Göbek bağlamak Çok uyku Tembellik ve Yakîn azlığı

“Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, saygıyla ürpermeyen gönülden, doyma bilmeyen nefisten ve kabul edilmeyen duadan Sana sığınırım.” İRADE İNSANI OLMADA AŞILMASI GEREKENLER Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde أَخْشَى ما خَشِيْتُ عَلى أُمَّتِى: كِبَرُ الْبَطْنِ، وَمُدَاوَمَةُ النَّوْمِ، والْكَسَلُ وَضَعْفُ الْيَقِينِ  “Ümmetim hakkında en çok korktuğum Şeyler: Karın büyüklüğü (göbek bağlamak), çok uyku, tembellik … Devamını oku

139-) İnsanın Değeri 

İNSANIN DEĞERİ °°Önsöz°° Hem fizikî ve biyolojik, yani cismani yapısıyla, hem de aklî, kalbî, ruhî yapı, kabiliyet, meleke, potansiyel ve fonksiyonlarıyla insan, Cenâb-ı Hakk’ın bu kâinatta yarattığı en değerli varlık ve Onun en büyük mûcizesidir. Allah’a inanmayan bir insan sadece kendisinin bu mahiyetine bile bakabilmiş olsa, bu muhteşem eser karşısında Ona secdeye gitmekten kendisini alamaz, almaması gerekir. Kısacası tek … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-33

Kalb gözü kör olan firavun, mûsâ (a.s.)ın deryâ gibi olan bâtınını ehemmiyyetsiz gördü; saltanatına güvenerek onun üzerine hücum etti. agâh ol! firavun meşrebinde olan kimseler deryâ mesâbesinde olan insân-ı kâmile hücum ettiği vakit o deryanın dibinde kalakalır ve helâk olur! @ahmedavnibey *** Müstebit hükümdarlar halkın topluca kendilerine tabi olmalarını isterler ve asla ihtilaf çıkmasını arzu etmezler; hürriyyet-i kelâm [ifade hürriyeti] … Devamını oku

138-) Aile Hayatı

1. Yuva Kurma Fıtrî Bir İhtiyaçtır 2. Sağlam Yuva, Sağlam Cemiyet, Sağlam Millet 3. Bir Yuva Her Şeyden Evvel, Fıtrat, Akıl ve İz’anın Gerekleri Üzerine Kurulmalıdır 4. Sıcak Bir Yuva Çocuğun En Tabiî Hakkıdır 5. Yuva Kurmada Verâsetin Rolü 6. Organize Olmuş Küçük Birlik: Yuva 7. Ölçü veya Yoldaki Işıklar”da “İzdivaç ve Yuva” °°°Önsöz°°°    Her canlı, en azından yavrulayacağı zaman bir yuva … Devamını oku

151-) Cenab-ı Allah’ın Arş-ı A’zamı’nın, kâinatın manevî merkezi, kalbi ve kıblesi hükmündeki yerkürede yer alan varlıkların hayatıyla alâkalı olarak da dört tecellisi sözkonusudur. 

Cenab-ı Allah’ın Arş-ı A’zamı’nın, kâinatın manevî merkezi, kalbi ve kıblesi hükmündeki yerkürede yer alan varlıkların hayatıyla alâkalı olarak da dört tecellisi sözkonusudur. (Lem’alar, “28. Lem’a, Yâ–Sîn Sûresi, 82. âyetle ilgili”) Arş, bir bakıma Cenab-ı Allah’ın içindeki her bir şeyle birlikte bütün kâinat üzerindeki hükümranlığını, bu hükümranlığın icraatını ifade eder. Bu çerçevede, kâinatın manevî merkezi, kalbi ve kıblesi hükmündeki yerkürede … Devamını oku

150-) Her şeyin ‘mülk’ denilen zâhir ve ‘melekût’ denilen bâtın ciheti vardır.

Her şeyin ‘mülk’ denilen zâhir ve ‘melekût’ denilen bâtın ciheti vardır. Bunların birbiriyle münasebeti mülk ve melekût âlem-lerinde birbirlerinin zıttıdır veya aynanın iki yüzü gibi birbirini tamamlar. Arş ile kâinat, insan ile kalb arasında da benzer münasebet sözkonusudur. (Mesnevî-i Nûriye, “Hubab”) MÜLK VE MELEKÛT, İNSAN VE KALBİ, ARŞ VE KÂİNAT Bir fotoğrafın pozitifi ve negatifi veya … Devamını oku

149-) İlâhî Kudret’in birbirinden daha ince ve daha şeffaf aynaları vardır.

İlâhî Kudret’in birbirinden daha ince ve daha şeffaf aynaları vardır. (Sözler, “Lemeât”) ÂLEMLER İlâhî Kudret’in sudan havaya, havadan esire, esirden Misal Âlemi’ne, Misal Âlemi’nden Ruhlar Âlemi’ne, hattâ zamana, fikre kadar çok aynaları, yani kendinde tasarrufta bulunduğu ve Kendi’ni gösterdiği farklı farklı tecelli mahalleri vardır. Ve Kudret, aynı anda bütün bu tecelli sahalarında tecelli eder ve eserleri, bütün bu sahalarda … Devamını oku

Ün Görmüşüm Gün Görmüşüm Baştan Gelsin Baklava

Hocaefendi gerek irşad ve tebliğde gerek derslerde gerekse de insanlarla münasebetlerinde onların yaş ve seviyesine göre hitap eder, konuları ve anlatılacak hususları ona göre belirlerdi. Bu, vaazlarında müşahede edildiği gibi derslerinde ve ikili münasebetlerinde de müşahede edilirdi. Cemal Türk Hocam’ın tespitine göre Hocaefendi İzmir vaazlarına Cibril hadisini takip ederek, ‘iman’ kavramıyla başlamış, peşinden İslam, daha sonra da ahlak kavrmanı ele alarak … Devamını oku

Devlet-i Âliye ve Sahtekâr Harâmîler

Kanuni Sultan Süleyman Han, haçlı saldırılarına son vermek için ordusuyla sefere çıkmıştı. Ordu, ağır ağır ilerliyordu. Yol dar olduğundan, ordu mecburen bağların içinden geçiyordu. Hava çok sıcak olduğundan asker susuzluktan kıvranıyordu. Çok güzel üzümleri bulunan, bir bağdan geçerken, askerin biri dayanamayıp, bağdan bir salkım üzüm kopararak biraz olsun susuzluğunu giderdi. Sonra da, asma ağacına, yediği üzümün çok üzerinde bir para bağlayarak, yoluna devam etti. … Devamını oku

69- Rehberlik Tesellisi

Sınırlar ülkeleri birbirinden ayırabilir ama kederleri ayıramaz. Dünyanın neresinde hangi kültür içinde yaşıyor olursa olsun, insanın dertleri benzerdir. Şair, ”Kederlerde bütün yüzler birleşir” derken bu ortak paydayı kastediyor olmalıdır. Bazı insanlar zengin bazıları fakirdir; kimileri hasta kimileri sağlıklıdır; bilgili insanlar da vardır cahiller de; ancak bir kedere sahip olmayan tek kişi bile yoktur. Schopenhauer, “İnsanlar arasındaki uygun hitap biçimi, ‘hanımefendi, … Devamını oku