184) Her şey, nefsinde manâ-yı ismiyle ve manâ-yı harfiyle ve Sâni’-i Zülcelâl’in İsimleri’ne ayna olması cihetiyle
Her şey, nefsinde manâ-yı ismiyle fânidir, yoktur, sonradan olmadır. Fakat manâ-yı harfiyle ve Sâni’-i Zülcelâl’in İsimleri’ne ayna olması cihetiyle ve sorumluluğu itibariyle şahiddir, meşhuddur, vâciddir, mevcuddur. (Sözler, “26. Söz, Zeyl”) Cenab-ı Allah (c.c.), Vâcibü’l-Vücud’dur, yani O’nun varlığı, zarurî-dir. Madem bir realite olarak varlık vardır; ancak varlığı mutlak, bütün varolma hususiyetlerine sahip bulunanın varlığı elbette zarurî olacaktır. … Devamını oku