Hayata Dair Notlar-11

 Hayata bakalım biraz… Bir insan bir başkasına karşı her türlü ihtimalden söz edebilir mi? Bize “söz edemez” diye öğretmişlerdi. Üstelik bazen, doğru da olsa söz edemez. Mesela birine “benim evimden bir şey çalındı, senin çaldığın görüşündeyim” diyebilir misiniz? “Senin eşin hafifmeşrep bir kadın” diyebilir misiniz? “Sen ortağına hile yapıyorsun” diyebilir misiniz? Böyle binlerce örnek verebiliriz. Bunları … Devamını oku

124-) Cenab-ı Allah’ın kâinatın tamamındaki tecellisi (imdâd-ı Vâhidiyet), Allah’ın Birliği ve bunun kâinatta hâsıl ettiği birlik ve bütünlük (yüsr-ü vahdet), Allah’ın her bir varlık üzerindeki tecellisi (tecelli-i Ehadiyet)..

“Cenab-ı Allah’ın kâinatın tamamındaki tecellisi (imdâd-ı Vâhidiyet), Allah’ın Birliği ve bunun kâinatta hâsıl ettiği birlik ve bütünlük (yüsr-ü vahdet), Allah’ın her bir varlık üzerindeki tecellisi (tecelli-i Ehadiyet), yine Cenab-ı Allah’ın mutlak vücud sahibi ve gayr-ı maddî olması, Kendi dışındaki varlıkların hiçbirine benzememesi ve yer ve zaman kaplama ve bölünme gibi maddeye ait her türlü özellikten mutlak münezzeh olması, kâinatın tek bir Allah … Devamını oku

Risâle-i Nûr ve Pırlanta kitaplar olmadan Rehberlik mi olur

“En Önemli Mesele,” başlığını taşıyan aşağıdaki metin, hidayet ve marifetullah yolculuğuna ışık tutuyor. Yazar, insana hitap eden metinleri üç ana kategoride ele alarak, özellikle ilham-ı ilahi ile yazılmış metinlerin, günümüz insanının manevi açlığını gidermedeki rolüne dikkat çekiyor. Risale-i Nur ve Pırlanta Serisinin sıradan bir bilgi kaynağı değil, “Allah bilgisi”nin alfabesini öğreten, kalplere iman nuru aşılayan, benzersiz iki kaynak olduğuna dikkat … Devamını oku

Bağdat Ne Kadar  Çeker?

Adamın birisi Bağdat’a gitmek için yola çıkmış. Uzun zaman yol aldıktan sonra, birisine rastlamış. Adama: “Bağdat’a ne kadar zamanda varabilirim?” diye sormuş. “Bilmiyorum.” cevabını alınca da yoluna devam etmiş. Bir müddet sonra diğer adam arkasından bağırmaya başlamış: “Buraya gel!” Adam da mühim bir mesele var, her hâlde bana bir şeyler söyleyecek diye dönüp gelmiş. “Buyur, aklına bir şey mi … Devamını oku

54-Rüya Tesellisi

Yorgunluk veren bir günün sonunda uyumak nasıl bir nimetse, hastalık veya musibet günlerindeki uyku daha büyük bir nimettir. Hayal ve rüya ise musibetzede için bulunmaz bir imkan ve eşsiz bir sığınaktır. İnsan hapiste de olsa hayalen dünyanın her tarafını dolaşabilir. Kabe’ye gidemese bile, hayalen gidip başını Hacer-ül Esved’in altına koyabilir. Hatta bazı insanların hayalleri o kadar güçlüdür ki, gerçekten Kabe’ye giden insanlardan … Devamını oku

123-) Hayat ve Ölümün Allah’ın birliğine ve bekasına bakması

Hayat, Cenab-ı Allah’ın varlığına ve Birliği’ne, ölüm ise, O’nun bekasına delildir. [Sözler, “22. Söz, 2. Makam, 10. Lem’a”; Şualar, “4. Şua, 6. Mertebe-i Nûriye-i Hasbiye; 15. Şua, 1. Makam, 8. Kelime”] Her an, her saniye ve salise milyarlarca canlı varlık hayata gönderilmekte ve milyarlarcası hayattan alınmaktadır. Güneş altında akıp giden bir nehrin yüzündeki kabarcıklarda kabarcıklar sayısınca birbirinin aynısı güneşçikler … Devamını oku

122-) Eşya veya varlıkların vücuda gelişlerinde ve hayatlarında mutlak bollukla beraber mükemmel uyum ve intizam, aynı zamanda nihayet derecede kıymet

Eşya veya varlıkların vücuda gelişlerinde ve hayatlarında mutlak bollukla beraber mükemmel uyum ve intizam, aynı zamanda nihayet derecede kıymet ve paha; âdeta sınırsız bir süratle beraber tam bir düzen, tenasüp, denge ve israfsızlık; mutlak çoklukla beraber mükemmel sanat ve güzellik; mutlak kolaylıkla beraber mükemmel maharet, ihtimam ve kusursuzluk; çok büyük mesafe veya uzaklıkla birlikte tam bir uyum ve ittifak; tam bir karışma ve iç içelikle birlikte mutlak farklılık ve başkalık … Devamını oku

121-) Kâinata Allah ve Sebepler Hesabına bakmak

Allah’ın hesabına kâinata bakan, her ne müşahede ederse ilimdir. Eğer gaflet ile sebepler hesabına bakarsa, ilim zannettiği şey de cehil olur. (Mesnevî-i Nûriye, “Şemme”) Bir insan, eline bir elma alır ve şöyle düşünür: “Elma çekirdeği toprak altında çimlendi; üzerinden mevsimler geçti ve büyük elma ağacı oldu; sonra da bu elmayı verdi. Elma, çok kıymetli bir meyvedir; içinde … Devamını oku

120-) Filozofların çoğunun Batı’da, buna karşılık peygamberlerin çoğunun Doğu’da ortaya çıkması

Filozofların çoğunun Batı’da, buna karşılık peygamberlerin çoğunun Doğu’da ortaya çıkması Kader-i ezelînin işaretidir ki, Doğu’nun hislerine hakim ve Doğu’yu ayağa kaldıracak olan Din’dir. (Sünuhât; Mesnevî-i Nûriye, “Hubab”) Cenab-ı Allah (c.c.), her topluma peygamber göndermiştir. Bununla birlikte, Doğu toplumları, kısmen coğrafî tesirlerle de Din’e, özellikle maneviyata Batı’dan daha fazla bağlılık göstermiş, daha çok önem vermişlerdir. Doğu’da büyük filozoflar da ortaya çıkmış olmakla birlikte, … Devamını oku

119-) Peygamberlik, tevhid ve imanın gözü, Felsefe ve bilim ise doğrudan eşyaya, sebeplere ve tabiata bakar, ona göre görür.

Peygamberlik, tevhid ve imanın gözü, Allah’ın birliği, Âhiret ve Ulûhiyet üzerindedir, eşya ve hadiseleri bu açıdan görür. Felsefe ve bilim ise doğrudan eşyaya, sebeplere ve tabiata bakar, ona göre görür. İkisinin bakış açışı ve dolayısıyla ulaştıkları hakikatler, birbirinden çok uzaktır. (Sözler, “12. Söz, 1. Esas; 13. Söz, 1. Makam; 19. Söz, 14. Reşha; 20. Söz, 2. … Devamını oku