131-) Vicdan, cezbesi ile Allah’ı tanır.

Vicdan, cezbesi ile Allah’ı tanır. [Sözler, “Lemeât”] Kur’ân-ı Kerim’de insan vicdanına ve bu vicdanın perdesiz Allah’a yönelip, O’nu gösterdiğine dair çok atıflar vardır. Ayet-i kerime (Yunus Sûresi/10: 22–23), buna bir misaldir. İşte, insanı çaresiz kaldığı anda Allah’a yönelten, Allah’a doğru çeken, vicdanıdır. Çünkü vicdan, eğer tamamen tefessüh etmemiş ve bir yılan–çiyan–akrep yuvası haline gelmemişse, kendisiyle başbaşa kaldığı anlarda Allah’ı gösterecek ve … Devamını oku

130-) İnsanda Sırr-ı Ehadiyet inkişaf ettiği anda kendi aczini ve Cenab-ı Allah’ın varlığını, Birliği’ni ve Kudreti’ni çok daha iyi idrak eder.

İnsan, ancak nûr-u Tevhid içinde sırr-ı Ehadiyet inkişaf ettiği anda kendi aczini ve Cenab-ı Allah’ın varlığını, Birliği’ni ve Kudreti’ni çok daha iyi idrak eder. [Lem’alar, “1. Lem’a”] NÛR-U TEVHİD İÇİNDE SIRR-I EHADİYETİN İNKİŞAFI İnsan, Cenab-ı Allah’a varlığı ve birliği ile inansa bile, Hikmet yurdu olan bu dünyada Cenab-ı Allah’ın Vâhidiyeti ve Rahmâniyeti’nin tecellisi olarak sebepler sözkonusu olduğu … Devamını oku

129-) Kâinattaki bütün sebepler, kanunlar, insanlar, istediklerini yapma hürriyetine sahip birer fail olarak bir araya gelebilecek olsalar, bir ağaç yaratamazlar, yapamazlar.

Sadece bir ağacın, hattâ bir çiçeğin bile yaratılmasında o derece harika bir intizam, bir sanat, bir hikmet vardır ki, kâinattaki bütün sebepler, bütün kanunlar, bütün insanlar, istediklerini yapma hürriyetine sahip birer fail olarak bir araya gelebilecek olsalar, yine de onu taklit edip, bir ağaç yaratamazlar, yapamazlar. [Sözler, “17. Söz, 2. Makam, Farsça Münacat”] İnsan, Cenab-ı Allah’ın kendisine verdiği kabiliyetleri ve … Devamını oku

Azabına Postacı Kullar

Bir gün Hasan Basri Hazretleri’nin yanına biri gelir. “Filanca senin hakkında kötü söylüyor!” diye şikâyette bulunur. Hasan Basri hazretleri bunun üzerine “Sen onu nerede gördün?” diye sorar. Adam, “evinde gördüm” yanıtını verir. “Orada ne yapıyordun?” diye sorunca da adamın evinde misafir olduğunu ifade eder. Hazret bu sefer de, “Misafirlikte ne yediniz?” sualini yöneltir. O da büyük bir iştahla misafirlikte yediklerini anlatmaya başlar. Hasan Basri Hazretleri muhatabını sabırla … Devamını oku

Allah İman Selâmeti Versin

“Kıssa, tarihçe bir vaka değil, belki ders-i ibrettir. Kıssa hisse içindir.” (Sözler, 25. Söz; ayrıca 12. Lem’a, 2. Nükte). Misal Bedîüzzaman’a göre Hz. Musa – Firavun kıssası, “zalim ne kadar güçlü olursa olsun, hakkın galip geleceğini” anlatır. Burada asıl vurgulanan mesele mucize değil, imanın zulüm karşısındaki direncidir. Yine O “Kur’an-ı Hakîm’in kıssalarında maksat, vakıanın kendisi değildir. Belki o vakıadaki manayı, dersi, … Devamını oku

Peygamberler Muhaliftiler ve Meydan Okudular

Tarihsel süreçte görüyoruz ki, neredeyse bütün Peygamberler geldikleri dönemin şartlarına uyum sağlamıyor, entegre olmuyor ve her daim muhalif noktada duruyorlardı. Yani zalimlerin kurduğu düzen için ‘Ne yapalım sistem böyle, insanlar yoksa ev alamazlar, sokakta yatarlar, perişan olurlar dinden çıkarlar, en iyisi zalim sisteme destek vermeye devam edelim, faiz yerine de kar marjı diyelim, böylelikle sisteme entegre olup ev … Devamını oku

57-Özgürlük Tesellisi

Bryan Magee’nin The Story Of Philosophy’den bir not: “Leibniz’e göre özgür iradenin, dolayısıyla zulmün ve kötülüğün de bulunduğu bir dünya, özgür iradenin bulunmadığı ve hiç bir kötülüğün olmadığı bir dünyadan daha iyidir. Kusursuz bir varlık olan Tanrı’nın neden bunca kötülüğün olduğu bir dünya yarattığının açıklaması budur. “ Nazi Almanyası döneminde Leni Riefenstahl tarafından çekilmiş, bir Nazi propagandası olan, … Devamını oku

126-) Islah Kahramanları ve Adanmışlara Düşen Sorumluluklar

ISLAH KAHRAMANLARINA DÜŞEN SORUMLULUKLAR °Önsöz° Islah, ifsadın karşılığıdır. Bir yerde, bir sistemde, değerler bütününde ifsad varsa o zaman ıslah söz konusu olur. Bunu reform ile karıştırmamak gerekir. Reform, bozulan, deforme olan, değişen veya artık zamanın ihtiyaçlarına cevap veremediğine inanılan değerlere yeni bir format atmak demek iken, ıslah  bunları aslına döndürmektir. Buna tecdid denir. Dinin insanlara sevdirilmesinde bir tecdid hareketi başlatan HE, günümüzde ıslaha … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-13

İlk sufîlerden Hasan Basri Hazretleri der ki: ”Ey Ademoğlu, Hz. Musa, Hızır’a üç yerde muhalefet etti. Ve sonunda Hızır ona dedi ki, İşte bu seninle benim aramızın ayrılmasıdır” (Kehf, 78). Sen her gün Rabbine defalarca muhalefet ederken, halin nice olacak? Sana ”Artık bu seninle Bizim aramızın ayrılmasıdır” denmeyeceğinden nasıl emin olabilirsin? *** Ebu Ali ed-Dekkak’a göre, sabır ilahi takdire itiraz etmemektir; ona göre sabrın hakikati kişinin Hz. … Devamını oku

128-) Sanat Açısından Bir Meyve İle Yeryüzü

Bir meyve, ağacın küçültülmüş misali veya modelidir. Meyvedeki çekirdek, ağacın amel defteri olup, ağacın tarih-i hayatı çekirdekte kayıtlıdır. Bu itibarla, bir meyve, ağacın tamamıyla, belki o ağacın türüyle, hattâ bütün yerküreyle ilgilidir. Şu halde, bir meyvenin sanatındaki azamet ve ihtişam, yerküre büyüklüğündedir. Meyveyi sanatındaki ihtişam ve azametle yapan, elbette yerküreyi de yapmaktan âciz değildir. [Mesnevî-i Nûriye, “Lâsiyyemalar”; Sözler, “26. Söz, 3. Mebhas, Mukaddime”] SANAT … Devamını oku