73-) Nasip Tesellisi

Rızıklandırma, kainattaki en önemli kanunlardan biri ve Rahman esmasıyla insanları buluşturan noktadır. Rızık, dünyanın farklı yerlerine dağıtılmış ve elde edilmesi şartlara bağlanmıştır. Bunun sebebi insanı hareketlendirmek ve onu ataletten kurtarmaktır. İnsanın ataletten kurtuluşu, onun karnının doyurulmasından daha yüksek bir değer taşır. Asıl rızık uyuşukluktan kurtulmaktır. Erken kalkan, hayata heyecanla atılan, doğadaki tazeliği günün ilk saatlerinde süzmeye başlayan insanoğluna bunu yaptıran rızık arayışı … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-35

Büyük âlimlerden ehl-i kalb bir insan, Hazreti Üstad’ın iman hakikatlerini ele alışına, anlatışına, tahlillerine ve onları neşretmedeki üslûbuna çok hayran kalıyor. Nur Risaleleri’nin, yazılması çok zor, pek kıymetli eserler olduğunu ve bunların sadece düşünüp taşınmakla kaleme alınamayacağını söylüyor. Eserlerin çoğaltılmasının ve neşrinin de ancak çok güçlü bir kaynağa dayanmak suretiyle gerçekleşebileceğini ifade ediyor. Nur Müellifi ve iman hizmeti hakkındaki takdirlerini her … Devamını oku

Sohbet ve Hizmet

Din nasihattır. Sohbet ve nasihat nâsih için bir sorumluluk, nasihat edilen için de bir fırsattır. Müşrik arapları sahabe yapan iksir Efendimizin sohbet ve nasihatlarıdır. Bir bilgiyi kitaptan okumakla bir başkasının ağzından, hele hele doğrudan doğruya kaynağından almak arasında çok fark vardır. Meselâ bizler kitaplardan binlerce hadis-i şerif okuyabilir, hattâ ezberleyebiliriz ama onları bizzat Efendimizden dinlemiş … Devamını oku

142-) Efendimiz ve ilk Müslümanların başkalarının imanlarını kurtarmadaki cehd ve gayretleri

°°°Önsöz°°°    Bu hayatta, herkesin kendine ve seviyesine göre yaşamasının bir anlamı, ondan beklentileri, idealleri, bütün bunların içinde de temel bir yaşama sebebi vardır. Bu durum, çocukluk, gençlik ve olgunluk çağları itibariyle yaşa göre değişebildiği gibi, akıl, kalb, ruh ve genel anlamda manevî olgunluk seviyelerine göre de çok farklıdır. Bizim hayata verdiğimiz mânâya bağlı olarak, onu yaşamanın gayesi değişir, … Devamını oku

Sıla-i Rahim ve Getirdikleri

“Sıla”, kavuşmak, ulaşmak, akrabayı ziyaret etmek, müminlerle görüşmek ve alâkayı devam ettirmek manâlarına gelmektedir. Sıla-i rahim ise akraba ve yakınları ziyaret etme, hâl ve hatırlarını sorma, gönüllerini alma ve alâkayı koparmama demektir. Sıla-i rahimin dinimizdeki yeri çok büyüktür. Kur’ân’da namaz, zekât gibi farz ibadetlerden hemen sonra zikredilir. Açık ya da ima ile pek çok âyette sıla-i rahim nazara verilir. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de … Devamını oku

160-) Madem bir harf, kâtibini göstermeksizin olmaz; sanatlı bir nakış, nakkaşını bildirmemek olmaz. 

Madem bir harf, kâtibini göstermeksizin olmaz; sanatlı bir nakış, nakkaşını bildirmemek olmaz. Nasıl olur ki, bir harfte koca bir kitabı yazan, bir nakışta bin nakşı nakşeden, bir tohuma bir ağacı derceden, bir insan ferdini bütün kâinatın modeli yapan Nakkaş, kendi kitabıyla ve nakşıyla bilinmesin? (Sözler, “22. Söz, 5. Bürhan”) Evet, bir köy muhtarsız, bir iğne ustasız ve … Devamını oku

159-) Bir köy, muhtarsız olmaz. Bir iğne, ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. 

Bir köy, muhtarsız olmaz. Bir iğne, ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf, kâtipsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket Hakim’siz olur? (Sözler, “10. Söz”) Bir kâğıdın üzerinde rastgele konmuş bir nokta bile görsek “Bu noktayı buraya mutlaka bir koyan vardır.” der, yani, o noktayı kendisine, kâğıda, hattâ kaleme atfetmeyi aklımıza bile getirmez, bunun yerine, onu koyan … Devamını oku

158-) Göze görme kapasitesi ve mideye açlık veren ile, sema gözüne ışık sürmesini çeken ve yeryüzünü gıda sofrası olarak seren, aynı Zat’tır. 

Göze görme kapasitesi ve mideye açlık veren ile, sema gözüne ışık sürmesini çeken ve yeryüzünü gıda sofrası olarak seren, aynı Zat’tır. (Sözler, “Lemeât”) İnsan göz, kulak, burun, dil ve deri gibi duyu organlarına; sevgi, merhamet, şefkat, nefret, öfke, yardımlaşma vb. hislere; aradabir açlık hisseden maddî mide ile birlikte sürekli doyma ihtiyacındaki akıl midesine sahiptir. Yine insan, üşür, yanar, yorulur, susar; bunların yanısıra, pek çok şehvetlerle dopdoludur. Göz … Devamını oku

İlâhî şifreler ve kudsî harfler ile Duâ

Sûrelerin başlarındaki “Elim Lâm Mîm… Tâ Sîn…” gibi ilâhî şifreler ve kudsî harfler, havada gizli ve ince ve ilâhî münasebetlerini ihtizaza ve titreşime getirecek birer düğüm ve düğmedir. Yeri göklere, hatta Arş’a bağlayacak mânevî telefon ve telgraf haberleşmesini sağlamaları vazifeleridir ve birer ilâhî, kudsî şifre olmalarının gereğidir. MADEM, mazlumun ve yetimin ağlamasından Arş-ı Âzam ihtizaza gelir.. bu harflerle yana yakıla … Devamını oku

Dünden Bugüne Aynı Endişe

Muhammed Harzemşah’ın etrafındaki bazı kişiler, makamlarını ve itibarlarını kaybedecekleri korkusu ile Mevlâna Hazretlerinin babası Baha Veled Hazretleri hakkında Harzemşah’ı endişelendirecek şeyler söylüyorlardı. Baha Veled, Belh halkını tamamıyla kendisine bağlamıştır. Bizi ve sizi kabul etmiyor, kıymet vermiyor. Emr-i bi’l-ma’rufla kendini meşhur ederek saltanatı ele geçirmek istiyor. Bu hususta hiç vakit kaybetmeden çareler düşünmek ve harekete geçmek gerekmektedir diyorlardı. Dostlarından bazıları, … Devamını oku