34-] Nahl Sûresi [56-128] İsrâ Sûresi [1-8]

16.Nahl Sûresi [56-128] وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَصِيبًا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْۜ تَاللّٰهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَفْتَرُونَ(٥٦) 56. Bir de, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gerçek yüzleri ve mahiyetleri itibariyle kendilerinin de bilmediği şeylere pay ayırıyorlar. (*) Allah hakkı için, yapageldiğiniz bütün bu iftiraların hesabı mutlaka sorulacaktır. ~Açıklama~ (*) Bu âyetin pek çok manâsı vardır. Meselâ: Putlar, şahıslar, müesseseler, … Devamını oku

33-] Hicr Sûresi [42-99] Nahl Sûresi [1-55]

15.Hıcr Sûresi [42-99] اِنَّ عِبَادِي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوِينَ (٤٢) 42. “Benim (ihlâsa erdirilmiş ve Bana tam teslim olmuş) o kullarım ki, senin onlar üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur; senin nüfuzun ancak senin peşine takılan azgınlar üzerindedir.” (*) ~Açıklama~ (*) Kur’ân-ı Kerim, insanın varoluş (ontolojik) karakter ve mahiyetini anlama açısından son … Devamını oku

32-] İbrahim Sûresi [1-52] Hicr Suresi [1-41]

14. İbrahim Sûresi [1/52.Ayetleri] 14. İbrahim Sûresi : Bu sûre, Mekke döneminin sonlarında inmiş olup, 52 âyettir. İsmini, 35–41’nci âyetlerde anıldığı üzere, Mekke ve gelecekteki halkı için dua eden Hz. İbrahim’den (a.s.) almıştır. 5’inci âyette, Hz. Musa’nın (a.s.) misyonunun, kendi halkını karanlıklardan ışığa çıkarma olarak anarken, daha ilk âyetinde Kur’ân’ın Hz. Muhammed aleyhissalâtü vesselâm’a bütün … Devamını oku

31-] Ra’d Suresi [1-43]

13. Ra’d Sûresi :Mekke’de inen Ra’d Sûresi, 43 âyettir. 13’üncü sûre olarak ismini 13’üncü âyette geçen râ’d (gök gürültüsü) kelimesinden alır. Diğer Mekkî sûreler gibi, iman esasları etrafında döner ve bu esasların bilhassa “tabiat”ta ve insandaki delilleri üzerinde durur. Rahmân, Rahîm Allah’ın Adı’yla. الٓمٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِۜ وَالَّذِ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ الْحَقُّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ … Devamını oku

30-] Yusuf Sûresi [53-111]

وَمَٓا اُبَرِّئُ نَفْسِيۚ اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبِّيۜ اِنَّ رَبِّي غَفُورٌ رَحِيمٌ (٥٣) 53. Ve (ekledi:) “Bununla birlikte, hiç bir zaman nefsimi de temize çıkarmam. Çünkü nefis, daima ve ısrarla kötülüğü emreder; meğer ki Rabbim, hususî olarak merhamet edip koruya. Şurası bir gerçek ki Rabbim, günahları pek çok bağışlayandır; (bilhassa inanmış kullarına karşı) … Devamını oku

29-] Hûd Sûresi [114-123] Yusuf Sûresi [1-52]

11.Hûd Sûresi [114-123] وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ الَّيْلِۜ اِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّـَٔاتِۜ ذٰلِكَ ذِكْرٰى لِلذَّاكِرِينَۚ (١١٤) 114. Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın üç vaktinde bütün şartlarına riayet ederek namaz kıl. Şurası bir gerçek ki, iyilikler kötülükleri giderir. (*) Anlayıp öğüt alacaklar için bir hatırlatma, bir nasihattır bu. ~Açıklama~ (*) Bu âyet, bir … Devamını oku

28-] Hûd Sûresi [27-113]

11.Hûd Sûresi 27/113.Ayetleri فَقَالَ الْمَلَاُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ مَا نَرٰيكَ اِلَّا بَشَرًا مِثْلَنَا وَمَا نَرٰيكَ اتَّبَعَكَ اِلَّا الَّذِينَ هُمْ اَرَاذِلُنَا بَادِيَ الرَّأْيِۚ وَمَا نَرٰى لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ بَلْ نَظُنُّكُمْ كَاذِبِينَ (٢٧) 27. Halkı içinde küfürde kökleşmiş bulunan ileri gelenler hemen tepkilerini ortaya koydular: “Bize göre sen de bizim gibi bir insansın; kaldı ki, içimizde … Devamını oku

27-] Yunus Sûresi [49-109] Hûd Sûresi [1-26]

10.Yunus Sûresi [49-109] قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْسِي ضَرًّا وَلَا نَفْعًا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ لِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۜ اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ (٤٩) 49. De ki: “Allah dilemedikçe ne ben kendimden bir zararı savabilirim, ne de kendime bir fayda sağlayabilirim. Her ümmet için takdir edilmiş bir süre vardır. Bu sürenin sonu geldiğinde onu … Devamını oku

26-] Tevbe Sûresi [107-129] Yunus Sûresi [1-48]

A-9.Tevbe Sûresi [107-129] وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مَسْجِدًا ضِرَارًا وَكُفْرًا وَتَفْرِيقًا بَيْنَ الْمُؤْمِنِينَ وَاِرْصَادًا لِمَنْ حَارَبَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ مِنْ قَبْلُۜ وَلَيَحْلِفُنَّ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّا الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ (١٠٧) 107. Münafıklardan bir grup, İslâm’a ve Müslümanlara zarar vermek, küfre destek olmak, mü’minlerin arasına tefrika sokmak ve daha önce Allah’a ve Rasûlü’ne karşı harp ilan etmiş bulunan adamın … Devamını oku

25-] Tevbe Sûresi [34-106]

يَٓا اَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ كَثِيرًا مِنَ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِ اللّٰهِۜ وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللّٰهِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَلِيمٍۙ (٣٤) 34. Ey iman edenler! Yahudi din bilginleri ve Hıristiyan rahiplerden (papazlardan) pek çoğu, (menfaat karşılığı Kitab’ın hükümlerini değiştirmek, rüşvet almak, dini kazanç vasıtası yapmak gibi) … Devamını oku