44-) İnsanın Cenab-ı Hakk tarafından yeryüzünde halife kılınması

İnsanın Cenab-ı Hakk tarafından yeryüzünde halife kılınması, Allah’ın hükümlerini icra ve kanunlarını tatbik etmesi içindir. Bu ise, ilme bağlıdır. [İşârâtü’l-İ’caz, “Bakara Sûresi, 31–33. âyetlerin tefsiri, 2. Vecih”.] İNSANIN YERYÜZÜNDE HALİFELİĞİ VE İLİMLER İnsan, yeryüzüne kendi iradesi ve kudreti ile gelmemiştir. O, yeryüzüne kendi iradesi ve kudreti ile gelmediği, dünya hayatına kendi iradesi ve tercihi ile bırakılmadığı gibi, yine iradesinden kaynaklanmayan … Devamını oku

43-) Bir ağaca bakmak gibi, kapılarından bir saraya ve İslâm veya Müslüman sarayına girmenin de iki yolu vardır

Bir ağaca bakmak gibi, kapılarından bir saraya ve İslâm veya Müslüman sarayına girmenin de iki yolu vardır; biri, iyi niyet taşıyan ve gerçekten hakikat arayıcı insanların, diğeri ise, maksatlı kişilerin yoludur. (Lem’alar, “13. Lem’a, 13. İşaret”) Nasıl bir ağaca ve bir ağaç gibi düşünüldüğünde İslâm ağacına bakış veya yaklaşımın iki yolu vardır; bunu gibi, bir saraya ve … Devamını oku

42-) Doğruya götüren mü’mince ve dalâlete götüren kâfirce iki türlü bakış açısı

 Bir ağaca ve kökü göklerde, dalları bütün yaratılmış varlık âlemine yayılmış İslâm ağacına biri doğru, doğruya götüren ve mü’mince, diğeri yanlış, dalâlete götüren ve kâfirce iki türlü bakış açısı vardır. (Mesnevî-i Nûriye, “Katre, 1. Bab”) İKİ FARKLI BAKIŞ AÇISI Bir ağacın canlılığı, faydaları ve sağlamlığı hakkında bilgi sahibi olmak için insanlar ona iki şekilde bakarlar. Birinci şekil, ona kökünden … Devamını oku

41-) Tenkitçilik Hastalığı

Maddecilik, manevî bir vebadır. Telkin, taklit ve tenkitle yayılmaktadır. Oysa tenkide sevkeden, hak ve hakikat aşkı ile bunları bâtıldan tenzih arzusu olmalıdır. [Tulûât; Mektûbât, “Hakikat Çekirdekleri”; 108] TENKİTÇİLİK HASTALIĞI Modern çağın en önemli hastalıklarından biri de tenkitçiliktir. İspatın delil, düşünme, muhakeme ve çalışma istemesi, müsbet hareketin, tamir ve inşânın nefse rağmen olması ve inanmanın nefse bazı sorumluluklar yüklemesi gibi … Devamını oku

40-) Bâtıla düşüp, hakkı iptale çalışan, bâtılı hak nazarıyla alır

Mübtıl (bâtıla düşüp, hakkı iptale çalışan), bâtılı hak nazarıyla alır. [Sözler, “Lemeât”] Cenab-ı Allah (c.c.), insanı kerim yaratmıştır; yani insan, yaratılıştan asil, şerefli ve pek çok donanıma sahiptir. Bu asalet ve donanımla insan, aile ve çevre şartlarının tesiri altında vicdanı tamamen tefessüh etmedikçe, yaşayışı ve davranışlarıyla kalbi bütün bütün bozulmadıkça hakkı ve hakikati arar. O, bu şekilde hakikatin madenini kazarken, farkına … Devamını oku

39-) Selef âlimlerinin aralarındaki tenkitler ve Ümmet’in büyükleri aleyhinde hürmetsizlik ve emniyetsizlik telkini

 Selef âlimlerinin aralarındaki tenkitleri onlar aleyhinde kullanarak Ümmet’in büyükleri aleyhinde hürmetsizlik ve emniyetsizlik telkin ederek İslâmiyet’in kudsiyetini zihinlerde sarsmak da, en tehlikeli bir cerbezedir. [Tulûât] SELEF ÂLİMLERİNİ TENKİTTE İNSAFSIZ BİR CERBEZE ŞEKLİ Asrımızda, hattâ son asırlarda en tehlikeli bir cerbeze türü daha var ki, o da, selef âlimleri arasındaki tenkitleri onların aleyhinde kullanarak, İslâm Ümmeti’nin büyükleri aleyhinde … Devamını oku

38-) Cerbeze ve Cerbezenin özelliği

Bilhassa çok boyutlu büyük işlerde yalnız kusurları görmek, cerbezeliktir; aldanır ve aldatır. Cerbezenin özelliği, bir kusur veya kötülüğü sümbüllendirerek iyiliklere galip etmektir. [Tulûât] PEK ÇOK YÖNLERİYLE CERBEZE VEYA DEMAGOJİ Cerbeze, herhangi bir insanda bulunabilecek bozguncu sıfatlardandır. Bilhassa bir mü’minde, Din’e hizmet eden bir cemaatte, kapsamlı veya çok boyutlu bir işte veya bir harekette görülen menfî bir veya birkaç … Devamını oku

37-) Propaganda, zalim cerbezenin gayr-ı meşru çocuğudur.

Propaganda, zalim cerbezenin gayr-ı meşru çocuğudur. Ona mukabele, o yalancı silâhla olmamalı, belki doğruluk ve hak ile olmalı. Bir tane sıdk (doğruluk), bir harman yalanı yakar. [İşârât.] Müslüman’a yakışan, hiçbir konuda propaganda gibi yollara, yalan, hile ve mübalâğaya başvurmamaktır. Daima doğrular söylenmeli, haktan ve hakikatten sapılmamalıdır. Harman edilmiş yalanı, yalan yığınını bir doğru yok edivermeye yeter. | Risale-i … Devamını oku

36-) Meleği şeytan gösteren inat

 İnadın gözü, meleği şeytan görür. [Sözler, “Lemeât”] Özellikle taraftarlık, ideolojik saplantı, nefsaniyeti okşayan siyasî yanlılık, cahillik, kin, haset, düşmanlık ve enaniyet gibi faktörlerden kaynaklanan inat ve taassup veya fanatizm, insanı çok büyük yanlışlara iter. Böyle biri, kendi ideolojisini veya aynı siyasî görüş ve taraftarlığı paylaşan şeytan da olsa, ona “melek” der ve rahmet okur. Meleği karşı tarafta görse, onu ise … Devamını oku

35-) Manâ-yı harfî, manâ-yı ismî, niyet ve nazar

Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsil hayatımda yalnız dört kelime ile dört kelâm (söz) öğrendim. Kelimeler: Manâ-yı harfî, manâ-yı ismî, niyet ve nazardır. [Mesnevî-i Nûriye, “Katre, Mukaddime”.] MANÂ-YI HARFÎ, MANÂ-YI İSMÎ, NİYET VE NAZAR Harflerin kendi başlarına manâları yoktur; onlar, ancak başka harflerle bir araya gelip bir kelime oluşturdukları zaman manâ ifade ederler. Dolayısıyla, harfler, kendilerinden başka bir manâya, içinde bulundukları … Devamını oku