Hayata Dair Notlar-17

“Dostuna onu üzecek ve bilmesinin kendisine yarar sağlamayacağı şeyleri iletme.” (İbn Hazm) *** İbrahim Edhem birini çok üzgün görünce ona üç soru sorar. 1- Dünyada ki bütün olaylar takdir-i ilâhi olmadan meydana gelebilir mi? -Hayır 2- Sana ayrılan rızkı başkası yiyebilir mi? -Hayır 3- Sana verilen ömürde kısalma olabilir mi? -Hayır O halde niçin üzülüyorsun? *** İskender, yoksul düşmüş Phokion‘a para yollamıştı. Phokion parayı getirene sordu:  “İskender … Devamını oku

Mâide-i Zikir ve Duâ

“Kendi acz ve zaafınızın idraki içinde gücü her şeye yeten Kudreti Sonsuz’a yönelmeli ve O’na içinizi dökmelisiniz. Evet, bir yönüyle, Allah’a sunacağımız ibadetler arasında duadan daha güçlü bir amel yoktur. Çünkü dua, Allah’ın varlığına, birliğine, hâzır ve nâzır olduğuna inanarak sebepler üstü bir taleple Cenâb-ı Hakk’a arz-ı hâlde bulunmaktır. Dua için ellerimizi açtığımızda, biliriz ki, bizim sesimizi işiten, kudret eli her şeye … Devamını oku

Yeryüzü Mirasçılarının Vasıfları

BİRİNCİ VASIF: Kâmil imandır. Kur’ân; insanın yaratılış gayesini mârifet ufku, muhabbet ruhu, aşk u şevk buudu ve ruhanî hazlar televvünleriyle “iman-ı billah” olarak tespit eder. […] İKİNCİ VASIF: Yeniden dirilişin en önemli iksiri sayılan aşktır. Gönlünü Allah’a iman ve O’nun mârifetiyle onarmış, donatmış bir insan, derecesine göre bütün insanlara, hatta bütün varlığa karşı derin bir muhabbet ve … Devamını oku

Sâlebe’ye yazık oldu!..

Biz her şeyimizi Allah’tan isteriz. Çünkü O’nun her şeye gücünün yettiğini/yeteceğini biliriz. Vermeyi dilediğinde her şeyi verebilir. Vermemeyi dilediğinde de bir hikmetten dolayı vermez. Bu yüzden, istediğimiz şeylerin hayırlısını istemek gerekir. İslam’da, Allah’tan zenginlik istemek yasaklanmamış ama tavsiye de edilmemiştir. Çünkü hakkımızda neyin hayırlı olduğunu bilemeyiz. Bu yüzden Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, azdıran zenginlikten, Allah’ı unutturan fakirlikten Allah’a sığınmıştır. Bize düşen … Devamını oku

60- Uyanış Tesellisi

Epik tiyatroda, seyirci olabildiğince oyunun gerçekliğinin dışında tutulur. Seyircinin kendisini oyuna bir gerçekmiş gibi kaptırması arzu edilmez. İzleyicinin kurguya dalıp gitmesini engellemek için yer yer oyuncular seyircilerle konuşmaya hatta oyun hakkında olumlu olumsuz yorumlar yapmaya başlarlar. Klasik tiyatrodaki gibi seyircinin kendisini oyunun içinde hissetmesi amaçlanmaz. Seyirci oyunun bir parçası değil, dışarıdaki bir gözlemcidir. Acı duymak, sevinmek, coşkulanmak yerine durumlar üzerinde berrak bir şekilde düşünülebilmesi … Devamını oku

128-) İnsanın Hilafet Sorumluluğu ve Dünyevî Nimetler Karşısında Değişmeme

İnsanın Hilafet Sorumluluğu °°°Önsöz°°° Dilimizde, hilafet kavramının iki farklı karşılığı vardır. Birisi İslâmî anlamda devlet yönetimi ve başkanlığını, diğeri ise genel anlamda insana, Cenâb-ı Hak adına bu dünyada varlıklara ve olaylara kısmen müdahale kabiliyeti verilmiş olmasını ifade eder. Aşağıda tarifi yapılacağı üzere bu hilafete, derecesine göre aklı başında olan herkes mazhardır. İnsan dışındaki bütün canlılar, en başta yeme, içme ve barınma gibi … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-16

Ali Ünal: Ahmet Selim Bey’in bir sözünü nakletmişlerdi: “Kendilerini ispat etmiş büyüklere ait o anda düşünceme ters bir söz veya davranış okuduğum veya işittiğim zaman asla tenkide gitmem; onların bildiği, benim bilmediğim bir şey vardır der ve susarım.” (Haziran 2010) *** İnsan FARKINDA OLMADAN da hata yapar; fakat buna FARKINDA OLARAK YAPTIĞI HATALAR sebebiyet verir. Farkında olmadan yapılan hatalar, bilerek yapılan hataların … Devamını oku

134-) İzzet ve Azamet ister ki, esbap perdedâr-ı dest-i Kudret ola aklın nazarında. Tevhid ve Celâl ister ki, esbap elini çeksin tesir-i hakikîden.

“İzzet ve Azamet ister ki, esbap perdedâr-ı dest-i Kudret ola aklın nazarında. Tevhid ve Celâl ister ki, esbap elini çeksin tesir-i hakikîden.“ (Sözler, “22. Söz, 2. Makam, 2. Lem’a; Lemeât”; Lem’alar, “30. Lem’a, 5. Nükte, 2. Remiz”; Mesnevî-i Nûriye, “Lem’alar”) SEBEP–NETİCE VE SEBEPLERİN YARATILMASINDAKİ HİKMETLER Kâinatta, eşyanın hayatında en büyük bir sebebin en küçük ve en … Devamını oku

İnsan-ı Kâmilde Herkes Kendini Görür

Aşağıdaki nükte, Hadis kaynaklarında geçmez. Benzer anlatıların geçtiği kaynaklar: Attâr–Tezkiretü’l-Evliyâ. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî – Mesnevî. Misâl Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde geçen şöyle bir söz vardır:  “Âşık, maşukta kendi güzelliğini görür; çünkü herkes kendi gönlünün rengini görür.” Yine Mevlânâ Hazretleri: “Kusur gören göz, gönlün pasıdır; ayna kirliyse güzel yüz de çirkin görünür.” demiştir. Yâni kâmil insanın (velînin) bir ayna gibi herkesin hâlini yansıttığı söylenir. Bu nükte, Hz. Peygamber’in şahsında “insan-ı kâmil” … Devamını oku

Allah ve Resûlullah’ı sevmeleri yetmez mi?

Ortak bir hayat yaşayan insanlarda olumlu yahut da olumsuz görüntüler meydana gelir, güzel ve çirkin taraflar göze çarpar. İşte bu noktada insanın hangi yanı esas alınacaktır? Olumlu yanına bakıp da yakınlığımızı, dostluğumuzu koruyacak mıyız, yoksa olumsuzluklarına bakıp da uzaklaşacak, ayrı gayrı kalmayı mı tercih edeceğiz? Bu konuda Muhyiddin–i Arabî Hazretleri’nin meşhur misali fevkalade çarpıcıdır: Hazret–i Muhyiddin’in bir hocası vardır. Kendisine çok şeyler öğretmiş, … Devamını oku