44-] Nûr Suresi [1-34]

24. Nûr Sûresi : 64 âyetten oluşan Sûre, Hicret’in 6’ncı yılında Mustalik Oğulları Gazası’ndan sonra inmiştir. Hz. Aişe vâlidemize atılan iftira ve O’nun paklığının ilânı vesilesiyle zina ve iftiranın cezalarını vazetmekte ve ailede eşler ve bütün aile üyeleri arasında, ayrıca toplum fertleri arasında ve Hz. Peygamber (s.a.s.) ve pak zevceleriyle diğer mü’minler arasındaki münasebetleri tanzim … Devamını oku

43-] Mü’minûn Sûresi [1-118]

23. Mü’minûn Sûresi : İsmini daha ilk âyetlerinde bazı açılardan övdüğü ‘mü’minler’den alan sûre 118 âyet olup, Mekke’de müşriklerin mü’minlere karşı işkencelerini arttırdıkları dönemde inmiştir. Sûre, sahip bulundukları bazı güzel sıfatlardan ve yerine getirdikleri amellerden dolayı mü’minleri övmekle başlar. Ardından, Allah’ın varlığı ve birliğiyle ilgili olarak kâinatın ve insanın yaratılışındaki âyetlere, delillere temas eder. Daha … Devamını oku

42-] Hacc Sûresi [29-78]

ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَتِيقِ (٢٩) 29. Sonra, (saçlarını tıraş ettirip ihramdan çıkarak, gusledip tırnaklarını keserek vb.) temizlensin ve üstlerini-başlarını düzeltsinler. O günler için herhangi bir adakta bulunmuşlarsa bunları ve kalan Hacc görevlerini yerine getirsinler. (Henüz yapmamışlarsa farz tavaf, son olarak da Veda Tavafı için) o pek şerefli ve en kıdemli Ev’in etrafında … Devamını oku

41-] Enbiyâ Sûresi [79-112] Hacc Sûresi [1-28]

21. Enbiyâ Sûresi [79/112.Ayetleri] *** فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمٰنَۚ وَكُلًّا اٰتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًاۘ وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُ۫دَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَۜ وَكُنَّا فَاعِلِينَ (٧٩) 79. Söz konusu davada isabetli olan hükmü Süleyman’a bildirdik. Biz, peygamberlerin her birine, (kendi misyonları ve içinde bulundukları zaman ve şartlar çerçevesinde) manevî sahada hakimiyet, her meselede doğru ve yerinde karar verebilme ve doğru ile yanlışı … Devamını oku

40-] Tâhâ Sûresi [85-135] Enbiyâ Sûresi [1-78]

20. Tâ-Hâ Sûresi [ 85-135] قَالَ فَاِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنْ بَعْدِكَ وَاَضَلَّهُمُ السَّامِرِيُّ (٨٥) 85. Allah, “Ama bil ki,” buyurdu, “sen ayrıldıktan sonra kavmini (imanın kalblerine tam oturmamış olması sebebiyle) bir imtihana maruz bıraktık. Samirî, onları (içlerinden pek çoğunu) yoldan çıkardı.” (*) ~Açıklama~ (*) Maalesef Peygamberlerle ilgili ve onlar hakkında düşünülemeyecek bazı yakışıksız hadiselere yer … Devamını oku

39-] Meryem Sûresi [50-98] Tâhâ Sûresi [1-84]

A-)19.Meryem Sûresi [50/98.Ayetleri] B-)20. Tâ-Hâ Sûresi [1/84.Ayetleri] –A– وَوَهَبْنَا لَهُمْ مِنْ رَحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا۟ (٥٠) 50. Onlara rahmetimizden daha pek çok ihsanlarda bulunduk ve dillerde onlar için hayırlı, güzel ve yüce bir nam bıraktık. (*) ~Açıklama~ (*) Kur’ân, bu sûrede Hz. İbrahim’i (a.s.) bilhassa Habeşistan hicreti münasebetiyle Müslümanları teselli etmek, kalblerini daha önemli … Devamını oku

38-] Kehf Sûresi [61-110] Meryem Sûresi [1-49]

A-18. Kehf Sûresi [62/110.Ayetleri] B-19.Meryem Sûresi [1/49.Ayetleri] –A– فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتٰيهُ اٰتِنَا غَدَٓاءَنَاۘ لَقَدْ لَقِينَا مِنْ سَفَرِنَا هٰذَا نَصَبًا (٦٢) 62. Kararlaştırdıkları yeri farkına varmadan geçip bir müddet gittikten sonra Musa arkadaşına, “Şu kahvaltımızı getir artık,” dedi, “gerçekten bu seyahatimizde epey yorgun düştük.” قَالَ اَرَاَيْتَ اِذْ اَوَيْنَٓا اِلَى الصَّخْرَةِ فَاِنِّي نَسِيتُ الْحُوتَۘ وَمَٓا اَنْسَانِيهُ اِلَّا … Devamını oku

37-] Kehf Sûresi [1-61]

18. Kehf Sûresi: Mekke’de, müşriklerin İslâm’ın tebliğine olan tepkilerini tırmandırdıkları bir zamanda inmiştir. Mekkeli müşrikler, İslâm’ın tebliğini durdurmak için çeşitli yollar araştırıyor ve bu arada Kitap Ehli’yle, özellikle Medine’deki ve diğer çevre yerlerdeki Yahudilerle temasa geçip, onların öğrettikleri soruları Peygamber Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm’a soruyorlardı. Bu sûre, bir zaman imanlarını açıkça ilan ve şirki reddettiklerinden dolayı … Devamını oku

36-] İsrâ Sûresi [65-111]

اِنَّ عِبَادِي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ وَكِيلًا (٦٥) 65. “Fakat Benim (has ve samimî) kullarım üzerinde senin asla bir hakimiyetin olamayacaktır.” Onların koruyucusu ve işlerine vekil olarak Rabbin yeter. رَبُّكُمُ الَّذِي يُزْجِي لَكُمُ الْفُلْكَ فِي الْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا (٦٦) 66. O Rabbiniz ki, O’nun lütfundan nasibinizi arayasınız diye sizin için … Devamını oku

35-] İsrâ Sûresi [9-64]

اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَهْدِي لِلَّتِي هِيَ اَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِنِينَ الَّذِينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْرًا كَبِيرًاۙ (٩) 9. Gerçekten bu Kur’ân, (her meselede) en doğru yola, en sağlam ve isabetli tutuma yöneltir ve yerinde, doğru, sağlam ve ıslaha yönelik işlerde bulunan mü’minlere onlar için çok büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler; وَاَنَّ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ اَعْتَدْنَا … Devamını oku