Kul hakları

KUL HAKLARI Kul hakları denilince, genellikle insanların aklına maddi haklar gelmektedir. Halbuki hayatımızdaki manevi hak ihlalleri diğerlerinden çok daha fazladır. Dinde, imandan sonra en önemli yeri alan sâlih amellerin bir rüknünü de kul haklarına riayet teşkil eder ki, Hz. Üstad bunu şöyle ifade ediyor: “İ’lem Eyyühel-Aziz!  İmana ait bilgilerden sonra en lâzım ve en mühim … Devamını oku

144-) Dinin Temel Meseleleri ve Azami İhtimam Gösterilmesi Gerekli Değerler

DİNİN TEMEL MESELELERİ °°°Önsöz°°°    Dünya işlerinde bile, doğru bir hedefe ulaşabilmenin ilk şartı doğru yerden başlamak ve doğru bir çizgi takip etmektir. Plan ve programsız olarak, belli bir sıra gözetilmeden yapılan hiçbir çalışma insanı maksadına ulaştırmaz. Her konu ve her meselede, önce aslın ele alınması, teferruatın ise buna bina edilmesi çok önemlidir. Ebedî hayatımızı … Devamını oku

143-) Tebliğ ve irşad Hizmetleri Karşılığında Ücret ve Ücret Talebi

“TEBLİĞ VE İRŞAD VASITALARI OLAN ŞEYLERDEN ŞAHSÎ KAZANÇ TEMİNİ?” °°°Önsöz°°°    Bir zamanlar ülkemizde, dinî hizmetlerin her türlüsü bir ücret karşılığında yapılır hâle gelmişti. Yüzyıllardır devam eden ve bir gelenek halini alan bu sevimsiz durum, hem dinin itibarına, hem de din adamlığı kavramına çok büyük zararlar verdi. Kısaca “cercilik” denilen bu meslek! gereği, Kuran’ı kerim okumak, mevlit okumak, ölmüş … Devamını oku

Kazananlar ve Kaybedenler

KAZANANLAR Doğru Yoldayız Güzel Âkıbet Müttakîlerindir!.. KAYBEDENLER Müfteriler Suskunlar İtirafçılar İtiraf mı? Acıyacaksınız Anlatacaksınız Diyecekler KAZANANLAR VE KAYBEDENLER Peygamberler ve hayatta iken cennetle müjdelenenler hariç, şahıs olarak bu büyük dünya imtihanını kimin kazanıp kazanamayacağını kimse bilemez. Fakat kazananların vasıfları bellidir. Kimde bu vasıflar varsa onlar kazanıyorlar demektir. Tabii bizim bilmediğimiz başka günahları yoksa. Kazanmanın da, kaybetmenin … Devamını oku

162-) “Eşyaya masnû (sanatlı yapılmış, sanat eseri) olarak baktığınızda.. Eşyaya mahlûk (yaratılmış) olarak baktığınızda

“Eşyaya masnû (sanatlı yapılmış, sanat eseri) olarak baktığınızda Ĥâliq’ı düşünün, aksi halde tabiatperestliğe düşersiniz. (onun Yaratıcı’nın eseri olduğunu düşünmez ve onu tabiata mal edersiniz.) Eşyaya mahlûk (yaratılmış) olarak baktığınızda Sâni’i düşünün, yoksa eşyadaki sanatı göremezsiniz.” (Mesnevî-i Nûriye, Sözler, Tabiat Risalesi ) Bu hatırlatma, hem tevhid, hem ma’rifet-i İlâhî adına son derecede önemlidir. Eşya, sadece tek bir yönüyle ve Cenab-ı Allah ile … Devamını oku

161-) Her bir masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki.. Ve her bir mahlûkun cephesine öyle bir hâtem vurulmuştur ki..

Her bir masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki, ancak herşeyi ĥalkeden Ĥâliq’a mahsustur. Ve her bir mahlûkun cephesine öyle bir hâtem vurulmuştur ki, her şeyi yapan Sâni’den başka kimse de o hâtem bulunmaz. (Mesnevî-i Nûriye, “Lem’alar, 1. Lem’a”.) Hz. Üstad Bediüzzaman’ın bu tesbiti, hem Cenab-ı Allah’ı tanıma, hem de Kur’ân’ı ve Risale-i Nurlar’ı anlama adına çok önemlidir. Bu sebeple … Devamını oku

Etkili İnsanların 12 Ortak Özelliği

1. Komut beklemezler, inisiyatif alır ve yaparlar. 2. Kurban rolünü seçmezler. Çözüme odaklanırlar. 3. Şikayet etmezler, hallederler. 4. Bilmediklerini kabul eder, sonra hızla öğrenirler. 5. Fikirleri sadece konuşmakla kalmaz, harekete geçirirler. 6. Empati kurarlar ve gerçekten dinlerler. 7. Başkalarının gözden kaçırdığı noktaları farkederler. 8. Başkalarının gözden kaçırdığı eğilimleri fark ederler. 9. Zor durumları duygusal zekâyla … Devamını oku

Yirmi Dört hayat tavsiyesi

1. Size güvenen insanların sırlarını saklayın. “Bir kimse söylediği sözlerinin (o anda muhatabı olan kimselerin dışında) kimsenin duymasını arzu etmiyorsa (bunu bir şekilde belli ediyorsa), ‘Sözlerimi kimseye söyleme!’ şeklinde bir talimatı olmasa da bu söz bir emanettir, hiç kimseye söylenmemesi gerekir.” (Mecmau’z-Zevaid, h. no: 13166) Böyle bir Söz karşısındaki insana söylenmiş bir emanettir. Onun bu sözü başkasına söylemesi emanete ihanettir. Konuyla ilgili … Devamını oku

Tilkinin Eti Helâldir” Fetvâsı Verirse

İnsanların çoğu bazı yanlarıyla azıcık parlak bir insan ortaya çıkınca, onun arkasından sürüklenebilirler. “Kitle psikolojisi” denen bir şey var. Bu tarihî tekerrürler devr-i dâimi içinde hep devam edegelmiştir. Hazreti Nuh’a “sâhir” demişler, “kâhin” demişler, “büyücü” demişler. Hazreti Hûd’a başka bir şey demişler. Hazreti Sâlih’e başka bir şey demişler. Hazreti Musa’ya başka bir şey demişler. Demişler… Efendimiz’e demedik bir şey bırakmamışlar. Demedik şey bırakmamışlar… Demek ki, bu yolda yürüyenlerin kaderi, böyle!.. Allah alınıp-satılmaktan, … Devamını oku

Dua Zırhı

Üstad’ın ilk talebelerinden Vanlı Molla Hâmid Ekinci, hatıralarını anlatırken diyor ki: “Dağda kışın kalmak için bir yer yapmıştık. Harabe gibi kapısı açıktı. Üstadımızın yatağını yukarıda bir yerde yapmıştık. Biz misafir fakihlerle beraber iki sıra hâlinde yatıyorduk. Kapı ortada idi. Bana su getirmemi söylemişti. Su on beş dakika uzakta idi. Korkudan gitmek istemedim. “Niye korkuyorsun, anlat!” dedi. “Yırtıcı hayvanlardan korkuyorum.” dedim. … Devamını oku