84-) Fanilik Tesellisi

Mezarlıklarda dolaşan insan, başkalarına kendini beğendirmeye uğraşmanın lüzumsuzluğunu, bazı şeylere üzülmenin veya sevinmenin anlamsızlığını, önemsemediği birçok meselenin aslında beş para etmeyen işler olduğunu idrak eder. Dünyanın aldatıcılığını yüreğinde hisseder, işte bu yer benim gerçek ikametgâhım, eninde sonunda varacağım kara topraklı kabrim, der. Mezarlıktakilerin hallerini düşündükçe, bu dünya oyuncayla kendini aldatmış olduğuna kanaat getirir. Ama insan, meğer aldanmışım … Devamını oku

Doğruluk ve Yalanın Neticeleri

Abdullah b. Mesud (radıyallâhu anh) rivayet ediyor: عَلَيْكُمْ بِالصِّدْقِ، فَإِنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إِلَى الْبِرِّ، وَإِنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إِلَى الْجَنَّةِ وَمَا يَزَالُ الرَّجُلُ يَصْدُقُ وَيَتَحَرَّى الصِّدْقَ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللّٰهِ صِدِّيقًا. وَإِيَّاكُمْ وَالْكَذِبَ، فَإِنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إِلَى الْفُجُورِ وَإِنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إِلَى النَّارِ. وَمَا يَزَالُ الرَّجُلُ يَكْذِبُ وَيَتَحَرَّى الْكَذِبَ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللّٰهِ كَذَّابًا “Size doğruluk yaraşır. Doğruluk … Devamını oku

KALB ve GÖNÜL (Kalb ve Gönül Kırmak )

Kalbteki Değerler Ev Sahibine Saygısızlık Bunu Kimler Yapar İnsan Kalbiyle İnsandır Allah Kalbi Kırıklarla Beraber Gönül Yarası Sürecin Getirdiği Hassasiyet Herşeye Rağmen KALB ve GÖNÜL KALP, genellikle birisi maddî, cismanî, diğeri  manevî olmak üzere iki mânâda kullanılır. Bunlardan birincisine YÜREK, diğerine de gönül denilir. Cismânî kalp (yürek), damarlarımıza kan pompalayan ve hayatımızın devamına vesile olan en … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-45

“Kıyamet Günü ortaya o güne has tam doğru ve hassas terazileri koyar ve insanların dünyada iken yaptıklarını tartarız da, kimseye en küçük bir haksızlıkta bulunulmaz. Hardal danesi ağırlığınca da olsa yapılan her işi tartıya koyarız. Hesap görücüler olarak Biz yeteriz.” (Enbiya, 47) Evet Hardal tanesi gözlerin görebileceği en küçük, terazide de en hafif olan nesneyi tasvir etmektedir. Hesap … Devamını oku

M. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Eserlerinde Efendimiz (s.a.s.)

M. Fethullah Gülen Hocaefendi, yaptığı vaaz ve sohbetlerle, yazdığı eserlerle iman ve Kur’ân hakikatlerine hizmet eden bir mütefekkir ve nadide bir şahsiyettir. O’nun yeni eserleri ve sohbetleri yayınlanmaya devam etmektedir. Biz buraya belirli bir zaman dilimine kadar yayınlanmış olan eserleri arasında O’nun ne denli bir Peygamber aşığı olduğunu gösteren İnsanlığın İftihar Tablosu ile ilgili kullandığı sıfat … Devamını oku

Risale-i Nur Külliyatı’nda Efendimiz’in İsim ve Sıfatları

Risâle-i Nur Külliyatı, Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin iman ve Kur’ân hakikatlerini zamanına ve hatta günümüze en uygun bir biçimde anlattığı eserler mecmuasıdır. Bu eserlerin sahibi Bediüzzaman hazretleri, ilim ve irfanıyla hem kendi zamanının hem de günümüzün insanına iman hakikatlerini aklî ve naklî delillerle anlatmıştır. Bu külliyat içerisinde O’nun Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) olan sevgisinin bir tezahürü olarak da anlaşılabilecek … Devamını oku

182-) Kâinatı idare eden Zât, her şeyi nizam ve mizan içinde muhafaza etmektedir.

Kâinatı idare eden Zât, her şeyi nizam ve mizan içinde muhafaza etmektedir. Nizam ve mizan ise, ilim, hikmet, irade ile kudretin tezahürüdür. (Sözler, “10. Söz, 7. Hakikat”) NİZAM, İNTİZAM VE DENGENİN HER BİRİ HARİKA MİSALLERİ Apaçık bir gerçek olarak, kâinatın tamamında ve varlıkların her birisinde tam bir düzen, sistem ve denge sözkonusudur. Bu denge o kadar muhteşem, aynı … Devamını oku

181-) Varlıkta her bir türe dair bir ilim teşekkül etmiş ve etmektedir.

Varlıkta her bir türe dair bir ilim teşekkül etmiş ve etmektedir. Her bir ilim, (bu türle ilgili) genel kaidelerden ibarettir. Kaidelerin genelliği, o türde olan düzen ve sistemin güzelliğini ortaya koyar. Demek ki bütün (tabiî) ilimler, (yaratılış ve kâinattaki) düzen ve sistemin güzelliğine doğru birer şahittir. (Muhakemât, “Birinci Makale, 9. Mukaddime”) BİLİMLERE VÜCUT VEREN KÂİNATTAKİ MUHTEŞEM … Devamını oku

180-) Nasıl bulunduğu yerde kamu malından kırk parayı çalan bir adam, bütün hazır arkadaşlarına birer dirhem almasını kabûl ile bunu hazmedebilir..

Nasıl bulunduğu yerde kamu malından kırk parayı çalan bir adam, bütün hazır arkadaşlarına birer dirhem almasını kabûl ile bunu hazmedebilir; öyle de “Kendime mâlikim” diyen adam, “Her şey kendine mâliktir.” demeye ve itikad etmeye mecburdur. Bunun gibi, tabiatın perdesi ile Allah’ın nûrunu görmeyen insan, her şeye ulûhiyet verip, kendi başına musallat eder. (Sözler, “30. Söz, 1. … Devamını oku

8 -) Hayâtü-s-Sahâbe (Amr b. Âs’ın İslâm’a Giriş Hikâyesi-Hâlid b. Velîd’in İslâm’a Girişi)

16. Amr b. Âs’ın İslâm’a Giriş Hikâyesi Amr b. Âs (radıyallahu anh) şöyle demiştir: “Hendek Savaşı’ndan döndüğümüz gün, Kureyş’ten görüşümü benimseyen, sözümü dinleyen adamları bir araya getirdim ve onlara: “Vallahi siz de biliyorsunuz, ben, Muhammed’in davasının görülmemiş bir gelişme ile hâkim olduğunu görüyorum. Benim bir düşüncem var, siz ne dersiniz?” diye sordum. “Nedir senin düşüncen?” dediler. “Habeşistan’a gidip Necâşî’ye sığınalım. Onun … Devamını oku