferberlikten dolayı dini eğitim alma … Devamını oku