143-) Kelâmcıların Cenab-ı Allah’ın varlığını ispat için kullandıkları bir diğer delil olan imkân delilidir.

Mümkünât, yani yaratılmış bütün varlıklar, birbirini icat edemez ve başlangıcı nihayetsiz bir silsile halinde biri diğerini icat etmiş olamaz. Onların varlık sahasına çıkıp çıkmamaları, aynı nisbette ihtimal dâhilindedir. Dolayısıyla, onların varlığını yok olarak kalmaya devam etmelerine tercih edecek ve onları varlık sahasına çıkaracak varlığı kendinden ve zarurî birine ihtiyaç vardır. Bu da, Cenab-ı Allah’tır (c.c.). (Sözler, “30. Pencere”) İMKÂN DELİLİ Bu da, Kelâmcıların … Devamını oku

Size Günahkâr Bir Genç Teslim Edilse

Molla Resül, 1872 yılında doğmuş, Siirt’e bağlı Garzen’lidir. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin Van talebelerindendir. 1923 yılında Van’a gelen Bediüzzaman Hazretleri üç yıl kadar Nurşin Camii, Erek Dağı ve Çoravanis’te kalmıştır. Alim bir zat olan Molla Resül, Üstad Hazretlerinden birkaç yaş büyüktür. Risale-i Nur Külliyatından evvel Van’da yazılmaya başlanan “Nur’un İlk Kapısı” isimli eserde Molla Resül’ün el yazısı bulunmaktadır. Bu eser daha sonra Burdur’da tamamlanmıştır. … Devamını oku

Hamsi Tarifi

Hocaefendi Kestanepazarı’nda idarecilik yaparken talebeleri çok sever, bir o kadar da onları korumak, geleceğe iyi hazırlanmalarını sağlamak için onları sıkı bir disipline, takibe tâbi tutardı. O günkü şartlarda, çocukların boş zamanlarını, hafta sonu, sömestir hatta yaz tatillerini bile onların yetişmeleri adına nasıl değerlendirebileceğini planlıyor, bu konuda büyük bir çaba harcıyordu. Çünkü okul sezonunda ilmi, irfanı artan, müspet manada kazanımlar edinen … Devamını oku

66- Hayır Tesellisi

Kainatta her şey potansiyel olarak hayırdır. İnsan hatalı tavır ve yorumlarıyla onları kötülük ve şer haline getirir. Kötülüğün yaratılması değil, işlenmesi kötüdür. Cenab-ı Hakk her şeyi ‘hayır’ olarak yaratmıştır. Ama insanlar niyet ve nazarlarıyla onları kendileri hakkında kötülüğe çevirirler. Hayırları şerre çevirebilme özgürlüğü insanın temel bir özelliğidir. Yaratılma itibariyle vasfı şer ve hayır değildir o hadiselerin. Şer vasfını fiillere kazandıran, şuur sahibi olan insanoğludur. Fiillerin aslı Allah’a, vasıfları ise kullara … Devamını oku

Ziraat Cihâd ve Kurtuluşumuz

Mümin, ancak içte ve dışta vereceği bu mukaddes kavgayla aziz olacaktır. Ama o, kendisine terettüp eden vazifeyi yapmayıp, yaşama ve hayattan kâm alma sevdasına düştüğü, şahsî zevklerine takılıp kaldığı zaman ise, onuru ve izzeti de gidecek, dolayısıyla da sefil ve perişan olacaktır. Rasûl-i Ekrem (s.a.v): وَتَركْتُمُ الجِهَادَ سَلّط اللهُ علَيْكُم ذُلاً لاَ يَنْـزِعُهُ حَتّى تَرْجِعُوا إِلَى دِينِكُمْ “Cihadı … Devamını oku

135-) Güzel Ahlâk Adına Bazı Ölçüler

Kimseyi Ayıplamama Tecessüste Bulunmamak Hiç Kimseyi Hakir Görmeme, İncitmeme Hataları Giderme Yolu Muhasebe °°Önsöz°° Ahlak dinin meyvesidir. O meyveyi veren ağacın dalları islam, gövdesi ise imandır. Bir başka açıdan da dinin vitrinidir. İnsanlar genellikle, vitrinde beğendiği bir şey görürlerse alışveriş yapmak için mağazanın içine girerler. Dinin en önemli gayelerinden biri de güzel ahlaklı insan yetiştirmektir. Efendimiz: “Ben güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim.” (Muvatta’) buyurmuştur. Aşağıda, güzel ahlakla bağdaşmayan yaygın tavır … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-29

Kalb ehli yüce kâmetlerin jest ve mimiklerine, tavır ve davranışlarına bakıldığında, onlarda haşyetin akis ve alâmetleri görülür ve hissedilir; bu sayede onların huzurunda ciddi bir insibağ banyosu yaşanır, mânevî bir huzura erilir. [..] Bir gün, Alvar İmamı’nın huzuruna gelen birisi, “Efe Hazretleri! Hacca gitmiştim, Medine-i Münevvere’deki köpekler, bakımsızlıktan mıdır nedendir, uyuz olmuşlar.” der. Bu sözü duyan Hazret, birdenbire … Devamını oku

142-) Değişmeyen Mahiyetler Değişen Şekil ve Cisimler (Hudus Delili)

Kâinat, değişkendir; o ve ondaki her şey, değişmektedir. Her değişen, sonradan olmadır. Her sonradan olan şeyin bir icat edeni, meydana getireni, dolayısıyla bu kâinatın ezelî bir mûcidi vardır. (Sözler, “30. Pencere”) Bu, Kelâm ilminde Cenab-ı Allah’ın varlığını ispat için kullanılan hudûs delilidir. Açıkça görüyoruz ki, kâinatta sürekli bir hareketlilik vardır ve her şey, değişim ve yenileşme içindedir. Dünyanın, ayın, güneşin, … Devamını oku

141-) İhtira Delili

Varlıklar, yoktan var edilir. İhtira Delili denilen bu gerçek de Var Eden’i, yani Allah’ı gösterir. (Lem’alar, “23. Lem’a, Hâtime; 30; Muhakemât, “3. Makale, 1. Maksat”) Bu delilin özeti şudur: Yaratıkların her türüne ve her ferdine, o tür ve fertten beklenen eserleri netice verecek ve isti’dadının en üst seviyesine uygun bir vücut giydirilir. Hiçbir tür, silsile silsile ezele uzanmaz; çünkü … Devamını oku

Yalana Cübbe Gerçeğe Can

İnsan, hakikate yürürken çoğu zaman zanneder ki bu yol sadece bilgiyle, sözle ya da zahirî amellerle aşılır. Oysa hakikat yolculuğu, kalbin derinliklerinde yaşanan bir inkılaptır. Bu yol; akıldan ziyade aşkın, sözden ziyade hâlin, görünenden ziyade görünmeyenin yoludur. Hakikî terakki; ene’nin/benliğin terbiye edilmesiyle kulun kendini mutlak acz içinde idrak etmesiyle başlar. İnsan, sahip olduğu her şeyi Allah’tan bilmedikçe ve kendine ait hiçbir şey görmedikçe, hakikatin … Devamını oku