176-) Madde, asıl olmayıp, manâ sebebiyle vardır ve manâ ile varlığını devam ettirir.

Madde, asıl olmayıp, manâ sebebiyle vardır ve manâ ile varlığını devam ettirir. Madde, kendisine hizmet edilen değil, hizmet edendir. Madde, hakim değil, mahkûmdur. Madde, asıl ve öz değil, yarılıp yırtılmaya hazır bir kabuktur. (Sözler, “29. Söz, 1. Maksat, 1. Esas”.) Materyalistlerin, insanın madde üzerindeki tasarrufunu göre maddeye varlıkta asliyet, hakimiyet ve yaratıcılık vermeleri, doğrusu insanoğlunun en utandırıcı hurafelerinden biridir. Açıkça … Devamını oku

175-) Madde ve Hayat Münasebeti

Tesir, faaliyet ve tasarruf lâtif, nûranî ve mücerret şeylerin, etkilenme ve tasarrufa açık bulunma ise maddî, kesif ve cismanî şeylerin hususiyetidir. (Mesnevî-i Nûriye, “Habbe, Zeylü’z-Zeyl”) Semâlardan yeryüzüne, orada cemadâttan bitkilere, hayvanlara ve insana kadar bütün varlığın yönü hayata doğrudur. Ve varlık hayata doğru yol aldıkça daha çok şeffaflaşır. Hayat bütünüyle şeffaf ve manevî olduğu içindir ki, hakikati maddede arayan ve … Devamını oku

174-) Kudret masdardır, Kader mistardır

Kudret masdardır, Kader mistardır. Kudret, o manâlar kitabını o mistar üstünde yazar. (Sözler, “26. Söz, 3. Mebhas, Mukaddime”) Bir bina yapmak için, önce mimar, onu ne için kullanılacak ve dolayısıyla nasıl bir bina olacaksa ona göre zihninde tasarlar. Bu, binanın ilmî varlığıdır. Demek ki, varlıkta gaye önce gelir ve gayeye göre varlık önce zihinde ilmî şeklini alır. Sonra, binanın zihindeki ilmî varlığı plana dökülür. Mimar … Devamını oku

173-) Materyalistlerin “tabiat” dedikleri şey, olsa olsa ancak bir san’at olabilir, sâni‘ olamaz.

Materyalistlerin “tabiat” dedikleri şey, olsa olsa ancak bir san’at olabilir, sâni‘ olamaz. Bir nakıştır, nakkaş olamaz; ahkâmdır, hakim olamaz; bir şeriat-ı fıtriyedir, şâri’ olamaz; mahlûk bir perde-i izzettir, yaratıcı olamaz; münfail (alan, kabûl eden) bir fıtrattır, fâtır bir fail olamaz. Kanundur, kudret değildir ve kâdir olamaz. Mistardır, masdar olamaz. (Lem’alar, “30. Lem’a, 6. Nükte, 1. Şua”) … Devamını oku

172-) Mükemmellikler Zâtın mükemmelliğini gösterir.

Eserdeki mükemmellik fiilin mükemmelliğini, fiildeki mükemmellik isim veya unvanın mükemmelliğini, isim veya unvandaki mükemmellik sıfatın, sıfattaki mükemmellik şe’nin, şe’ndeki mükemmellik zâtın mükemmelliğini gösterir. (Sözler, “22. Söz, 2. Makam, 10. Lem’a”; Mesnevî-i Nûriye, “Lem’alar, 14. Lem’a”) Eser, onu meydana getiren fiilin kalitesini gösterir. Meselâ, bir bina, bina yapma fiilinin; bir resim, resim çizme fiilinin; bir yazı veya kitap, yazı … Devamını oku

171-) Cismen büyük olma, nitelik açısından da büyük olmayı gerektirmez.

Cismen büyük olma, keyfiyet (nitelik) açısından da büyük olmayı gerektirmez. (Sözler, “Lemeât”) Güneş sistemi, bir atomdan daha hayret verici değildir. Güneş sistemini bir atoma sığdırmak, belki daha büyük sanattır. Kur’ân’ın bir misal ve temsil vasıtası olarak kendisinde atıfta bulunduğu bir sineğin (Bakara Sûresi/2: 26; Hacc Sûresi/22: 73) vücudu, hayatı, yaptıkları, yaratılması, bir fiilin vücudundan, hayatından ve yaratılmasından belki daha … Devamını oku

170-) Her bir şey birer mühr-ü Ehadiyet ve birer sikke-i Samediyettir ve mekânın kâtibini gösterir.

Her bir çiçek, her bir meyve, her bir ot, hattâ her bir hayvan, her bir ağaç, birer mühr-ü Ehadiyet ve birer sikke-i Samediyet olduklarını; bulundukları mekân ise, bir mektup suretini almasıyla bir imza olarak o mekânın kâtibini gösterir. (Lem’alar, “30. Lem’a, 4. Nükte, 3. İşaret”) Cenab-ı Allah (c.c.), İsimleri’nin tecellileriyle kâinatı yaratmıştır. Kâinattaki bir şeyin varlığı için her şeyin … Devamını oku

169-) Ya bütün eşyanın yaratıcısı Allah’tır veya Allah, hiçbir şeyin yaratıcısı değildir.

Eşyanın yaratılması veya var kılınması mevzuunda ‘mûcibe-i külliye’ sâdık olmadığı takdirde ‘sâlibe-i külliye’ sâdık olur. Yani, ya bütün eşyanın yaratıcısı Allah’tır veya Allah, hiçbir şeyin yaratıcısı değildir. (Mesnevî-i Nûriye, “Zerre”) Nasıl insanın bütün hücreleri ve organları arasında tam bir birlik ve münasebet vardır ve insan, yüz trilyon civarındaki hücreleri ve bütün organları ile tek bir bütündür, kâinat … Devamını oku

168-) Allah’ın Kudret ve icraatını insanın güç ve icraatına kıyas..

 Yaratılışın manâdan maddeye geçmesini, Cenab-ı Allah’ın madde ve maddî varlıklar yokken bunları vücuda getirmesini, yani ihtirayı anlayamama, Allah’ın Kudret ve icraatını insanın güç ve icraatına kıyas edip, kavrayamamaktan ileri gelmektedir. (Muhakemât, “3. Makale”) Cenab-ı Allah’ı kabûl etmeyip maddeye yaratıcılık veren materyalistlerin, tabiata, kanunlara, “tabiat kuvvetleri”ne ve sebeplere yaratıcılık veren tabiatperestlerin, eşyanın kendi kendisinin yaratıcısı olduğunu iddia eden inkârcıların, Allah’ın Kudreti ile … Devamını oku

167-) Eşyanın icadı, yani var kılınması, ya yoktan var etme (ihtira) ile veya terkip, teşkil ve inşâ suretinde olur.

Eşyanın icadı, yani var kılınması, ya yoktan var etme (ihtira) ile veya terkip, teşkil ve inşâ suretinde olur. Her iki durumda da eşyanın varlığı için her şeyi görür göz, her şeyi işitir kulak, her şeyi bilir ilim, her şeyi bir gaye istikametinde dileyen irade ve her şeye yeten kudret gereklidir. (Lem’alar, “23. Lem’a, Hâtime, 3. … Devamını oku