36-) Meleği şeytan gösteren inat

 İnadın gözü, meleği şeytan görür. [Sözler, “Lemeât”] Özellikle taraftarlık, ideolojik saplantı, nefsaniyeti okşayan siyasî yanlılık, cahillik, kin, haset, düşmanlık ve enaniyet gibi faktörlerden kaynaklanan inat ve taassup veya fanatizm, insanı çok büyük yanlışlara iter. Böyle biri, kendi ideolojisini veya aynı siyasî görüş ve taraftarlığı paylaşan şeytan da olsa, ona “melek” der ve rahmet okur. Meleği karşı tarafta görse, onu ise … Devamını oku

35-) Manâ-yı harfî, manâ-yı ismî, niyet ve nazar

Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsil hayatımda yalnız dört kelime ile dört kelâm (söz) öğrendim. Kelimeler: Manâ-yı harfî, manâ-yı ismî, niyet ve nazardır. [Mesnevî-i Nûriye, “Katre, Mukaddime”.] MANÂ-YI HARFÎ, MANÂ-YI İSMÎ, NİYET VE NAZAR Harflerin kendi başlarına manâları yoktur; onlar, ancak başka harflerle bir araya gelip bir kelime oluşturdukları zaman manâ ifade ederler. Dolayısıyla, harfler, kendilerinden başka bir manâya, içinde bulundukları … Devamını oku

33-) Gerçeği arayan araştırmacı, dalgıç gibi olmalı

Gerçeği arayan (araştırmacı), dalgıç gibi olmalı; zamanın tesirlerinden sıyrılabilmeli; mazinin derinliklerine dalmalı; mantığın terazisiyle tartmalı; her şeyin kaynağını bulmalıdır. [Muhakemât, “1. Makale, 5. Mukaddime”] Zamanın hem düşünce hem de davranışlar üzerinde tesiri vardır; dolayısıyla bir söz, bir davranış, hattâ kişiler, içindeki yaşadıkları zaman, mekân ve şartlar içinde değerlendirilmelidir. Eğer geçmişe, geçmişte yaşanmış bir hadiseye, geçmişte söylenmiş bir söze ve … Devamını oku

32-) Bir şey, kendisine iki ayrı bakış açısından bakıldığında iki farklı manzara gösterir

Bir şey, kendisine iki nazar ile veya iki ayrı bakış açısından bakıldığında iki farklı manzara gösterir. Bunların ikisi de hakikat olabilir. [Sözler, “24. Söz, 3. Dal, 12. Asıl”] Eşya ve hadiselerin çok yüzleri vardır. Ayrıca, onlara faklı niyetlerle farklı bakış açılarından yaklaşımlar olur. Meselâ, bir mimarî esere, bir camiye bir mimar kendi açısından, bir edebiyatçı kendi açısından, hattâ … Devamını oku

31-) Zamanda ve mekânda uzaklığın muhakeme ve değerlendirme üzerindeki tesiri

Zamanda ve mekânda uzaklığın muhakeme ve değerlendirme üzerinde tesiri çoktur. Haber de, görme gibi değildir. [Mesnevi-i Nûriye, “Reşhalar, 4. Reşha”] İnsan, çok defa geçmişi veya uzaktaki bir mekânı, bulunduğu zaman ve mekâna göre değerlendirme temayülündedir. Yani o, içinde bulunduğu zaman ile mekânı veya şartları dikkate alarak tarihi, tarihî hadiseleri ve şahsiyetleri veya başka mekânları ve orada olup bitenleri … Devamını oku

30-) Hakikat karşısında objektif muhakeme denilen şey, çok defa şeytanın bir oyunudur

Bilhassa bir hakikat karşısında objektif muhakeme denilen şey, çok defa şeytanın bir oyunu olup, muhalif tarafı tutmak manâsına gelir. [Mektûbât, “26. Mektup, 1. Mebhas”; Sözler, “15. Söz’ün Zeyli”] TARAFSIZLIK VEYA OBJEKTİFLİK TUZAĞI Bediüzzaman hazretlerinin tesbit buyurduğu en önemli gerçeklerden biri de budur. İnsanlar, çok defa objektif düşünce, objektif muhakeme adı altında yanlışa ve dalâlete sürüklenmektedirler. Oysa genellikle objektif … Devamını oku

29-) Meseleler, iki kısımdır

Meseleler, iki kısımdır: Birisinde bilgi ve fikirlerin birbirine eklenerek destek vermesi tesir eder, hattâ o mesele buna dayanır. Diğer kısmında ise, esas itibarıyla destek ve yardımlaşma tesirsizdir. Onların tamamlanması, gerçekleşmesi âdeta birden olur. [Muhakemât, “1. Makale, 2. Mukaddime”] Bazı işler, bazı konular ve meseleler vardır ki, yardımlaşma, dayanışma ve fikirlerin birbirine destek vermesiyle gelişir ve tekemmül eder. … Devamını oku

28-) Kim bir şeyle çok meşgul olursa, çoğunlukla başka şeylerde anlayışsız olur.

Kim bir şeyle çok meşgul olursa, çoğunlukla başka şeylerde gabîleşir (anlayışsız olur). Bu sırdandır ki, maddî meselelerle fazla uğraşan, maneviyatta gabîleşir ve sathî olur. [Muhakemât, “1. Makale, 2. Mukaddime”] Bu, son derece önemli bir gerçektir. Bir insanın istidat ve kabiliyetlerine göre bir meslekte, ilim dalında, sanatta, zenaat ve işte ilerlemesi, uzmanlaşması, fena fi’s-sanat olması güzeldir. Yalnız burada bir tehlike … Devamını oku

27-) Kör Bir Noktada Boğulmak

Nefsin vücudunda bir körlük vardır. O körlük, zerre büyüklüğünde bile kaldığı sürece hakikat güneşinin görünmesine mâni bir perde olur. Kâinata sığmayan insan, böylece gider, tek bir noktada boğulur. [Mesnevî-i Nûriye, “Katre’nin Zeyli”] KÖR BİR NOKTADA BOĞULMAK İnsan, son derece girift ve kompleks bir varlıktır. Bazen neyi ve niçin yaptığını kendisi bile anlayamaz. Bu bakımdan, tarih boyu dinler, insana … Devamını oku