Vücudu Hacamatla Temizlemeli

Vücuttaki bağışıklık sisteminin düzene girmesi ve atıklardan kurtulmak için yapılması gereken en önemli helal yöntem hacamattır ve geç olmadan hepimizin uygulaması gereken bir stratejidir. ”Bir kimse ayın onyedi, ondokuz ve yirmibirinde hacamat olursa her dertten şifa bulur.” (E. Davud Tıp H. 3861; Tirmizi Tıp H. 2051) ”Sıcaklar şiddetlenince, kan aldırmak suretiyle yardım isteyin. Zira kan … Devamını oku

Geç Olmadan Çocuklara Hacamat Yaptırılmalı

İranda kermenşah tıp fakültesinde 1 yaş üzeri 10 yaş altı 4 bin denek den 3 bin çocuğa hacamat yapılmış , diğer 1000 çocuğa hacamat yapılmamış ve aradaki fark şöyle gözlemlenmiştir; 1- Altına ıslatma problemleri olan çocuklarda %92 oranında başarı gözlemlenmiştir. Bunlardan %83 oranı tamamen altına ıslatmayı bırakmış, küçük bir oran ise çok az veya nadiren … Devamını oku

Hacamat ve Hacamatın Faydaları

Yazar : Prof. Dr. Ömer Serranur  Sayı : 5 Ağustos 1, 2017 İtiraf etmeliyim ki hacamat konusunda ilk akademik makaleyi okuduğumda çok şaşırmıştım. Deney hayvanlarında yapılan bir çalışma, hacamatın kalp krizine iyi geldiğiyle ilgiliydi. Laboratuvar hayvanlarında kalbin bazı damarlarını bağlayarak krize sebep olmuşlar, daha sonra bu hayvanlara hacamat uygulamışlar. Çalışmanın takip ettiği sürecin sonunda kriz geçiren kalbin … Devamını oku

Allah Diyen Genç..!

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip memleketin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş, “Evlâdım! Şehrin girişinde, tam yol ağzına otur, kim ne derse desin sadece ‘Allah’ diye cevap ver.” demiş. Fakir genç denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan “Allah” demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. “Allah” diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah … Devamını oku

Adetullah’tandır..

Tarih boyunca hak yolda yürüyen herkes mutlaka bir bedel ödemiştir. Peygamberlerden sahabelere, büyük âlimlerden gönül sultanlarına kadar her biri, inandıkları değerler uğruna zorluklara göğüs germiş, iftiralara uğramış, sürgünlere gönderilmiş, hatta canlarını vermiştir. Çünkü bu yol, kolay bir yol değildir. Bu yol, sabır, sebat ve teslimiyet ister. İşte bu yüzden hakikat yolunun çilesi; Allah’ın değişmeyen sünnetidir. Her çağın kendine has karanlığı, her devrin kendine mahsus zalimi, her asrın ayrı bir … Devamını oku

56-Tahammül Tesellisi

Musibetlere sabrın mertebeleri vardır. Sabrın en alt derecesi dayanmak yani tahammül etmektir. Bir üst mertebesi, dayanmanın da Allah’tan olduğunun idrakinde olmaktır. Bu mertebede sabrın Cenab-ı Hakk’ın lütfu olduğu bilinir. (Sabret! Sabrın da ancak Allah’ın yardımı iledir. Nahl, 127) “Allah sabrını veriyor” cümlesini duymuşuzdur. Bu mertebede dayanan insan değildir, Allah tarafından tahammül etmesi sağlanmaktadır. Sabrın üçüncü mertebesi ise, bela ve nimeti ayırt etmemektir. Madem her şey Allah’tan … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-12

Yozlaşma, sarîdir, işlektir. “Birazcık olsun canım!” yaklaşımı tekâmülün bütün imkân kapılarını kapar ve bir başka süreç zarurî olarak başlar. Yozlaşmada taviz diye herhangi bir şeyinizi değil, kişiliğinizi ve ruhunuzu verirsiniz. Ve yozlaşma uyuşturucu kullanmaya benzer; kullandıkça duyarlılığınız azalır. (Ahmet Selim-ZAMAN) *** Sen güzellikle sözünü söylersin. Arif olan ders alır, cahil olan tavır. (Hacı Bektaş Veli) *** “Bildiklerimi söylersem bazı şeyhlerin sözlerine uymayacak. Susarsam, hakkın batılla karışmasına izin vermiş olacağım. İzhar … Devamını oku

İman Emanettir

Allah Resulü’nün (sallâllahu aleyhi ve sellem) Medine’ye hicret ettiği haberini alan Hz. Huzeyfe (radıyallâhu anh), babası ile birlikte, yaşadıkları Beni Abs diyarından Medine hareket ederler. O sıralarda Allah Resulü (sallâllahu aleyhi ve sellem) Bedir Gazvesi için Bedir kuyuları civarındadır. Hz. Huzeyfe ve babası o denli meşakkatli bir yolculuğun ardından bir müminin asla görmek istemeyeceği kişilerle, müşriklerle karşılaşırlar ve esir düşerler. Hz. Huzeyfe (radıyallâhu anh) ve babasını, Fahr-i Kainat … Devamını oku

Felsefi Tortular ve Güneşin Batıdan Doğması

Her devrin, turfanda ilhad sebepleri ihdas etmek mevzuunda oldukça mahir bir takım akımları mutlaka olmuştur. 19. yüzyılın ve hatta o çağdan günümüze uzanan çizginin bu manada en büyük temsilci akımları ise pozitivizm ve materyalizmdir. Bu akımların varlığı her ne kadar; Hak olanı, batılı görmeden fark edemeyen insanlar adına bir ehemmiyet arz etse de, hak ile batılı ayırt etme mevzuunda zıtların … Devamını oku

125-) Tevazu İhlâs ve Enaniyet Ağı Ve İhlâsın Anilmerkez Gücü

TEVAZU Ve İHLÂS °°°Önsöz°°° İnsanda bulunan her aza ve organ gibi her meziyet ve kabiliyet de birer emanettir. Ancak kendisine, çok sınırlı bir alanda ve ölçüde bunları kullanma hakkı verilmiştir. Aşağıda tarifi yapılacak olan tevazu ve alçakgönüllülük duygusunun fıtratımıza mal edilebilmesi için, önce bu gerçeğin anlaşılması ve kabullenilmesi gerekiyor. Fakat tevazu, ihlâs ve hoşgörü kavramlarının tezahürleri kişilerin niyetlerine göre … Devamını oku